Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
Sorulara Dön
Doğan Kısa
Doğan Kısa
70.3K UP
Üye 1 hafta önce 2 Cevap
3

Obruk videosunu henüz izledim ve konu ile alakalı kafamda oluşan soru işaretleri oldu. Şiddeti ve potansiyeli ölçülebilir mı?

Damlama olayı sonrası oluşacak depremin Richter ölçeği ile sınıflandırılması mümkün olur mu? Ek olarak sonu ve başı belli olan fay hatlarının uzunluklarına göre yaratabileceği maksimum şiddeti hesaplanabiliyorken, dairesel bir olayın ortaya çıkarabileceği maksimum enerjiyi tahmin edebilir miyiz? Bir çok kişinin ilk defa karşılaştığı bu jeolojik olaya dair cevaplar içinde bulunuyor olduğum bu kişiler için çok aydınlatıcı olacaktır. Teşekkürler.
609 görüntülenme
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
2 Cevap
Okan Alver
Okan Alver
200.5K UP
Mec.Eng. 6 gün önce

Merhaba

Obruklar, tektonik depremlerle aynı fiziksel sınıfa ait değildir. Zira şiddetlerinin deprem ölçekleriyle doğrudan tanımlanması bilimsel olarak sorunludur. Burada ölçülebilen şey olayın kendisinden çok, çöküşü hazırlayan koşullardır. Yeraltındaki boşluğun hacmi, üzerindeki tavan kalınlığı, litolojik özellikler ve özellikle yeraltı suyu dengesinin ne hızla bozulduğu. Benim gördüğüm kadarıyla, obrukları “ani” yapan şey belirsizlik değil sistemin uzun süre sessiz kalıp kritik bir eşiği aştığında bir anda göçmesidir. Damlama ya da sızıntı sonrası gerçekleşen çökmeler sismik kayıt üretse de, bu kayıtları Richter ölçeğiyle sınıflandırmak kavramsal olarak doğru değildir. Ortada elastik bir fay kırılması değil, hacimsel bir göçme vardır. Bu yüzden elde edilen büyüklük değerleri, tektonik bir depremle aynı fiziksel anlamı taşımaz. Fay hatlarında maksimum depremi, uzunluk ve kayma miktarına bakarak hesaplayabiliyoruz çünkü enerji doğrusal bir sistemde birikir. Obrukta ise enerji üç boyutlu ve dairesel bir hacimde depolanır ve açığa çıkan enerjinin büyük bölümü sarsıntıdan çok kaya kırılması ve kütle hareketi olarak dağılır. Benim kişisel kanaatim, obrukların deprem mantığıyla açıklanmaya çalışıldığında olduğundan daha esrarengiz göründüğüdür. Aslında mesele, farklı bir enerji boşalım rejimiyle karşı karşıya olmamızdır. Bu nedenle bugün yapılabilen şey kesin zaman ve büyüklük tahmini değil risk zonlaması ve yeraltı sisteminin bu kritik eşiğe ne kadar yaklaştığını anlamaya çalışmaktır.[1] Saygılarımla

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. Okan Alver. (). Kişisel Yorum.
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
143.4K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 4 gün önce

Merhaba .

Kazı yaptığımız bölgelerde küçük ve büyük ölçekli bir kaç obruğa denk gelmiş biri olarak ve bu konuda jeoloji ve jeofizik mühendislerinden ve araştırmalarımdan öğrendiğim kadarıyla fikirlerimi paylaşmak istedim.Bana göre obruklar, doğanın “bir anda olan” değil, uzun süre sessizce biriken süreçlerinin sonucu. Yerin altında su yavaş yavaş kayayı çözerken, biz yukarıda hiçbir şey olmuyormuş gibi hayatımıza devam ediyoruz. Ta ki taşıyıcı denge bozulana kadar. O an yaşanan çöküş aslında bir başlangıç değil, çok uzun bir ihmalin ve sabrın son noktası. Bu yüzden obruklar bana, doğada ani görünen pek çok olayın aslında ne kadar yavaş ve görünmez biçimde hazırlandığını hatırlatıyor.

Obruk (sinkhole) oluşumları, özellikle son yıllarda paylaşılan videolar sayesinde çok görünür hâle geldi ve doğal olarak “Bu olayların şiddeti ölçülebilir mi, deprem gibi sınıflandırılabilir mi?” sorularını beraberinde getirdi. Kafadaki soru işaretleri çok yerinde; çünkü obruklar, yüzeyde dramatik sonuçlar doğursa da klasik tektonik depremlerden tamamen farklı fiziksel süreçlerle oluşur.

Tüm Reklamları Kapat

Öncelikle obrukların şiddeti ve potansiyeli ölçülebilir mi? sorusundan başlayalım. Obruklar genellikle karstik arazilerde, yani kireçtaşı, jips veya dolomit gibi suda çözünebilen kayaçların bulunduğu alanlarda gelişir. Yeraltı boşluklarının zamanla büyümesi ve üstteki örtü tabakanın taşıma gücünü kaybetmesi sonucunda ani bir çökme meydana gelir (Ford & Williams, 2007). Bu süreçte açığa çıkan enerji vardır; ancak bu enerji bir fay boyunca biriken elastik gerilimin aniden boşalması şeklinde değil, daha çok yerçekimi kaynaklı bir kütle hareketi şeklindedir. Bu nedenle obrukların “şiddeti”, deprem şiddeti gibi tek bir sayıyla ifade edilmeye pek uygun değildir. Genellikle obruğun çapı, derinliği, çökme hızı ve etkilenen alan gibi morfometrik ölçütlerle değerlendirilir (Gutiérrez et al., 2014).

Gelelim “Damlama (sızma) sonrası oluşacak olay Richter ölçeğiyle sınıflandırılabilir mi?” sorusuna. Richter ölçeği (daha doğrusu günümüzde kullanılan moment magnitüdü ölçeği, Mw), faylanma sonucu ortaya çıkan sismik momenti temel alır. Obruk çökmesi sırasında sismik dalgalar üretilebilir ve hatta sismometreler tarafından kaydedilebilir; ancak bu sinyaller çoğu zaman çok düşük büyüklüktedir ve “deprem” olarak değil, çökme kaynaklı sismik olay (collapse event) olarak değerlendirilir (Delgado et al., 2019). Yani teknik olarak obruk oluşumu sırasında bir “eşdeğer deprem büyüklüğü” hesaplanabilir, fakat bu değer Richter ölçeğinin amaçladığı tektonik anlamı taşımaz. Bu yüzden obrukları Richter ölçeğiyle sınıflandırmak bilimsel açıdan sınırlı ve yanıltıcı olur.

Son olarak çok önemli bir noktaya değiniyorsunuz: “Fayların uzunluğuna bakarak maksimum deprem büyüklüğünü hesaplayabiliyorken, dairesel bir olayın (obruk gibi) maksimum enerjisini tahmin edebilir miyiz?” Fay sistemlerinde bu mümkündür; çünkü fay uzunluğu, fay alanı ve ortalama kayma miktarı ile açığa çıkan enerji arasında güçlü ampirik ilişkiler vardır (Wells & Coppersmith, 1994). Obruklarda ise durum farklıdır. Burada enerji, dairesel ya da düzensiz bir boşluğun çökmesiyle ilişkilidir ve belirleyici olan faktörler; boşluğun hacmi, örtü tabakanın kalınlığı, kaya/zemin dayanımı ve yeraltı su seviyesidir. Teorik olarak potansiyel enerji hesapları yapılabilir; ancak bu hesaplar yüksek belirsizlik içerir ve faylarda olduğu gibi evrensel kabul görmüş ölçekler henüz yoktur (Parise & Gunn, 2007).

Özetle; obruklar ölçülebilir, modellenebilir ve hatta kısmen öngörülebilir jeolojik olaylardır; ancak depremle bire bir karşılaştırılmaları doğru değildir. Richter ölçeği, doğrusal faylanma ve elastik gerilim boşalmasına dayanır; obruklar ise yerçekimi, çözünme ve zemin mekaniği ağırlıklı süreçlerin ürünüdür. Bu nedenle obruklar için ayrı izleme yöntemleri (jeofizik ölçümler, yeraltı su seviyesi takibi, InSAR analizleri) geliştirilmiş ve geliştirilmeye devam edilmektedir. Kısacası, “şiddet” kavramı obruklar için vardır ama depremde anladığımız anlamda değildir; daha çok hacim, hız ve risk üzerinden okunur.

Soruyu soran arkadaşımıza ve verdiğim yanıtı vakit [1]ayırıp okuyup değerlendiren herkese teşekkür ederim.

Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim Ve Jeoloji Mühendisi Arkadaşım Hüseyin Çalışkan.
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close