Dolayısıyla uygarlıkların ve devletlerin yükselişiyle ilgili tarihsel anlatılara hayat vermiş temel terimler karşısında militan biçimde agnostik olmamız gerekiyor. Entelektüel kuşkuculuk da son bulgular da bu yöne işaret ediyor. Örneğin bitkilerin evcilleştirilmesi ve kalıcı yerleşimlerle ilgili tartışmaların çoğu, üzerinde çok durmadan ilk insanların tek bir noktaya yerleşmeye can attıklarını varsaymaktadır. Bu varsayım, geçmişi haksız bir şekilde, konargöçer insanları ilkel kişiler olarak damgalayan tarım devletlerinin standart anlatısıyla okumaktır. Toplumun yerleşik hayata geçme istenci verili bir şeymiş gibi kabul edilmemelidir.