Bilimin En Büyük Hatası

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Evrim Ağacı olarak bilimi ve bilimsel metodu her türlü bilgi türünün önünde tutuyor olmamız, kimi zaman şakayla karışık olsa da eleştiriliyor. Bazı okur ve takipçilerimiz, sanki bilimin kutsal bir yöntem olduğunu düşündüğümüze, hiçbir hatası olmadığını sandığımıza dair bir algı olduğunu görüyoruz.

Her ne kadar bilimin gerçekten çok özel, güçlü, güzel ve faydalı bir araç olduğunu düşünüyor olsak da, gerçeğe ulaşmak konusunda elimizde olan yegane yöntem olduğunu düşünüyor olsak da, akademi içerisinde yer alan insanlar olarak hatalarını ve eksiklerini de elbette ki görüyoruz. Bize kalırsa bu hataların başında da, bilim içerisindeki abartılı miktardaki rekabetin, bilimi gerçeğe ulaşmak yolunda icra edilen değerli bir uğraş olmaktansa çeşitli "sayılara" (makale sayısı, atıf sayısı, vb.) indirgenmesi geliyor. Bilim insanları artık birçok araştırmayı "meraktan" değil, "para/fon alabilmek amacıyla" yapıyorlar. Ellerinde bol miktarda para bulunan ulusal ve uluslararası oluşumlar bu paraları yalnızca halihazırda isim yapmış araştırmacılara ve okullara vermeyi tercih ediyor. İçerik olarak neredeyse birebir aynı olan iki araştırma teklifinden ("proposal"), daha meşhur olan üniversiteye her zaman öncelik veriliyor. Bu sebeple bilimsel araştırmalar için ayrılan paraların ezici bir çoğunluğu durmaksızın tanınmış araştırmacılara akarken, diğer üniversitelere ve araştırmacılara kırk yılın başı bir miktar para düşebiliyor. Bu da, söz konusu tanınmış laboratuvar ve araştırmacıların ihtiyacı olmayan aletleri bile alıp binalarına doldururken, sayısız bilim insanının araştırma yapmak için gerekli teçhizatlara sahip olmamasından ötürü fazlasıyla güçlük çekmesiyle sonuçlanıyor.

Elbette araştırma fonlarındaki bu adaletsiz dağılım, araştırma kalitesini de doğrudan etkiliyor. Bilim insanlarının ezici bir çoğunluğunu oluşturan "meşhur olmayan" (MIT, Stanford, vs. olmayan) üniversitelerden araştırmacılar bilime gerçekten katkı sağlayacaklarını düşündükleri sahalara odaklanamıyorlar. Bunun yerine ya daha önce fon alabildiklerini bildikleri dar alanlara odaklanıyorlar ya da araştırmalarını "fon veren" kurumların hoşuna gidecek bir forma sokmaya çalışıyorlar. Bu da, bilimin asıl amacı olan "öğrenme, araştırma, bilme merakını" tam da kalbinden hançerlemiş oluyor.

Özetle "bilimin ticarileşmesi" olarak adlandırabileceğimiz bu durum, bilime ayrılan fonların birçok ülkede giderek azalması nedeniyle ileride çok ciddi araştırma, keşif ve teknoloji sıkıntıları yaratacak diye düşünüyoruz.

Bilimin düzeltilmesi gereken birkaç temel sorunu var ve en başında da bize kalırsa bu geliyor.

Dolayısıyla yetişecek yeni nesil bilim insanlarının bu gidişata dur diyebilecek kadar bilinçli olmaları gerekiyor. 

Zira bilimin nereye gideceğini belirleyenler, yine bilim insanları ve bilim insanı adayları olacaktır.

Kaynak: AsapScience

Uzun Yolculuklarda Bacaklarınızı Çalıştırın!

Yer Çekimsiz Ortamda Bebek Yapmak

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim