Şimdiye dek kaydedilmiş en parlak galaktik patlama, göksel patlamaların iki türünü birbirine bağlayan anahtar olabilir mi? Geçen Aralık’ta, Dünya’dan yalnızca birkaç kat daha geniş, yoğun bir
gama ışını tabakası Güneş Sistemi’ni
yarıp geçti. Uyduları doyuma soktu ve Ay’dan fark edilir biçimde
yansıdı. Galaktik Merkez’imize yakın bir magnetar,
Soft Gamma Repeater (SGR) 1806-20’nin kaynağı, şimdiye kadarki en büyük
parlamasını serbest bırakmıştı. Bu muazzam patlamanın ilk tepe noktasının hem çok parlak hem de çok kısa sürmesi, daha uzaktan bakıldığında onu başka bir dev patlama türüne
epey benzer gösteriyordu: kısa süreli bir gama ışını patlamasına (GRB).
Kısa süreli GRB’lerin, büyük olasılıkla uzak
süpernovalarla ilişkili olan uzun süreli GRB “kuzenlerinden” temelde farklı olduğu, birçok araştırmacı tarafından düşünülüyor. Yukarıda, ilk SGR sıçraması sırasında dışarı doğru ilerleyen patlamayı betimleyen bir dizi çizim görülüyor. Merkezdeki bir
magnetardan uzaklara fırlayan hızlı bir ışınım dalgası resmedilmiş. SGR’ler ile GRB’ler arasındaki olası bağ, Dünya yörüngesindeki
Swift uydusu daha fazla ve benzer olayı yakaladıkça daha iyi anlaşılmalı.