Bulutlardan Sızan Güneş Işınlarının Saçılması, Düz Dünya'nın Kanıtı Mıdır?
Bulutlardan Sızan Güneş Işınlarının Saçılması, Düz Dünya'nın Kanıtı Mıdır?

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Orta Çağ'a ait olmasına rağmen 21. yüzyılda "bilime karşı başkaldırı" ve "havalı gözükme" akımlarının gündemde tutmaya devam ettiği "Düz Dünya Safsatası"nın argümanlarından biri, fotoğrafta gördüğünüz gibi Güneş ışınlarının bulutlardan sızdıktan sonra birbirlerinden uzaklaşarak yeryüzüne inmesinin, Dünya'nın küresel değil de düz olduğuna kanıt olduğu şeklindedir. İddialarına göre bu yayılma, dümdüz bir şekilde uzanan Dünya'nın farklı noktalarına Güneş'in ışınlarının açılı olarak düşmesinden kaynaklanmaktadır.

Elbette ki aklı başında olan ve ilkokul düzeyinde geometri bilen herkes, bunun tamamen hatalı olduğunu bilecektir. İlkokulda da öğretildiği üzere, perspektif bizlerin büyük ölçekli cisimlerin doğasını anlamamızı çeşitli şekillerde etkilemektedir. Bu nedenle dümdüz bir tren rayının üzerine çıkıp, ileri doğru bakacak olursak, rayların giderek birbirine yaklaştığını görürüz. Bu durum, aşağıdaki fotoğrafta görülmektedir:

Tren rayları

 

Tren raylarının giderek birbirine yaklaşıyor gibi gözükme nedeni, yukarıdan aşağıya baktığımız içindir. Peki, eğer aşağıdan yukarıya doğru, yani bizden daha büyük bir cisme yeryüzünden bakıyor olsaydık ne görürdük? Dümdüz olan çizgileri, sanki birbirinden giderek uzaklaşıyormuş gibi görürdük! İşte bulutlardan sızan Güneş ışığında olan da tam olarak budur! Yani temel geometri bilgilerimizi, günlük yaşantımızdan gelen verilerle doğrulayabilmekteyiz.

Bunu çözmenin yolu nedir? Yani nasıl emin olabiliriz? Çok basit! Tepeden, direkt aşağıya bakmak! Yukarıdaki gibi aslında dümdüz olan bir tren yoluna tam tepeden bakacak olursanız, şöyle görürsünüz:

Tren raylarına tepeden bakış

Görebileceğiniz gibi tepeden baktığımızda, herhangi bir yakınlaşma veya uzaklaşma görmüyoruz. Elbette, bu durumda bile yeterince uzaklara bakacak olursanız (ve o kadar uzakları görebilirseniz), raylar birbirine doğru yakınsıyor gibi gözükecektir. Fakat bu illüzyonu kırmanın yolunun tepeden bakmak olduğu barizdir. Bulutlara düşen Güneş ışığına bu şekilde yukarıdan baktığımızda gördüğümüz, geometrinin bize tam da söylediği şey ile aynıdır. Şöyle:

Bulutlara tepeden bakış

18 Ekim 2011'de Uluslararası Uzay İstasyonu'ndan çekilmiş bu fotoğrafta, Güneş ışınlarının tam da olması gerektiği gibi dümdüz geldiğini görüyoruz; bulutların gölgesi de dümdüz bir şekilde arkaya vuruyor. Ancak eğer ki bu bulutların hemen altında olsak, sanki bu ışınlar etrafa saçılıyormuş gibi algılayacaktır. İşte buna perspektif etkisi denmektedir. Güneş, bulutlardan çok daha uzakta olduğu için, ondan bize gelen ışık ışınları paraleldir. Bu ışık ışınlarına çok yakın konumda olan biz insanlar, bize Güneş'e göre çok daha yakın olan bulutlara baktığımızda, söz konusu ışınlar sanki kırılıyormuş gibi algılarız. Halbuki bu, bizden çok daha uzun olan bir tren rayının iki paralel şeridinin giderek birbirine yaklaşıyor gibi gözükmesinden farksızdır. O raylar birbirine yaklaşmamaktadır (yoksa trenler sürekli kaza yapardı). Benzer şekilde, bulutlardan süzülen ışık da birbirinden uzaklaşmamaktadır. 

Perspektif etkisi dolayısıyla ışınların birbirinden uzaklaşmasına meterolojide "krepüsküler ışınlar" ya da "alacakaranlık ışınları" da denmektedir. Bunun sebebi, bu tip görüntülerin genellikle alacakaranlıkta görülmesidir. Hatta ihtişamlı görünümlerinden ötürü "Melek Işınları" ve "Tanrı Işınları" gibi sükseli isimler de verilmektedir. Bu geometrik olayın tersi de söz konusudur. Ve bu tersini, sadece trenlere bakarak gözlemek zorunda değiliz. Güneş, ufukta batma noktasındayken, Güneş ışınları "antisolar nokta" denen noktada birbirine yakınsıyor gibi gözükebilir. Antisolar nokta, Güneş'in battığı noktanın küresel geometri çerçevesinde tam zıttında bulunan noktadır. Örneğin Güneş, ufuktan battıktan bir süre sonra antisolar nokta, ufuktan bir miktar yukarıda oluşur. Aşağıdaki fotoğrafta, tıpkı tren raylarının olduğu gibi, Güneş ışınlarının da antisolar noktada birleştiği görülmektedir. Bu tip ışınlara da "antikrepüsküler ışınlar" denmektedir.

Antikrepüsküler Işınlar

Uzun lafın kısası Güneş ışınlarına yönelik bu görüntü, bir illüzyondan ibarettir. Sahte bir algıdır yani.

Tıpkı Düz Dünya safsatası gibi...

Bunu 21. yüzyılda belirtmek zorunda kaldığımıza inanamıyoruz ama... 

Dünya küreseldir.


Ana Görsel: Pixabay sitesinden alınmıştır.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Discover Magazine
  2. NASA
  3. The Guardian
  4. Stack Exchange
  5. Wikipedia
  6. Flickr
  7. Wallpapers Wide

Bağlanma Kuramı ve Bağlanmanın Evrimsel Açıdan Önemi

Sevimli Şeyleri Neden Sıkıştırmak ve Mıncıklamak İstiyoruz?

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim