Yerin 660 Kilometre Altında, Okyanuslarımızdakilerin 3 Katı Su Bulunuyor Olabilir!

Yazdır Yerin 660 Kilometre Altında, Okyanuslarımızdakilerin 3 Katı Su Bulunuyor Olabilir!

Bilim insanları, yüzlerce kilometre derindeki kaya tabakasının devasa miktarda su barındıran bir tabaka olduğunu ve bunun, Dünya'nın nasıl biçimlendiğiyle ilgili yeni kuramlar ortaya çıkardığını söylüyor.

On yıllarca süren araştırmaların sonunda bilim insanları, yeryüzünün yüzlerce kilometre derinlerinde, Dünya'mızın nasıl biçimlendiği sorusuna yeni bir soluk getirebilecek ve Dünya okyanuslarını 3 kez doldurabilecek miktarda, devasa bir su kütlesi keşfetti.

Araştırmacılara göre bu su, yer kabuğunun 660km altındaki "ringwoodite" adlı minerale sıkışmış durumda. ABD'deki Northwestern Üniversitesi'nden olan ve Science dergisinde çıkan makalenin eş yazarı olan Jeofizikçi Steve Jacobsen'a göre bu keşif, Dünya'daki suyun şimdiye kadar kabul edildiği gibi gezegenimize çarpan kuyruklu yıldızlardan biriktiğini değil, jeolojik etkinlikler aracılığıyla yüzeye çıkmış olabileceğini akla getiriyor. Steve Jacobsen, konuyla ilgili olarak şöyle söylüyor: 

"Dünya yüzeyinde gerçekleşen volkan patlaması ve deprem gibi jeolojik olaylar bizim için, Dünya'nın içinde gerçekleşen ve bizim göremediklerimizin bir yansımasıdır. Sanırım sonunda, yaşama uygun gezegenimizin yüzeyindeki devasa miktardaki suyu açıklamaya da yardımcı olabilecek, "Dünya'daki su döngüsü"nün kanıtını görüyoruz. Bilim insanları, on yıllardır bu derinlerdeki kayıp suyu arıyordu."

Jacobsen ve meslektaşları, Dünya'nın Manto'sunda "geçiş alanı" olarak bilinen bölgede su olabileceğini kanıtlayan ilk kişiler. Kendileri bu bulguları, tüm ABD'nin içi boyunca uzanan devasa yer altı bölgesinde yaptıkları çalışmalara dayandırıyorlar.  Ringwoodite elementi, hidrojeni çeken ve suyu hapseden kristal yapısı nedeniyle sünger gibi davranıyor. Jacobsen'ın dediğine göre, geçiş bölgesindeki manto parçasının ağırlığının sadece %1'i bile su ise, bu neredeyse tüm okyanuslarımızdakinden daha fazla su demektir.

Çalışmada, tüm ABD boyunca deprem titreşimlerini ölçen bir sismograf ağı olan USArray verileri, Jacobsen'ın, 600 kilometre yer altında bulunan kayaların yansıttığı yüksek basınç ile ilgili laboratuar deneyimleri ile birleştirilerek kullanıldı. Bu araştırma, yerin yüzlerce kilometre altında, alt ve üst mantonun arasında bulunan geçiş bölgesindeki kayaların erimesi ve hareketinin, suyun kaynaşarak kaya içerisinde hapsolmasına yönelik delilleri ortaya koydu. Daha önceden, mantodaki en büyük erimenin en fazla 80 kilometre yer altında olduğu sanıldığı için bu aslında büyük bir keşif. Jacobsen son olarak şöyle diyor:

"Gizli suyun aslında yüzeydeki okyanuslara tampon görevi görüyor olabilir ve bu da, milyonlarca yıldır suyun neden aynı düzeyde kaldığını açıklıyor. Eğer bu gizli su orada olmasaydı yüzeyde olacaktı ve dolayısıyla dağ dorukları su üstünde kalan tek yer kalacaktı."

 

Çeviren: Raşit Arslan ve ÇMB

Kaynaklar ve İleri Okuma: 

  1. Science
  2. The Guardian
  3. Scientific American
6 Yorum