Mars'ı Kolonize Etmek, Yeni İnsan Türlerinin Evrimini Tetikleyebilir!

Yazdır Mars

Günler geçtikçe, insanın nihayetinde mutlaka Güneş Sistemi'ne yayılmasının gerekeceğini düşünen bilim insanlarının da sayısı artıyor. Bunu ne zaman yapacağımızı henüz bilmiyoruz; ancak zamanın hızla yaklaştığından eminiz. Ve bu durumun, insan türü için kaçınılmaz sonuçları da olacak. Arizona Üniversitesi Astronomi Bölümü'nden Prof. Dr. Chris Impey, katıldığı bir röportajda bu kaçınılmaz sonuçlardan özellikle ilgi çekici bir tanesi üzerinde durdu: Dünya'da alışageldiğimiz koşulların dışarısında ilerleyen insan nesilleri, nihayetinde ayrı birer tür olacak kadar farklılaşabilir! Şöyle söylüyor:

"Diğer gezegende yaşayan insanlar, insanın Evrim Ağacı üzerindeki dalından ayrılmış ayrı birer dal olacaklar. Muhtemelen başka bir türe evrimleşecekler."

Hele ki dış gezegenler üzerinde yaşayan insanların, sadece temel ihtiyaçlarını gidermekten ödeye gidebilecekleri kadar işlevsel koloniler inşa edebilirsek, bu evrim çok hızlı bir şekilde de yaşanabilir! Impey bunu şöyle açıklıyor:

"Fizyolojik olarak baktığımızda oldukça hızlı evrimleşeceklerdir; çünkü Ay ya da Mars'ta olduğu gibi kütleçekimi daha azsa, buna uygun olarak değişmeleri gerekecektir. Zaten fiziksel olarak bedenleri farklılaşacaktır. Bu, daha onlar yaşarken meydana gelecektir. Fakat ola ki bir de çocuklar ve torunlar yapacak olurlarsa, değişim daha da fazla olacaktır."

Impey'in burada söz ettiği iki kademeli bir değişim: gelişimsel değişim ve evrimsel değişim. Dünya gibi bir gezegenden, Mars gibi bir gezegene gittiğinizde vücudunuzda birçok değişim zaten yaşanacaktır. Kaslarınız, bağırsaklarınız ve hatta beyniniz bile olduğundan farklı çalışacaktır. Bunun nedeni beslenmeden tutun da kütleçekimi gibi fiziksel unsurlara kadar çok sayında nedenledir. Fakat bu, Güneş altında fazlaca kaldığınızda bronzlaşmanızdan çok da farklı değildir. Dünya'ya geri gelecek olursanız, bu fiziksel değişimler eskisine dönecektir. Tıpkı Güneş'ten uzak durduğunuzda ten renginizin eski haline dönmesi gibi... Çünkü bunlar, evrimsel değişimler değildir. Gelişimsel değişimlerdir. Fakat çocuk ve torunlar yapmaya başladığınızda, yani nesiller değiştiğinde, işler başkalaşacaktır. Artık gelişim değil, evrim işin içine girer.

Tabii burada o kolonilerde sağlayabileceğimiz koşullar devreye girmektedir: örneğin eğer ki Dünya'daki kadar kapsamlı tıp hizmetleri verilebilecekse, muhtemelen yine evrim oldukça benzer işleyecektir. Ancak ola ki Mars'taki, ya da bir diğer galaksideki (ulaşabildiğimizi varsayarsak) kolonilerimiz Dünya'daki kadar donanımlı tıp koşullarına sahip olmazsa ve oradaki insanlar daha "vahşi" ya da "vahşi-benzeri" bir hayat sürmek zorunda kalırlarsa, işte o zaman seçilimin, dolayısıyla evrimin etkisi hissedilecektir. Genetik olarak yeni ortama daha uyumlu olanlar, daha kolay hayatta kalacak ve daha kolay üreyecektir. Böylece kendilerini uyumlu kılan genleri yavrularına daha çok aktaracaktır. Bu da, oradaki insan popülasyonunun Dünya'dakinden farklı genlerin ağırlıkta olacağı şekilde değişmesi demektir. İşte bu, evrimin ta kendisidir! 

Impey bunlar haricinde bir de psikolojik farklılaşma ve ayrım üzerinde duruyor. Dünya'dan milyonlarca kilometre uzakta yaşayan insanlar, kendilerini "Dünyalı" gibi değil, "Marslı" gibi hissetmeye başlayacaktır. Bu da, onların psikolojik ve hatta uzun vadede sosyolojik algılarını etkileyerek değiştirecektir. Kendi içlerinde gruplaşmaya meyilli olacaklardır. Elbette bunlar sonucunda ortaya çıkan insanlar, bilimkurguda gösterildiği gibi bizden tamamen farklı gözüken ve davranan varlıklar olmayacaktır. En azından ilk başta... Fakat kolonileşme hızlandıkça ve daha uzaklara yayıldıkça, birbirinden izole insan toplumları oluşacaktır. Bu durum, evrimin tamamen farklı yönlere gitmesi anlamına gelir.

Üstelik sadece seçilimin olması veya olmaması da değil... Mutasyon oranlarının farklı olması, seçilim çok etkili olmasa bile varyasyon (çeşitlilik) kaynaklarını değiştireceği için evrime ister istemez yön verecektir. Çünkü Genetik Sürüklenme gibi evrim mekanizmaları, var olan mutasyonlar içerisinden rastgele bazılarını sıklaştırıp, bazılarını seyrekleştirecektir. Mutasyon oranlarının farklı olduğu ortamlarda, bu şekilde popülasyon içerisinde artan ve azalan genler de farklı farklı olacaktır. Bu da, türleşmek için yeterli bir etkidir. 

Bu değişimler konusunda fikir beyan eden ve Impey'e katılan birçok diğer uzman da var. Hatta bu konularda çoktan biyoloji ve antropoloji makaleleri yazılmaya başladı bile! Elbette daha şimdiden bu insanların neye benzeyeceklerini tahmin etmek birazcık güç, birçok faktöre ve öngörülemez etmene bağlı... Ancak antropolog Cameron Smith, Scientific American'a şunları söylüyor:

"Tahmin etmek zor olsa bile, yeni ortamların (örneğin yeni radyasyon kaynaklarının, solunan gaz kompozisyonunun, kütleçekim oranlarının) insan genomunu şekillendireceği kesindir. Çok yavaşça, ama gerçekten yavaş bir şekilde de olsa, genomları değişecektir. Aslında bunu Dünya üzerinde bile görüyoruz: örneğin su seviyesinden çok daha yüksekte yaşayan insanlarda... Onların fizyolojileri, daha az oksijenli ve düşük basınçlı ortamlarda daha rahat yaşayabilmelerini sağlayacak şekilde farklılaşmıştır."

Örneğin Mars'taki kütleçekiminin Dünya'dakinin 3'te 1'i kadar olması, insanların ayakta durmak için Dünya'daki kadar çaba sarf etmemelerine neden olacaktır. Bu nedenle evrimsel süreçte muhtemelen daha ufak kaslı, daha ufak tefek bireyler evrimleşecektir. 

Kaynak: Business Insider

0 Yorum

Giriş




Tavsiye Edilenler

Bilim Eğlencelidir!

En Aktif Yazanlar

İnsan Türüyle İlgili Gerçekler