Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

İnsanlar, doğayı ve evreni romantize etmek isterler; buna pek meraklıdırlar. Kendi dünyalarının pisliği ve karanlığından mıdır bilinmez, etraflarını saran doğanın "kuşlar ve kelebekler ile dolu", barış içerisinde bir yer olmasını isterler.

Gerçek ise, bundan tamamen farklıdır. Doğa, adeta bir savaş alanıdır. Doğa, devasa bir grup seksin yaşandığı ve bu organize seks harmonisi içerisinde bir yer bulabilmek için birbirini gırtlaklayan canlılardan oluşmaktadır. Şurada veya burada sevimli olaylar, iç ısıtan hikayeler, göz yaşartan olaylar görülebilir; ancak bu sürecin perde arkası son derece kanlı, son derece ölümcül, son derece vahşidir.

Burada şu anlaşılmalıdır: Elbette doğanın böyle olması, doğayı "kötü" kılmamaktadır. "Kötü", insanlığın kendi perspektifinden yaptığı, kendi düzen algısından kaynaklı bir tanımlamadır. İnsan toplumunda karşı cinsiyet için bireylerin birbirini öldürmesi kötü bir şey olması, doğanın geri kalanı için böyle olması gerektiği anlamına gelmemektedir. Her canlının kendi iç dinamikleri vardır. Örneğin, esaret altındaki bir mantis böceği erkeğinin, dişisine kafasını üreme hediyesi olarak sunabiliyor olması, bir erkek kaplanın da dişisi için aynı şeyi yapması gerektiği anlamına gelmez. Türler ve genel olarak doğa, kendi dinamikleri içerisinde değerlendirilmelidir. Aksi takdirde "doğallığa başvurma safsatası" isimli mantık hatasına düşmüş oluruz.

Keza, insan türünün doğayı romantik bir şekilde görmesi de özünde çok kötü bir durum değildir. Sonuçta bu bir yorumdur. Kötülük, bu romantik görüşün "gerçeği yansıttığını" iddia ettiğimizde başlar. Bir sanat eserinin doğayı olduğundan başka göstermesi bizi çeşitli düşüncelere itebilir. Ancak o eserin, doğayı birebir yansıttığını iddia etmek, muhtemelen hatalı olacaktır.

Dolayısıyla, bilimin ışığını ve tarafsız yorumlama gücünü yanımızdan ayırmadığımız sürece, doğaya duygularımızla yaklaşmakta bir sorun olmayabilir. Ne zaman ki doğal fenomenleri ve onların nedenlerini, nasıllarını, vs. açıklamaya başlarız, işte o zaman romantizmi bir kenara bırakmak ve gerçeği görmek gerekir. Ve bize gerçeği gösterebilecek olan tek araç, bilimdir.

Gone into Rapture

Bu karikatürde gördüğümüz, bize son derece romantik ve hoş gelen kuş ötüşlerinin ezici bir çoğunluğunun erkekler tarafından dişilere yönelik seks çağrısı olduğudur. Gerçekten de ötücü kuşların büyük bir kısmının erkekleri, dişileri için envai çeşit sesler çıkararak onların dikkatini çekmeye, kendilerini onlara beğendirmeye çalışırlar. Bazı türlerde 3000 farklı şarkı bir arada söylenebilirken, bazı diğer türlerde sadece 1-2 ötüş tipi bulunur. Bu ötüşlerin her biri, ortamda bulunan dişilere "Ben diğerlerinden daha iyiyim, benimle çiftleş!" mesajı vermeye yarar. Kuş dilinden anlamayan biz insanlar içinse bu sesler hoş namelerden ibarettir.

Bunu, konumuza bağlayacak olursak: Birinin size Fransızca olarak en ağır hakaretleri etmesi, dil eğer ki hoşunuza gidiyorsa kulağınıza güzel gelebilir. Bu, Dünya'nın romantik bir yorumundan kaynaklanır. Ancak yine de, sizinle Fransızca konuşan birinin, size ne dediğini bilmek istersiniz. Bu, objektif gerçektir; yani bir nevi, "bilim"dir.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 1
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Güldürdü 1
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 22/11/2019 14:47:18 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/4318

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Reklam
Reklam
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Şarlatanlar her zaman öncüdürler. Astrolojiden astronomi, simyadan kimya, hipnozcudan deneysel psikoloji doğmuştur. Bugünün sahtekarı, yarının profesörü olacaktır.”
Arthur Conan Doyle
Geri Bildirim Gönder