Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Deneysel evrim çalışmaları popülasyon genetik modellerini test etmekte sıklıkla kullanılmaktadır. Bu yazımızda sizlere yeni bir yaklaşımdan söz etmek istiyoruz.

Bilindiği gibi yeni genlerin oluşumu neredeyse her zaman gen duplikasyonuyla (çiftlenmesiyle) olur. Birbirlerinden ayrıldıktan sonra belli bir süre boyunca birbirine eş görevli olacak olan bu paralog genler, zamanla biriken mutasyonlar sayesinde birbirinden giderek uzaklaşarak gen ailelerini oluştururlar. Paralog genlerin fonksiyonel farklılaşması gerek amino asit dizisinin gerekse bu genlerin salgılanma düzeninin değişmesiyle olabilir. Gen ekspresyonunun değişmesi genin salgılanma miktarında, yerinde veya zamanında meydana gelen her türlü değişimi kapsar.

Günümüzde, gen ailelerinin oluşumuna dair 2 ana görüş bulunmaktadır. Bunlardan birincisi klasik yeni görevlenme (neofunctionization) yaklaşımıdır. Bu yaklaşıma göre kopyalardan biri eski işini yaparken, ilave kopya yeni bir özellik kazanır. İkinci yaklaşım olan alt görevlenme (subfunctionalization) yaklaşımında ise birden fazla işlevi olan genin mevcut görevleri, yeni oluşan kopyalar arasında paylaştırılır.

A ve B işlerini yapan bir gen düşünelim. Duplikasyondan sonra kopyalar üzerinde hafifleyen seçilim baskısının etkisiyle kopyalardan birisindeki B işlevi ortadan kaybolabilir, ne de olsa diğer kopyada bu iş hala yapılmaktadır. Aynı sebeple diğer kopyada da A işinin kaybolması mümkündür. Ancak seleksiyon her işin en az bir gen tarafından yapılmasını zorunlu kılacağı için (bunun daha verimli olmasından ötürü), artık birisi A işini, birisi B işini yapan 2 yeni genimiz vardır. İlave mutasyonlarla elbette ki genlerin işlevlerinde de adaptasyonlar olacaktır.

Bu hipotez, bugüne kadar ne zaman test edildiyse doğrulandı. Örneğin, filogenetik kullanarak bir protein ailesinin atasal proteini üretiliyor. Atasal proteinlerin söz konusu gen ailesine bağlı proteinlerin yaptığı hemen her ayrı işlevi zayıf düzeyde de olsa yapabildiği saptanıyor. Dolayısıyla hipotezimiz doğrulanmış oluyor. Peki bunun adaptif evrim açısından önemi nedir?

Evrimsel biyologların analizlerini güçleştiren olgulardan biri pleiotropi adı verilen bir olgudur. Yani bir genin birden fazla fonksiyon, görünüm, özellik üzerinde etkisinin olabilmesi durumu. Atasal proteinin A işi lehine evrimleşmesi onun B işini yapma düzeyini azaltabilir. B alanında özelleşmesi, A işini yapma verimini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu normal bir durumdur. Ancak gen duplikasyonuyla çoğalması, onun atasal işlevlerini paylaşan 2 kopya haline gelmesi durumunda, her kopya pleiotropiden bağımsız olarak evrimleşebilir. Böylece duplikasyon sonrasında genetik sürüklenmeyle sabitlenen fonksiyon kaybettirici mutasyonlar birbirinden farklı alanlarda özelleşmiş 2 spesifik proteini yaratabilir.

Yani eskiden var olmayan iki protein, sadece evrimsel sürece bağlı olarak var edilebilmektedir.

Teşekkür: Barış Dallı

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 22/08/2019 00:21:07 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2025

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Matematik sadece bir dil değildir. Matematik; hem dil, hem de mantıktır. Matematik, mantıklama için bir araçtır.”
Richard Feynman
Geri Bildirim Gönder