Dinozor Avcıları ''Cehennemden Gelen Tavuk'' Dedikleri Bir Dino-Kuş Keşfetti!

Yazdır Dinozor Avcıları

Üç farklı fosil iskelet üzerinde yapılan analiz bugüne kadar keşfedilmiş en fazla tamamlanmış, en sıradışı kuş benzeri dinozoru ortaya çıkardı: 3 metre uzunlukta, 225 kilogram ağırlığında ve Tyrannosaurus rex gibi potansiyel avcılara karşı koyabilmek için özelleşmiş sivri pençeler... Pittsburgh'ta bulunan Carnegie Doğa Tarihi Müzesi paleontologlarından Matthew Lamanna, yeni keşfedilen ve Anzu wyliei adı verilen tür için şöyle diyor:

"Bu canlıya şaka amaçlı oloarak 'Cehennemden Gelen Tavuk' dedik ve bence bu oldukça uygun bir isim."

Bu canlı günümüzden 66 milyon yıl kadar önce Dakotlar'da yaşadı ve birkaç kademeden oluştuğu söylenebilir. Taraklı bir kafası ve dişsiz bir gagası vardı ve bunlar genellikle modern zamanlardaki uçamayan kasovari gibi kuşlarla ilişkilendirilen özelliklerdir. Muhtemelen tüyleri de vardı. Ancak aynı zamanda bir dinozora özgü keskin pençelere ve sağlam bir kuyruğa sahipti. Kafatasının ve çenesinin yapısı onun bir hepçil olduğunu gösteriyor: hem avladığı etleri ve çaldığı yumurtaları yiyebiliyor, hem de bitki tüketebiliyor. 

Bilimsel adı bile oldukça hem korkunç, hem de sevimli bir karışımı içeriyor: "Anzu" Mezopotamya mitolojisinde "kuş benzeri şeytan" anlamına geliyor. "Wylei" ise müzeye destek olan kişinin dinozor aşığı torununun ismi.

 

4 Uzman Güçlerini Birleştirdi

2005 yılında Lamanna 3 diğer meslektaşıyla güçlerini birleştirerek Kuzey ve Güney Dakota'da bulunan Cehennem Deresi Oluşumu'nda (Hell Creek Formation) çıkardıkları üç ayrı kısmi iskeleti inceledi. Ekipteki diğer isimler Ulusal Doğa Tarihi Müzesi'nden Tyler Larson ve Hans-Dieter Sues ile Utah Üniversitesi'nden Emma Schachner. Schachner, programlarının çok yoğun olmasından ötürü bu birlikteliğin meyvesini toplamanın yıllarca sürdüğünü söyledi. İnceleme sonuçları sonunda 19 Mart 2014'te PLOS One dergisinde yayımlandı.

Ekibin araştırmaları hem Anzu wyliei türünün, hem de oviraptorozorlar olarak bilinen diğer yakın akraba türlerin paleontolojik resmini ortaya koydu. Sues, basın açıklamasında şöyle dedi:

"Neredeyse 100 yıldır oviraptorozorların Kuzey Amerika'da yaşadıkları sadece birkaç iskelet parçasından biliniyordu; ancak görünümleri ve biyolojileri birer sırdı. A. wyliei türünün keşfiyle sonunda bu türlerin neye benzediğine ve diğer dinozorlarla nasıl akraba olduğuna dair bir kanıtımız var."

 

Çok Çeşitli Dinozorlar

Anzu wyliei türü oviraptorozorların sinignaytidler olarak bilinen bir alt kümesine aitler. Araştırmalar bu tür dinozorların nemli düzlüklere sahip yaşamalanlarını tercih ettiğini gösteriyor. Diğer oviraptorozorlar ise kuru koşulları tercih ediyorlar. Takımın Anzu wyliei üzerindeki çalışmaları bilinen en büyük oviraptorozor olan, 1.5 ton ağırlığındaki Giganoraptor türünün de bir sinignaytid olduğunu doğruluyor. Lamanna bunu şöyle anlatıyor:

"Sinignaytidler'in inanılmaz geniş çeşitlilikteki dinozorlar olduğunu keşfediyoruz. Bazıları hindi büyüklüğünde olsa da, Anzu ve Giganoraptor gibi türler karanlık bir sokakta karşılaşmak istemeyeceğiniz canlılardır. Görünen o ki oviraptorozorlar önceden düşünülene göre çok daha geniş bir yelpazede vücut büyüklüklerine ve ekolojilere sahip."

Buna rağmen "Cehennemden Gelen Tavuk" bile yenilmez değildi. Kısmi iskeletlerden birinde bulunan bir kaburga kemiğinde kırık tespit edildi. Bir diğerinde ise artiritli bir parmak kemiği vardı; bu da kırılmanın bir göstergesidir. Schachner şöyle diyor:

"Bu hayvanlar açık bir şekilde, belli düzeydeki travmaya direnebiliyorlardı. Çünkü iki farklı iskelette yarı iyileşmiş hasarlara sahipti. Bu hasarların iki birey arasındaki etkileşim sonucunda mı, yoksa daha büyük bir avcı dolayısıyla mı oluştuğu halen gizemini koruyor."

Kaynak: NBC

6 Yorum