Carettalara Yol Gösteren İnsanlar!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Evren ve içerisindeki hiçbir unsur kusursuz değildir. Hiçbir zaman olmadı ve muhtemelen hiçbir zaman da olmayacak. Her yavru, ebeveynlerinden farklı genetik özelliklerin bir karışımı olarak doğar ve bu genetik özelliklerin bir kısmı o anda içine doğulan ortam için uyumludur, bir kısmı ise uyumsuzdur. Uyumlu olanlar hayatta kalmayı daha kolay başarırken, diğerleri elenir ve ölürler. Göreceli olarak zayıf olan genleri de kendileriyle birlikte...

Bu durumu oldukça net bir şekilde Caretta caretta olarak bildiğimiz denizkaplumbağalarında görmekteyiz: yumurtadan çıkan yavruların sadece bir kısmı doğru tarafa yönelerek denize ulaşabilecek yeteneklere sahiptir. Bu yetenekler, çevresel algı kapasitesi ve içgüdülerin bir karışımıdır. Geri kalanların tamamı ölmeye mahkumdur. Çünkü genleri yeterince başarılı değildir, çevresel faktörler de şans unsuru kazandırmıyorsa, bireyler daha ömürlerinin ilk birkaç dakikasında ölürler.

Eğer doğa içerisinde insan gibi tüm ekosistemi katleden bir tür evrimleşmemiş olsaydı, muhtemelen bu süreç içerisinde evrim kendi yolunu milyarlarca yıldır yaptığı gibi bulacak ve kaplumbağaların soyu sürüp gidecekti; en azından hayatta kalabilen soylar varlığını sürdürerek evrimleşecekti. Ne var ki bu acımasız türün evrimleşmesi ve bunun sonucunda yaptıkları, binlerce türün soyunu tüketti, Caretta'lar da dahil olmak üzere yüz binlerce türünkini ise tehlikeye soktu. Hala evrim sayesinde diğer türlerin kurtulma şansları yok değil; ancak bizim harap gücümüz, evrimin adaptasyon sürecinden kat kat hızlı işliyor. Bu, ekosistem için yıkıcı bir etkiye sahip. Yani doğanın içinden gelen doğal bir tür olan insan, doğaüstü bir çabayla geldiği yeri yok ediyor.

Neyse ki tüm insanlar, insanlığın geneli kadar acımasız değiller. Caretta'ların soyu şu anda orta düzeyde tehlike altında ve korunmazlarsa soyları tükenecek. Bunu bilen bir grup insanın başlattığı Sea Turtle Conservation Bonaire her sene kaplumbağa yuvalarını tespit ederek bu şekilde yol gösteriyorlar. Çünkü özellikle bu yuvaların etrafında havaalanları bulunuyor ve havaalanlarından yayılan yüksek parlaklıktaki ışıklar, yüksek şiddetli gürültü, kentleşmeden ötürü yayılan kimyasallar ve gazlar Caretta'ların kafasını karıştırıyor ve başarısızlık oranlarını kat kat arttırıyor. Bu türler, geceleri yumurtadan çıkarlarsa Ay'ın denize vuran ışığına, gündüz çıkarlarsa nem ve okyanustan yükselen mineraller gibi izleri takip ederek denize ulaşıyorlar. Bu, bir miktar susadığımızda su arama davranışı sergilememize benziyor. Çevresel uyaranlar beyinlerini uyarıyor ve kalıp halindeki bazı hareketleri takip ediyorlar (buna hayvan davranışları biliminde "sabit hareket kalıpları" deniyor). Ancak insanların inşa ettiği yapılar ve araçlar, Caretta bireylerinin kafasını karıştırıp, denize ulaşamamısına neden oluyor. Fotoğrafta gördüğünüz bir avuç insan, her yumurtlama döneminde bir araya gelerek Caretta'lara yol göstererek okyanusa ulaşmalarını sağlıyorlar ve böylece daha fazla sayıda Caretta'nın hayata tutunmasını sağlıyorlar.

Biyobozunur ve Tohum İçerikli Sigara

Kayıp Şehir Atlantis: Gerçek ve Masal

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim