Gece Modu

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Ufak dikenli balıklar sualtı dünyasının hakimidirler. 

100 milyon yıldır, anal yüzgeç ve dikenli sırta sahip -sağlam bir anti-avcı mekanizmasıdır- balıklar, gezegenin en ücra köşelerini ve çatlaklarını işgal ettiler, diyor Davis'te bulunan University of California’da evrimsel biyolog olan Peter Wainwright. Bu grup, mercan resifi türlerinin %90’ından fazlasını ve insanların çoğunlukla avladığı levrek, morina ve tilapya gibi bütün balıkları bünyesinde bulundurur. 

Şimdi, Wainwright ve bir araştırmacı takımı, yaşayan 18.000 türü kapsayan bu devasa türleşme için yeni bir soy ağacı yapmak adına birleştiler. Genetik araçların ve fosillerin ikisini de kullanarak filogeni, bazı ufak dikenli balıkların arasında (ton balığı ve deniz atı gbi) beklenmedik bağlara ışık tutuyor. Bulgular Temmuz 15 tarihli Journal Proceedings of the National Academy of Sciences’da paylaşıldı. Wainwright LiveScience’a şöyle diyor: 

"Daha önce kimsenin sezemediği her çeşit ilişki var. Benim gibi bir balık fanatiğine göre bu sonuçlar biraz hayat değiştirici nitelikte. Şu ana kadar, bu büyük balık gruplarının akrabalık bağlarının nasıl olduğunu bilmiyorduk."

Yale Üniversitesi'nden evrimsel biyolog ve araştırmanın baş yazarı Thomas Near ise şunları söylüyor: 

"Örneğin, bilim insanları ton balığı ve kılıçbalığını aynı taksonomik gruba koyarlardı. Revize edilmiş soy ağacı gösteriyor ki ton balığı ve deniz atı, tuna ve diğer hızlı balıklara kıyasla (kılıçbalığı ve iskarmoz gibi), akrabalık bağları açısından daha yakındır. Dilbalığı ve diğer yassı balıklar, araştırmaya göre kılıçbalığına en yakın akrabalar iken, büyük, sıcak-kanlı tuna ve küçük denizatı, 100 milyon yıl önce ayrılan kızkardeş gruplardan idi. Analizimizin bir başka kayda değer sonucu da 66 milyon yıl önce sonlanan Kretase periyodunun, dinozorların kitlesel yok oluşu ile kapanışında balık türlerinin yok olmasına dair hiçbir kanıtın bulunmaması..."

Wainwraight konuyla ilgili olarak şunları ekliyor:

"Türleşme oranlarına baktığımızda hiçbir kesinti gözlemlemiyoruz. Kitlesel yok oluşa dair hiçbir ipucu yok, Bunun yerine, ufak dikenli balıklar, 150-50 milyon yıl önce bütün uygun sulakları işgal ettikleri büyük bir işgal hareketinin ortasındaydılar. Bu dikenli kılçıklar fenerbalıklarının fenerinden tutun, emici balıkların emme disklerine, yelkenbalıklarının dikkat çekici yelkenlerine kadar her şey oldular."

Yeni soy ağacıyla Wainwright, çeşitli formlara evrimleşmiş bir tek balık atadan ziyade, mercanların farklı balık türleri tarafından 50 defa istila edildiğini buldu. Araştırmaya göre, bilinmeyen nedenlerden ötürü, bütün balık familyası 40 milyon yıl önce türleşme oranını yavaşlattı. Wainwright şunları söyledi:

"Bu dönemde bir kitlesel yok oluş olayı olmadı. Basitçe, balık türlerinin dünya üzerindeki bütün yaşayabileceği yerleri doldurduğunu düşünüyoruz. Bu olgu, gözlemleyebildiğimiz kadarıyla günümüze kadar devam ediyor. Neden olduğunu bilemiyoruz.” 

Ufak dikenli balıklar yılanbalıklarından, köpekbalıklarından ve mersinbalıklarından; somon ve alabalığın atalarından 150 milyon yıl önce ayrıldı. Ayırt edici kılçıklarının yanısıra avını kendine vakumlamak amacıyla üst çenelerini çıkarabilirler.

Konuyla ilgili bir videoyu buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.


Yazan: Becky Oskin

Kaynak: Bu yazı LiveScience sitesinden çevrilmiştir.

Görsel: Patrick Lynch/Yale University

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 20/09/2019 20:19:58 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1684

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bir çılgının delice spekülasyonlarını mı dinliyorum, yoksa yüce bir dahinin bilimsel çıkarımlarını mı? Doğrular nerede biter? Hata nerede başlar?”
Jules Verne
Geri Bildirim Gönder