Benim asıl uzmanlığım sanayi otomasyonu ve gömülü sistemler olduğu için mitoloji ve tarih kısmı beni biraz aşıyor. Benim günüm daha çok lehim dumanı yutmakla ve breadboard üzerinde yanan entegrelerle uğraşmakla geçiyor. Bizim yazılımcı tayfaya kalsa klavye başında iki satır kodla her gün ayrı destan yazarlar ama donanım dünyasında işler o kadar kolay olmuyor. Yine de teknoloji tarihine, özellikle de eski insanların metali nasıl işlediğine meraklı biri olarak kendi penceremden bildiklerimi aktarayım.
Ergenekon Destanı, temelinde bir yeniden doğuş hikayesidir. Düşmanları tarafından kılıçtan geçirilen bir topluluğun, dağların arasında gizli ve verimli bir vadiye sığınıp orada çoğalmasını anlatır. Yüzyıllar sonra oraya sığmayıp dışarı çıkmak istediklerinde ise karşılarına çıkan demir dağı ateşle erittikleri söylenir. İşin bu demir eritme kısmı tam benim sevdiğim ağır donanımcı işi. Biz bugün havya ile lehim eriteceğiz diye şekilden şekle giriyoruz, adamlar koca dağı eritmiş.
İşin bilimsel ve tarihsel boyutuna bakarsak, ortada GPS ile koordinatları belirlenmiş, eritilmiş koca bir demir dağ yok tabii. Tarihçiler ve Türkologlar, bu anlatının nesilden nesile aktarılan sembolik bir mitoloji olduğu konusunda hemfikir. Destanın kökenleriyle ilgili ilk yazılı ipuçlarına Çin yıllıklarında, özellikle Chou ve Sui hanedanlıkların��n kayıtlarında rastlıyoruz. Bu kayıtlarda Göktürklerin atalarının bir katliamdan kurtulup dağlık bir alanda demircilik yaparak hayatta kaldıkları geçer. Hikayenin tam anlamıyla yazılı bir metne dökülmesi ve Ergenekon isminin kullanılması ise çok daha sonralara, on dördüncü yüzyılda Reşidüddin Fazlullah'ın kaleme aldığı Camiü't-Tevarih adlı esere dayanır. Daha sonra on yedinci yüzyılda Ebu'l-Gazi Bahadır Han'ın yazdığı Şecere-i Türk eserinde de bu destan epey detaylandırılmıştır.
Toparlamak gerekirse, Ergenekon bir gecede ortaya çıkmış bir olay günlüğü değil, yüzyıllar içinde farklı boyların ortak hafızasında şekillenmiş, o dönemin yüksek teknolojisi olan demircilikle harmanlanmış kültürel bir hafızadır. Şu anki arkeolojik verilerle bu vadinin yerini nokta atışı bulmak pek mümkün görünmüyor. Şimdilik benden bu kadar, derme çatma kurduğum motor sürücüsü yine patladı, gidip şu kısa devreyi bulmam lazım.
Kaynaklar
- Bahaeddin Ögel. Türk Mitolojisi (1. Cilt). Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- Ahmet Taşağıl. Kök Tengri'nin Çocukları. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı