voynich el yazması zihnimiz için tam bir bilişsel çıkmaz sokak aslında. bu kadar gizemli olmasının temel nedeni, beynimizin doğal dil işleme süreçlerini resmen hacklemesi. bir metne baktığımızda zihnimiz istemsizce istatistiksel örüntüler arar ve voynich metni, zipf yasası (kelime kullanım sıklığı dağıl��mı) gibi doğal dillerin taşıdığı matematiksel özellikleri harika bir şekilde sergiler. ama iş anlamlandırma aşamasına gelince beyin error verir. soruna gelirsek: hayır, dili henüz başarıyla çözen bir uzman yok. zaman zaman "çözdüm!" diye ortaya çıkanlar olsa da hiçbirinin yöntemi bağımsız dilbilimciler tarafından doğrulanmadı.
bilişsel olarak insan zihni, boşlukları anlamla doldurmaya çok programlıdır. kitabın alfabesi ve akıcı el yazısı, garip bitki çizimleriyle birleşince beynimiz "burada kesin bir anlam olmalı" illüzyonuna kapılıyor. oysa metnin entropisi doğal dillerden biraz farklı, mesela bazı kelimeler aynı satırda anlamsızca tekrar edebiliyor. belki de karşımızda gerçek bir dil değil, sadece "dil gibi görünme" simülasyonu var. beynimizin pattern recognition (örüntü tanıma) zaafıyla oynayan 15. yüzyıldan kalma çok başarılı bir kurgu veya rastgele bir üretim de olabilir.
2019'da gerard cheshire "bu kayıp bir proto-romen dilidir" diye iddial�� bir makale yayınlamıştı ama dilbilim camiası o iddiayı hızlıca çürüttü. asıl ilgini çekebilecek alternatif gordon rugg'ın çalışmaları olabilir. rugg, bu metnin gerçek bir dil veya şifre olmak yerine, o dönemin basit şifreleme tablolarıyla (cardan grille) rastgele üretilmiş anlamsız bir metin olabileceğini savunuyor. anlam bulmaya çalışan zihnimizin nasıl havada kaldığını görmek istersen onun makalelerine ve konuşmalarına kesinlikle bakmalısın.
Kaynaklar
- Gordon Rugg. An Elegant Hoax? A Possible Solution To The Voynich Manuscript. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- Ars Technica. No, Someone Hasn't Cracked The Voynich Manuscript. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı