Ben her zaman dil öğrenme, özellikle de İngilizce öğrenme konusunda kulak aşinalığını destekleyen metotları tasvip etmişimdir. Çağrı Mert Bakırcı'nın dil öğrenimle alakalı şöyle bir cümlesi var: "Her yetenek gibi, dil de gözlemleyerek ve taklit ederek öğrenilen bir süreçtir." https://evrimagaci.org/s/4740 Yani akademik düzeyde İngilizce öğrenmek gibi bir gayen yoksa taklit metodunu kullanarak uzun vadede gündelik yaşamda yeterli seviyede diyaloglar kurabilecek, izlediğin dizi/filmleri rahat bir şekilde takip edebilecek bir düzeye erişmen gayet mümkün.
Yazında izlediğin dizi/filmlerde çoğu kelimelerin yutuluyor gibi geldiğinden bahsetmişsin. Bunun için daha çok toplumun geneline hitap etmek isteyen, tabiri caizse fazla kasmayan ve mümkünse Amerikan yapımlarını izlemeni tavsiye ederim. Çünkü hem Amerikan aksanı diğer aksanlara kıyasla anlaşılması daha kolay hem de bu tarz gişe filmleri sadece ana dili İngilizce olan vatandaşlara hitap etmediklerinin genellikle farkında oluyorlar ve diyaloglar da ona göre şekilleniyor.
Yani toparlayacak olursam bu bahsettiğim metot sana çabuk bir şekilde İngilizce öğretmez ama emin ol uzun vadede öğrendiğin İngilizce daha kalıcı olur ve tam da istediğin gibi cümle sırasını düşünmeden kısmen ana dilin gibi konuşmanı/düşünmeni sağlar. Umarım yardımcı olabilmişimdir. Esenlikler.