Bu, bilimin, tarihin ve felsefenin kesişim kümesindeki en temel sorulardan biridir. Bu soruya felsefi olarak dürüst ve objektif bir cevap verebilmek için, öncelikle bu iki disiplinin—bilim ve tarih—neyi yapıp neyi yapamayacağının sınırlarını net bir şekilde çizmemiz gerekir.
1. Bilimin Sınırları: Süreçleri Tarif Etmek, Nihai Sebebi Açıklamak Değil
Bilim, doğası gereği, evrenin işleyişini anlamak için modeller oluşturur. Bilimin yaptığı şey, nihai "Neden?" sorularına cevap vermek değil, süreçleri tarif etmektir. Bir A olayının B olayına yol açtığını gözlemler, bu ikisi arasındaki ilişkiyi bir doğa yasası olarak formüle eder ve bu modeli geleceği tahmin etmek için kullanır.
Tanrı kavramı ise, tanımı gereği, bu süreçler zincirinin dışında ve üstünde, yani aşkın (transcendent) ve süreçlerin kendisinin nihai kaynağıdır. Bu durumda:
- Bilim Tanrı'yı İspatlayamaz: Bilimsel metotlar, evren-içi süreçleri incelemek için tasarlanmıştır. Evrenin kendisinin Kaynağı olan bir Varlığı tespit edecek veya ölçecek araçlara sahip değildir.
- Bilim Tanrı'yı Çürütemez: Aynı şekilde, bir sürecin doğal işleyişini tarif etmek, o sürecin arkasında aşkın bir Yaratıcı'nın olmadığı anlamına gelmez. Bir bilgisayar programının kodunu incelemek, programcının varlığını çürütmez.
Bu nedenle, bilimsel açıdan Tanrı'nın var olup olmadığı sorusu, bilimin cevaplayabileceği bir soru değildir. Bilim bu konuda metodolojik olarak sessiz kalmak zorundadır.[1]
2. Tarihin Sınırları: Olayları Belgelemek, Vahyi Doğrulamak Değil
Tarih bilimi, geçmişi belgeler ve tanıklıklar üzerinden en makul şekilde yeniden inşa eder.
- Tarihin Yapabildikleri: Tarih, dinlerin kutsal metinlerinde geçen tarihsel iddiaları araştırabilir. Örneğin, Hz. İsa veya Hz. Muhammed gibi figürlerin tarihsel kişilikler olduğunu, belirli olayların yaşandığını ve metinlerin nasıl aktarıldığını büyük ölçüde doğrulayabilir.
- Tarihin Yapamadıkları: Tarih, doğaüstü iddiaları (mucizeler, vahiy, diriliş vb.) doğrulayamaz. Bir tarihçi, "Elimizdeki kaynaklar, Hz. Muhammed'in takipçilerinin ondan vahiy aldığına inandığını gösteriyor" diyebilir, ancak "Hz. Muhammed'e vahiy gelmiştir" diyemez. Çünkü vahiy, doğaüstü bir iddiadır ve tarihçinin metodolojik araçlarının dışındadır.
Bu yüzden, tarihsel açıdan da hangi dinin "hak din" olduğunu ispatlayamayız. Sadece dinlerin tarihsel tutarlılığını ve etkilerini inceleyebiliriz.[2]
Nihai Sonuç
Elmanın yere düşmesinin nihai sebebinin "yerçekimi" olduğunu söylemek de, "Tanrı'nın iradesi" olduğunu söylemek de saf bilimsel birer ifade değildir. Bunların ilki Natüralist, ikincisi ise Teistik bir felsefi yorumdur. Bilim, bu iki nihai neden açıklaması arasında hakemlik yapamaz; çünkü onun görevi süreci tarif etmektir, sürecin nihai nedenini belirlemek değil.
Bu nedenle, "Bilimsel ve tarihsel açıdan Tanrı'nın varlığı bilinebilir mi?" sorusunun net cevabı şudur: Hayır. Bilim ve tarih, metodolojileri gereği, Tanrı'nın varlığını ve dahi yokluğunu ispatlayamaz.
Bu disiplinlerin bu tür aşkın soruları cevaplayacak araçları yoktur. Bu sorular, felsefenin alanına aittir. Ancak, cevabı bilimsel olarak veremiyor olmamız, aklımızı, mantığımızı ve felsefeyi kullanarak bir sonuca varamayacağımız anlamına gelmez. Sadece bu felsefi konu, apayrı bir derinliğe sahip olduğundan ve bu sorunun ("bilimsel olarak bilinebilir mi?") değil, başka ve daha derin soruların cevabı olduğundan, bu metnin kapsamı dışında kalmaktadır.
Kaynaklar:
[1] National Academy of Sciences. (2008). Science, Evolution, and Creationism. The National Academies Press. Bu yayın, bilimin doğaüstü iddiaları test edemeyeceğini, çünkü metodolojik olarak doğal açıklamalarla ve süreçlerle sınırlı olduğunu açıkça belirtir.
[2] Ehrman, B. D. (2000). The New Testament: A Historical Introduction to the Early Christian Writings. Oxford University Press. Ehrman, bir tarihçi olarak Yeni Ahit'i incelerken, tarihsel metodun mucizeler gibi doğaüstü iddialar hakkında bir yargıda bulunamayacağını, sadece insanların bunlara inandığını belgeleyebileceğini vurgular.
Kaynaklar
-
N. A. O. Sciences. Science, Evolution, And Creationism. (4 Ocak 2008). Alındığı Tarih: 23 Eylül 2025. Alındığı Yer: The National Academies Press
doi: 10.17226/11876.
| Arşiv Bağlantısı
-
Internet Archive. The New Testament : A Historical Introduction To The Early Christian Writings : Ehrman, Bart D : Free Download, Borrow, And Streaming : Internet Archive. (5 Ağustos 2022). Alındığı Tarih: 23 Eylül 2025. Alındığı Yer: Internet Archive
| Arşiv Bağlantısı