Tüm Reklamları Kapat

Çığır Açacak DNA Araştırması, Büyük Kedilerin Soyunun Tükenmesini Yavaşlatabilir!

2dk
Çığır Açacak DNA Araştırması, Büyük Kedilerin Soyunun Tükenmesini Yavaşlatabilir!
  • Çeviri
Lucy Brooks
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • Yeni araştırma, yaşayan ve soyu tükenmiş aslanların genetik işaretlerini karşılaştırarak aslanların beş farklı coğrafik grupta sınıflandırılmasını sağlamıştır.
  • Aslanların genetik çeşitliliği, popülasyonların korunması ve yeniden çoğaltılması için hayati önem taşımakta ve her coğrafi grubun kendi çevresine adaptasyonu dikkate alınmalıdır.
  • Geç buzul çağındaki iklim değişiklikleri aslan popülasyonlarını izole ederek genetik çeşitliliğe yol açmış ve müze koleksiyonları soyu tükenmiş türlerin genetik arşivlerini korumada kritik rol oynamaktadır.

Halen yaşayan aslanlardaki genleri çok eski aslan kalıntılarını ile karşılaştıran yeni bir çalışma, giderek azalan popülasyonları artırmak için bilim insanlarına yardımcı olabilir. Bir grup bilim insanı, aslan türü içerisindeki beş farklı coğrafik grubu tanımlamak için yaşayan ve soyu tükenmiş aslanların genetik işaretlerini ilk defa karşılaştırdı. Bulguları BMC Evolutionary Biology dergisinde geçen hafta yayımlandı. 

Durham Üniversitesi liderliğinde müze hayvan bilimcileri Prof. Ian Barnes ve Richard Sabin’in de içinde olduğu araştırma ekibi, beş aslan grubunu Kuzey Afrikalı/Asyalı, Batı Afrikalı, Orta Afrikalı, Güney Afrikalı ve Doğu-Güney Afrikalı olarak tanımladı. Mevcut koruma politikaları ise sadece iki farklı coğrafi grup tanıyor.

Aslan DNA’sı içerisindeki genetik bilgi her bir popülasyonun kendine özgü özelliklerini tanımlıyor ki bu Richard Sabin’e göre aslanların giderek artan yok olma tehlikesinden nasıl korunacağının anlaşılmasında, koruma programları uygulamada ve hem vahşi hayatta hem hayvanat bahçelerinde yeniden çoğaltma için hayati öneme sahip. Sabin şöyle söylüyor:

Tüm Reklamları Kapat
Her bir grubun nasıl geliştiğini ve kendi yerel çevrelerine nasıl adapte olduğunu anlamamız gerekiyor. Bir bölgeyi rastgele herhangi bir yerden gelen aslanlarla yeniden nüfuslandıramazsınız, çünkü bu aslanlar bu bölgeye tamamen uyumsuz olabilirler.

Günümüzde sadece tek bir aslan türü (Panthera leo) bulunuyor ve o da Afrika ve Hindistan’da izole popülasyonlar halinde yaşıyor. Yaklaşık 124.000 yıl önce, geç buzul çağı döneminde, aslanlar gezegendeki en başarılı kara memelilerinden birisiydi, Panthera leo’nun Güney Afrika’dan Avrasya’ya ve Orta Amerika’ya kadar yayılan çok geniş bir coğrafi alanda pek çok alt grubu vardı. 

Modern avcılık ve doğal yaşam alanlarının yok olması Hindistan’da ve batı ve Orta Afrika’daki aslanları ciddi şekilde soylarının yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bıraktı. Geçtiğimiz 20 yılda Afrika’daki toplam aslan popülasyonunun yaklaşık yüzde 30’u kaybedildi.

Bu araştırmanın sonuçları, kalan aslan popülasyonunun yetersiz şekilde korunmasından ya da yanlış şekilde yönetilmesinden kaynaklanabilecek genetik çeşitliliğin potansiyel kaybının anlaşılmasında bilim insanlarına yardımcı olacak.

Ekip tarafından analiz edilen genetik veriler, modern aslanların Afrika’da geç buzul çağında ortaya çıktığını ve Afrika’daki iklim değişikliklerinin aslan popülasyonlarını, beş eşsiz coğrafi gruba yol açacak şekilde izole etmiş olabileceğini gösteriyor.

Tüm Reklamları Kapat

Afrika’daki nemli dönemler, tropikal yağmur ormanlarının ve savan ortamlarının büyümesine yol açtı ki bu durum bu tip yaşam ortamlarında yaşamaya iyi adapte olmayan aslan grupları için bariyerler oluşturdu. Bu gibi ortamlar kuru dönemlerde geri çekildi (küçüldü) ve bu da aslanların yaklaşık 21.000 yıl önce Sahra’nın altında kalan Afrika’nın dışına çıkarak kuzey Afrika ve Asya’ya yayılmasına imkan sağladı.

Bilim insanları ilk kez modern aslanların DNA’sı ile büyük miktarda ve çok eski DNA’yı yan yana analiz etti. Eski DNA’nın bir bölümü müzedeki, şu anda soyu tükenmiş olan Berberi aslanının çene kemiklerini de içeren, kalıntılardan toplandı ki bu durum müze koleksiyonlarının önemini vurgulamaktadır. Sabin sözlerine şöyle devam ediyor:

Bizimki gibi koleksiyonlar, dünyanın şu an politik olarak erişime kapalı ve çalışmaya kapatılmış bölgelerindeki ya da günümüzde soyu tükenmiş olan organizmaların genetik çeşitlilik arşivlerini temsil ediyor.

Müzedeki Berberi aslanı kalıntıları, 1937 yılında Londra Kulesi’nde kazı yapan işçiler tarafından bulundu. Bu hayvanlar 14. ve 15. yüzyıllarda Londra Kulesi’nde tutulan egzotik Kraliyet Yabanıl Hayvan Koleksiyonu’nun parçası idi. 

Sabin ayrıca Londra Kulesi altında gizlenmiş daha başka kalıntılar da olabileceğini ifade etti ve sözleri şöyle bitirdi:

O hendeğin içinde 900 yıllık bir tarihin kesintisiz bir kaydı olması büyük bir ihtimal ve oldukça egzotik bazı hayvanlar burada gömülü olabilir.

 

Çeviren: Bu yazıyı çeviren Yalçın Baysan'a teşekkür ederiz.

Rastgele Yazıya Git
4
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Güldürdü
    Güldürdü
    2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    1
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    1
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    0
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    0
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kategoriler ve Etiketler
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Phys.org | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 31.10.2026 20:08:29 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/2189

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et