Çevresel Değişimlerin Mutasyonların İşlevine Etkisi

Yazdır Çevresel Değişimlerin Mutasyonların İşlevine Etkisi

Daha önceki yazılarımızda mutasyonların etki dağılımlarının o ondaki uyum başarısına, dolayısıyla çevreye ve genlere bağlı olduğunu izah etmiştik. Bir diğer deyişle, belli bir mutasyonun her koşulda, genel geçer olarak yararlı veya zararlı olduğunu iddia etmenin bir yolu yoktur. Ortamına çok iyi adapte olmuş bir popülasyonda yeni mutasyonların ezici kısmı negatiften nötrale kadar değişen değerler almaktadır. Ama ortam değişikliği veya zararlı mutasyon sabitlenmesi halinde uyum başarısı düşer. Buna bağlı olarak yenilerin içinde faydalıların oranı artar.

Yukarıdaki grafik, antibiyotik direnci mutasyonlarının antibiyotiksiz ortamdaki etkileri göstermektedir. Normalde zararlı olması beklenen bu mutasyonlar, yeni ortama girince (mesela antibiyotikli ortam) faydalı olmaya başlarlar. Çünkü bu mutasyonların neden olduğu değişim, çevreyle doğrudan ilişkilidir. Çevrenin etkisi değişince, "zararlı" dediğimiz mutasyonun etkisi de değişmektedir. Araştırmaya göre Pseudomonas'ta belirlenen 665 faydalı antibiyotik direnç mutasyonunun %97.3'ü antibiyotiksiz ortamda zararlıdır. Ancak ortamda antibiyotik bulunuyorsa, bu kısım faydalı etki yaratmaktadır.

Bu durumda, canlılar üzerinde gördüğümüz çevresel stresin süresi ve şiddeti de önem kazanmaktadır. Çünkü çevrede meydana gelen bazı değişimler, bazı türler üzerinde sabit ve değişmez bir baskı yaratırlar. Bu baskı, o türün popülasyonunu o şartlar altında belli şekilde değişmeye zorlar. Çünkü sadece o çevreye uyumlu olanlar hayatta kalabilmektedir. Bu seçilim baskısı ne kadar şiddetliyse, evrimin hızı da o kadar yüksek olacaktır. Ancak bazı diğer koşullarda, çevre stresi değişken ve kesintili olabilir. Bu durumda bahsettiğimiz mutasyonların fayda-zarar etkisine göre popülasyonlar optimum (uygun) bir değerde sabitlenecektir.

Teşekkür: Barış Dallı

0 Yorum

Giriş




Tavsiye Edilenler

Bilim Eğlencelidir!

En Aktif Yazanlar

İnsan Türüyle İlgili Gerçekler