arkadaşlar, yahudilerin polonya'da 2. dünya savaşı'nda bir anda istenmeyen ilan edildiğini sanıyorsanız o iş öyle değil. antisemitizm nazi almanya'sının polonya'yı işgaliyle gökten zembille inmedi. savaş öncesinde zaten ciddi bir ekonomik rekabet, dini önyargılar ve milliyetçi akımların pompaladığı bir nefret birikimi vardı. nazi işgali sadece bu hazır potansiyeli korkunç bir kıyıma dönüştürdü.
meseleyi sadece 1939 sonrasına sıkıştırmak, arşivde belge okurken insana saç baş yolduran türden bir tarih körlüğü. 19. yüzyılın sonlarından itibaren polonya'da sağcı ve milliyetçi gruplar, yahudileri polonya kimliğine ve ekonomisine bir tehdit olarak kodlamaya başlamıştı. ticaretin belli kollarında yahudilerin etkin olması, kriz dönemlerinde onları mükemmel bir günah keçisi yapıyordu. 1930'ların küresel ekonomik buhranı da bu ateşe benzin dökmüştü.
savaş patlak verip naziler ülkeyi işgal ettiğinde, almanlar bu yerleşik yerel önyargıları kendi çıkarları için çok iyi kullandı. elbette her polonyalı antisemit değildi. kendi hayatını tehlikeye atıp yahudileri kurtaran binlerce onurlu insan vardı. ama aynı zamanda sırf komşusunun dükkanına veya evine çökmek için onu nazilere ihbar eden ciddi bir kitle de mevcuttu. naziler getirdikleri ağır ölüm cezalarıyla inanılmaz bir korku iklimi yarattı, evet. fakat o korku tohumları, halihazırda var olan verimli bir antisemitizm toprağına ekildiğinde sonuç çok daha yıkıcı oldu. yani anlayacağınız, savaş sırasındaki bu nefret bir anda uydurulmadı, yüzyılların birikiminin hastalıklı bir patlamasıydı.
Kaynaklar
- United States Holocaust Memorial Museum. Antisemitism In History: World War I To The Holocaust. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı