Her kitap okunur. Saçmalıkları görmek için bile okursun kitapları. Ben bu kitapları okurum, sne şunları okuma gibi söylemler Celal Şengör gibi, Cübbeli Ahmet gibi mürit kafasıyla düşünen insanların yapacağı bir şeydir.
Ama başka iki konu var. 1. Ciddiye alınır mı ? 2. Ciddiye alınacak bir yazar olsa bile yazdıkları illaki doğru mudur.
İkincisinden başlayım bir konuda doğruyu bulmak, o kişi o konunun 1 numaralı uzmanı olsa bile onu söyledikleriyle yeterli bir hadise değildir. Çünkü doğru ve yanlış dediğimiz şey her daim test edilen bir süreçtir. Dünyada bilim felsefesini, ilkel Yunan rasyonalizmine karşı gelerek, ilk doğru tespit eden 3 kişiden birisi olan Biruni'den gelen ve büyük bilgin Aydın Sayılı'nın bilimin tanımı olarak anlattığı şey şudur. "Bilim yeni verinin eski bilgiyi düzeltttiği faaliyetin adıdır" Yani okusanız da tanrı sözü gibi tapmayın lütfen. Diğer iki kişide Cabir Bin Hayyan ve İbnü-l Heysemdir. Not: Yunan rasyonaliminin adından ötürü akıl dışılıkla karşılıkla karıştırmayın. Yunan rasyonalizmi deneye ve gözleme karşıdır. Yani bilime kaşıdır. Spekülasyonu esas alır.
Birincisi ise şudur. Doğru sanıp pek çok şeyi yanlış söyleyebilirsin. Tamamen bilimsel bir mekanizmada bile, söylenilen illaki doğrudur denemez. Dolayısıyla hata yapmış kişiler, başka konularda da güvenilmez diye çöpe atılmaz. Ama bile bile yalan söylemek bir hata değil, karakter sorundudur. Bu kişilere asla güvenilmez. Soner Yalçın, Efendi: Beyaz Türklerin Büyük Sırrı kitabında kendini afişe ettiği üzere, tasdikli iftiracı ve operasyon kalemidir. Nasıl tasdik edildiğini görmek isterseniz. Atatürk'e Türk değil demek için yazdığı bu kitabını bir okuyun, sonrada Sabetaylar hakkındaki belki tek ciddi eser olan ERhan Afyoncu'nun SAhte Mesih eserini bir okuyun. Görürsünüz.
Bir uyarı daha. Soner Yalçın'ın odaklandığı, çok yakın dönem siyasi tarihimiz hakkında Türkiye'de de dünyada da güvenilir kaynak yoktur. Hele Marksistlere bu konuda asla güvenilmez. Dört ülke bizim topraklarımızı işgal etti diye çoluk çocuk katletmeye başlayan teröristleri, "Faşist Türk devletinin" mağdurları masallarıyla dinliyorsunuz onlardan. PKK'nın kuruluş bldirgesini buraya koyuyorum. Şimdi dinlediğiniz masamlalrla bir kıyaslayında nasıl kandırılmaya çalışıldığınızı görün.
"“... PKK, çöken emperyalizm ve yükselen Proleterya Devrimler çağında Kürdistan halkını emperyalist ve sömürgeci sistemden kurtarmak, “Bağımsız ve Birleşik Kürdistan’da” bir halk diktatörlüğü kurmak ve nihai olarak sınıfsız toplumu geçekleştirmek amacındadır.
PKK’nın önderlik ettiği Kürdistan Ulusal Kurtuluş mücadelesi, sosyalist ülkeler, ulusal kurtuluş hareketleri ve işçi sınıfı hareketlerinin temel gücünü oluşturdukları dünya sosyalist devriminin ayrılmaz bir parçasıdır.
...Kürdistan’ın dört parçalı bir sömürge statüsü içine alınmasında ve bu statü içinde Kürt halkının tüm ulusal değerlerinin tahribattan, emperyalizm ve sömürgeci devletlerle işbirlikçileri ortaklaşa sorumludur. Kürdistan halkının çağın akış istikametine girmesini bu güçler önlemektedir.
….PKK, feodal ve kapitalist aşamalarda Kürdistan’ı parçalayan yabancı güçler, bugünkü gericiliğin ve yoksulluğun temel nedeni sayar. I. emperyalist paylaşım savaşından sonra, Kürdistan’ı bölüştüren antlaşmalar, gayri meşrudur.
…PKK, Kürdistan’ı yurt topraklarının doğal bir parçası olarak gören sömürgeci güçlerle mücadeleyi en acil görev olarak önüne kor. Bu güçlerin uzun hakimiyet yıllarında geliştirdikleri tüm politika ve uygulamalar halkımızın çıkarına aykırıdır ve hiçbir surette meşru gösterilemez. Her alandaki örgütlenmesi Kürdistan’a taşırarak, kültürel, ulusal kişiliksizliğe neden olan aşiret ve mezhepçi değer yargılarıyla kendisini gizleyebilen bu sömürgecilikten kurtuluş, onun anladığı dille mümkündür...
PKK’nın yerine getirmesi gereken görevlerden biri de, halkımızın kendi ulusal özüne karşı suç işlettirecek hale getiren faşist, sosyal şoven ideolojileri ve güç mihraklarını ne pahasına olursa olsun ivedi olarak dağıtmaktır...
PKK, halkımız için öngördüğü düzenin, ancak hayatın her alanında uzun vadeli, basit biçimlere doğru verilecek bir savaştan sonra kurulabileceğine inanır...
PKK, Kürdistan halkı için siyasal, kültürel sosyal alanda gelişmenin ancak bir savaş ortamı içinde mümkün olacağına inanır ve bu amaçla tüm ideolojik ve politik çalışmalarında bağımsızlığı ve özgürlüğü için savaşan bir halk yaratmayı esas alır...”"