Evet, temizliğine ve bakımına ne kadar takıntılı olursanız olun, kontakt lenslerin yıllarca süren kullanımı korneada incelme dâhil bazı yapısal değişikliklere neden olabilir. Gözünüzün üzerine her sabah sentetik bir materyal oturtuyorsunuz; bunun on yıllar sonra faturasının sıfır olmasını beklemek biyolojiye biraz aykırı.
Korneamız, damarı olmadığı için oksijenini doğrudan havadan alan nazik bir dokudur. Günümüzün silikon hidrojel lensleri oksijen geçirgenliğinde oldukça başarılı olsa da, sonuçta hava ile gözünüz arasına bir bariyer kurarlar. Uzun yıllar süren bu hafif düzeyli oksijensiz kalma (hipoksi) hâli ve lensin her göz kırpmada korneaya yaptığı o ince mekanik sürtünme, zamanla kornea kalınlığında milimetrik de olsa bir azalmaya yol açar. Ayrıca korneanın en iç tabakası olan endoteldeki pompa hücrelerinin boyutlarında ve şekillerinde kalıcı bozulmalar görülmesi de bilinen bir hücresel strestir.
Dahası, bu sürekli mekanik temas zamanla korneanın sinir hassasiyetini köreltir. Yani gözünüz, normalde anında yaşararak tepki vereceği bir tozu veya korneadaki küçük bir çiziği hissetmemeye başlar. Eczaneye veya acile gözü kıpkırmızı, "Ama ben hijyene çok dikkat ederim" diyerek gelen vakaların birçoğunda, yılların getirdiği bu sessiz hissizleşme ve artan enfeksiyon riski yatar.
Özetle, lens hayat kurtaran bir icat olsa da günde 16 saat gözde tutulacak zararsız bir aksesuar değildir. Uzun vadeli yıpranmayı yavaşlatmanın en mantıklı yolu, eve gelir gelmez o lensleri çıkarıp gözlüğe geçmek ve korneanın şöyle bir nefes almasına izin vermektir.
Kaynaklar
- Liu Z., Pflugfelder S.C.. The Effects Of Long-Term Contact Lens Wear On Corneal Thickness, Curvature, And Surface Regularity. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- MacRae S.M., Matsuda M., Shellans S., Rich L.F.. Corneal Endothelial Changes With Long-Term Contact Lens Wear. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı