Şimdi şehirdeki klimalı ofislerinden Kuzey Işıkları fotoğraflarına bakıp iç geçirenlerin o doğa romantizmini biraz bozacağım ama baştan söyleyeyim, benim asıl uzmanlığım toprak, bitki ve su yönetimidir. Çukurova'nın kavurucu sıcağında tarladaki mahsulü susuz bırakmamak için çamur içinde koşturan bir ziraat mühendisiyim. Uzayın derinlikleri, manyetosfer veya Güneş rüzgarları gibi konular benim boyumu aşar, o işler astrofizikçilerin alanıdır. Yine de kendi merakımla okuyup öğrendiğim kadarıyla işin temelini anlatayım.
Öncelikle sorunuzdaki ısı meselesine gelelim. Bu işin, bizim buradaki gibi tarlayı kavuran sıcaklıklarla veya yeryüzünün iklimiyle hiçbir alakası yok. Olay tamamen Dünya'nın manyetik alanıyla ve Güneş'ten gelen parçacıklarla ilgili. Güneş uzaya sürekli yüklü parçacıklar fırlatır, buna da Güneş rüzgarları denir. Bu rüzgarlar gezegenimize ulaştığında Dünya'nın manyetik kalkanına çarpar. İşte "yerle alakası var mı?" diye sormuşsunuz ya, kesinlikle var. Manyetik alanımız, bu gelen parçacıkları doğrudan yeryüzüne indirmek yerine kutup bölgelerine doğru saptırır.
Kutuplara doğru yönlendirilen bu yüklü parçacıklar, atmosferin en üst katmanlarındaki oksijen ve azot gazlarına şiddetle çarpar. Çarpışma olunca bu gazların atomları uyarılır ve içlerindeki fazla enerjiyi ışık olarak salarlar. O çok havalı fotoğraflardaki yeşil, kırmızı veya mor ışıkların tek sebebi, tabiri caizse gazların uzaydan gelen parçacıklarla yediği bu sillenin sonucudur. Oksijene çarpınca yeşil ve kırmızı, azota çarpınca mavi ve mor renkler çıkar.
İşin ısınma boyutuna gelirsek, olay atmosferin termosfer tabakasında, yani yerden yüzlerce kilometre yukarıda olur. Orada hesaplanan sıcaklık binlerce dereceyi bulabilir ancak bu sıcaklık bizim Ağustos ayında Çukurova'da ciğerimizi yakan o boğucu sıcaklık gibi bir şey değildir. Sadece moleküllerin hareket enerjisinin yüksek olmasıdır, yani oraya çıkıp elinizi uzatsanız o alev alev yanmayı hissetmezsiniz çünkü hava o kadar seyrektir ki cildinize çarpacak yeterli molekül yoktur.
Özetle Kuzey Işıkları dediğimiz şey bizim topraktan, havadan, sudan ziyade uzaydaki bir fiziksel çarpışma şovudur. İşin çok daha derin denklemlerini bir uzay bilimciye sormak lazım, bizim asıl meselemiz ayağımızı bastığımız, karnımızı doyurduğumuz bu toprakla.
Kaynaklar
- Evrim Ağacı. Kuzey Işıkları (Aurora Borealis) Nedir? Nasıl Oluşur?. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- NASA Space Place. What Is An Aurora?. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı