Yakınımızdaki Samanyolu Gökadası’ndaki bu çarpıcı toz dokusunu ne şekillendiriyor? Bunu kimse kesin olarak bilmiyor.
Yukarıda gösterilen karmaşık yapılar,
Avrupa Uzay Ajansı'nın
Planck uydusu tarafından uzak kızılötesi ışıkta görüntülenen gökyüzünün geniş bir bölgesinde, yakın zamanda çok daha ince ayrıntılarıyla çözüldü.
Bu görüntü, üç kızılötesi rengin dijital bir birleşimi. İki renk Planck’ın yüksek çözünürlüklü ölçümlerinden, üçüncüsü ise artık görevde olmayan
IRAS uydusunun çektiği daha
eski bir görüntüden alındı. Bu dalga boylarında gökyüzüne, Dünya’dan yalnızca yaklaşık 150 parsek uzaklıktaki çok soğuk gazın sönük parıltısı hakim.
Yukarıdaki görüntüde kırmızı, mutlak sıfırın yalnızca 10
Kelvin üzeri kadar düşük sıcaklıklara karşılık geliyor; beyaz ise 40 Kelvin’e kadar ısınmış gazı gösteriyor. Görüntünün alt kısmı boyunca uzanan pembe şerit, gökadamızın düzlemine hapsolmuş daha sıcak gazdan oluşuyor. Parlak bölgeler genellikle, yavaş yavaş çökmekte olan ve yıldız oluşturan yoğun moleküler bulutları barındırıyor. Daha sönük bölgeler ise çoğunlukla,
cirrus olarak bilinen seyrek yıldızlararası gaz ve tozdan ibaret. Bu bölgelerin hem büyük hem küçük ölçeklerde paylaşılan ince, ipliksi biçimleri neden sergilediği hâlâ araştırılan bir konu. Tozun kökeni ve evrimine dair gelecekte yapılacak çalışmalar, hem
gökadamızın yakın geçmişini anlamaya hem de Güneş Sistemi gibi
gezegen sistemlerinin nasıl
doğduğunu kavramaya yardımcı olabilir.