MS 185 yılında
Çinli gökbilimciler, Nanmen asterizminde yeni bir yıldızın belirdiğini kayda geçirdi. Gökyüzünün bu bölgesi, modern yıldız haritalarında Alpha ve Beta Centauri ile özdeşleştirilir. Bu yeni yıldız aylar boyunca çıplak gözle görülebildi. Günümüzde ise bunun, bilinen en erken
kayıtlı süpernova olduğu düşünülüyor.
Bu derin teleskopik görüntü, yıldızlarla dolu arka planın önünde zar zor seçilen, salınan ipliksi hatlarıyla RCW 86 ışıma bulutsusunu gösteriyor. Bu yapının, o yıldız patlamasının
kalıntısı olduğu anlaşılıyor. Şili’deki Cerro Tololo Inter-American Observatory’de çalışan geniş alanlı
Dark Energy Camera ile kaydedilen görüntü, hâlâ
genişlemeyi sürdüren şok dalgasının iyonlaştırdığı, düzensiz bir gaz kabuğunun tüm yayılımını izliyor.
Uzay tabanlı görüntüler, RCW 86’da demir elementinin bol olduğunu ve
kalıntının içinde bir nötron yıldızı ya da atarcanın bulunmadığını gösteriyor. Bu da ilk süpernovanın Tip Ia olduğuna işaret ediyor. Büyük kütleli bir yıldızın çekirdek çökmesiyle gerçekleşen süpernova patlamasından farklı olarak,
Tip Ia süpernova, ikili yıldız sisteminde eşinden madde biriktiren bir beyaz cüce üzerinde meydana gelen termonükleer bir patlamadır. Samanyolu gökadamızın düzlemine yakın olan ve gökyüzünde dolunaydan daha büyük bir alan kaplayan bu süpernova kalıntısı, yine de çok sönük olduğu için çıplak gözle görülemez. RCW 86 yaklaşık 8.000 ışık yılı uzaklıkta ve çapı yaklaşık 100 ışık yılıdır.