Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

"Bilim; geçerli olanın kabulü ve olmayanın reddidir. Ancak bunu yapabilmek, sanıldığından daha fazla cesaret gerektirir."

Jacob Bronowski (Polonyalı-İngiliz matematikçi, biyolog, bilim tarihçisi, tiyatro yazarı, şair ve mucit)

 

İdeal bir ortamda, gerçek ile aramızda sadece o gerçeğe ulaşmak konusundaki yetersizliklerimiz engel olarak yer almalıdır. Ancak ne yazık ki ideal bir yaşantı sürmemekteyiz. İnsanlık olarak gerçek ile aramıza kat kat başka engeller de koymaktayız. Bilim üreten, etrafını aydınlatma ve toplumu ileri götürme mücadelesi veren insanlar hem ekonomik-politik sistemin, hem de yerleşik düzenin içerisinde var olan sorunlarla mücadele etmek zorunda kalmaktadır. Bu sadece bilim karşıtlığı gibi özünde önemsenmeye değmez safsatalarla mücadele konusu değildir. Örneğin bilimsel araştırma ekipleri, devletlerden fon alabilmek için adeta "birbirini yemek" zorunda kalmaktadır. Akademik dünya içerisinde para bulabilmek büyük bir sorundur ve eğer ki adınız/şanınız henüz duyulmamışsa, "ağır toplar" her zaman sizin birkaç adım önünüzde olacaktır. Bu mücadele ortamında bazı çok parlak zihinler, mücadeleye yenik düşerek ikinci planda kalmakta, hatta hiçbir zaman kendilerini gösterememektedir. Bunun haricinde gerçeğe ulaşma mücadelesinde bireysel hırsların da önemli bir engel olduğu sıklıkla görülmektedir. Kimi zaman, özellikle Türkiye gibi gelişmemiş ülkelerde bazı akademisyenler, kendilerini yerlerinden edecek veya unvanlarını gölgeleyecek parlak zihinlerin önünü kesecek adımlar atmaktadırlar. Bu durum, parlak bilim insanlarının sadece gerçeğe ulaşma mücadelesi vermekle kalmayıp, bir de kişisel ihtiraslarla savaşmasını gerektirmektedir. Tabii ki, gerçeğe ulaşma yolundaki en büyük bir diğer sorun, hilebazların dürüst insanların önüne geçmesindeki başarısıdır. Yine özellikle gelişmemiş ülkelerde hak etmeden kazanılan unvanlar ve bunlar sayesinde gelen nüfuz, çok sayıda potansiyel bilim insanını araştırmadan ve mücadeleden soğutmaktadır. Böylece yozlaşmışlık, kendi içerisinde katmerlenerek büyür ve bilim gibi yüce bir uğraşı bile işleyemez hale getirebilir.

Elbette gerçek, bizim ona ulaşıp ulaşmamamızdan bağımsız olarak vardır. Biz onu anlamasak ve araştırmasak da gerçek, gerçektir. Ancak sorun, insanların bir kısmının azimle bilimin peşinden gitmesi ve bu sayede "üretici" konumda kalması; ancak diğer büyük bir kesimin sadece "tüketici" konumunda kalabilmesidir. Üreticiler her zaman daha ilerici, daha aydın ve hepsinden önemlisi bilimsel araştırmalara daha fazla önem veren toplumlardır. Tüketiciler ise, tıpkı asalaklar gibi bu insanların emeklerinin kırıntılarından yaşamak zorunda kalan toplumlardır. 

Tabii ki, bu asalaklaşmış toplumlarda aydınlanma ve bilim mücadelesi verenlerin emekleri kat kat değerli olmaktadır. 

Tıpkı Bronowski'nin dediği gibi, en yalın gerçeklere bile ulaşmak için, neredeyse her zaman insanların sandığından kat kat cesur olmak gerekmektedir.

 

Görsel: İG

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 24/08/2019 04:16:21 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3651

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Maymun soyundan gelen atalarım olduğu için değil, elindeki zenginlikleri gerçeği karartmak için kullanan bir insanla akraba olduğum için utanıyorum.”
Thomas Huxley
Geri Bildirim Gönder