Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Sorulara Dön
Meserret Tok
Üye
3

Dünya’nın kaynakları tükendiğinde insanlar da yok olunca doğa kendi kendini iyileştirebilir mi? Canlılar yeniden dünyada var olabilir mi?

İnsanlar doğaya çok zarar verdiği için gün gelecek ve Dünya yaşanır halde olmayacak. Canlılar zincirindeki halkalar tek tek yok olacak. Tüm canlılar yok olunca Dünya mahvolmuş halde olmasına rağmen tekrardan toparlanıp düzelebilir mi? Bunun için Dünyanın neye ihtiyacı olur?
1,572 görüntülenme
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Tüm Reklamları Kapat
5 Cevap
İlhan Taşlı
Uzay Bilimleri Takipçisi

Gezegenimiz bu yaşına kadar beş devasa yok oluş yaşamıştır. 250 milyon yıl önce türlerin %90'ı yok olmuş, olumsuz şartlar ortadan kalktığında bir kaç milyon yıl içinde gezegen ve canlılık kendini toparlamıştır. Soruda sorduğunuz senaryonun gerçekleşmesini mümkün görmüyorum; biz insanlar bencil, duyarsız, tüketim çılgını olabiliriz, ama o kadarda aptal değiliz. Şu anda, en azından belli bir kesim, Dünya'ya ve canlılara ciddi zararlar verdiğimizin farkında ve bu durumu sonlandırmak veya azaltmak için çabalamakta.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Görkem Öge
Toprak Mühendisi

Sizin gibi başka bir çok kişi benzer bir senaryoyu dillendiriyor, bundan endişe ediyor ve elbette bu haklı bir endişe. İnsan doğaya zarar veriyor, gün gelecek dünya yaşanır bir yer olmayacak, canlılar yok olacak, böylece dünya mahvolacak.

Ancak bu endişe tamamen insan odaklı bir endişe, kendi içinde algı kırılmaları ve mahvolma gibi, olumsuz anlamlı kasıtlar da içeriyor. Bu kırılmaları ve insan merkezli yorumları açık edersek aslında sorunuz otomatik olacak cevap bulacak.

Bir kere Dünya bizim ölçeklerimize göre devasa bir ateş ve kaya parçası. Onun üzerinde yaşam varmış, yokmuş bunun, onun varlığı ile pek de ilgisi yok. Yani Dünya'da yaşam varmış yokmuş ne fark eder? Buna göre de Dünya'nın üzerindeki yaşamın yok olması, olumsuz bir olay ve durum mudur, bunu düşünmek lazım. Sorunuzdan anladığımız kasta göre sizin kabullerinizde Dünya, üzerinde yaşam var olduğu sürece değerli, güzel. Yaşam yok olursa bozulmuş, yaşam tekrar inşa edilirse düzelmiş oluyor. Bu ayrım aslında bir yanılsama. Yaşam odaklı bir yanılsama. Yaşamın önemli, değerli bir şey olduğu ön kabulü ile geçerli olan bir görüş bu. Elbette henüz evrende, dünyadakinden başka bir yaşamın varlığını görmediğimiz için bu bakışınızda haklı olabilirsiniz ama okyanustan alınmış bir bardak suda yaşam aramak ve o bardak suyun içerisindeki tek bir su molekülünün yaşam içerip içermediği konusunda endişe duymak aslında pek de anlamlı olmayabilir. Yaşam tamamen kimyasal süreçlerin ortaya çıkardığı ve uygun şartlar mevcut olduğunda her şekilde ortaya çıkan gayet de önemsiz ve değersiz bir şey olabilir. Buna emin değiliz. Bu bir...

Tüm Reklamları Kapat

İkincisi Dünya, 4,5 milyar yıllık tarihinde sayısız sebep ve etki ile büyük sarsıntılar yaşadı. Yer yüzündeki yaşam, defalarca kez yüksek oranda yok oldu zaten. Milyonlarca tür yok oldu, nesilleri tükendi. Bunu biz yapmadık. Doğa yaptı. Yani doğa, insanoğlundan çok daha acımasız aslında. Demek ki doğa, kendisini, ürettiği sayısız türü, zerre kadar önemsemeyip yok edebiliyor. Temizliyor, yeniliyor, dönüştürüyor vs. Bu anlamda yaşam zaten pek de kırılgan ya da varlığı korunması gereken bir şey gibi görünmüyor.

Üçüncüsü yaşam denince de nedense dediğim gibi hep insan odaklıyız. İnsana dokunan, insana yarayan, onun faydasına olan şeyleri doğa ve canlılık olarak kutsayıp koruyoruz aslında. Doğa denince akla deniz, ırmaklar göller, yeşillikler, çiçekler, sevimli hayvanlar vs. geliyor. Çöl doğa değil mi? Tüm dünya bir çöle dönüşse orada doğa yok mu? Akrepler ve yılanlar dünyadaki baskın tür olsa orada da bir yaşamdan söz edemez miyiz? Dünyanın sıcaklığı artsa ve insanın yaşayamayacağı bir seviyeye gelse ama bu değişime ayak uyduran başka türler evrimleşse ve dünyaya hâkim olsa orada da bir yaşam ve doğa yok mudur? Yani doğa, yaşam, canlılık vs. derken hep insan odaklı, insanın varlığını sürdürebileceği türde bir doğal düzenden bahsediyor gibiyiz. Yakın zamanda popüler olan çevrecilik, dünyayı kurtarma, doğal yaşam vs. gibi olgular dünya, doğa ve dünyadaki yaşamla mı ilgili yoksa sadece insanın yaşamı ve insan odaklı yaşamla mı ilgili Bu ayrıma dikkat etmemiz gerekiyor.

Dördüncüsü insanı, diğer canlılardan ayıran ve evrimsel gelişmişlikte üst sıralara taşıyan vasfı düşünmek. Yer yüzündeki en zeki tür biziz. Ama bu vasfımız bizim sürekliliğimizi mi sağlayacak yoksa yok oluşumuzu gerçekleştirecek evrimsel bir vasıf mı olacak, buna emin değiliz. İnsan düşünerek dünyayı, kendisi için yaşanamaz hâle getiriyor. Bugün insan yaşamına zarar veren ne varsa o, düşünme sonucu ortaya çıkmış şeyler. Savaşlar, endüstri, teknoloji, atom enerjisi, tüketim toplumu dinamikleri, kapitalizm... Hepsi düşüncenin eseri. Dünya bir gün, insan için yaşanamaz hâle gelecekse bu, bunlar sayesinde olacak. Yani denebilir ki insan bir tür olarak zeki bir tür olmayıp gerizekalı kalsaydı, evrimsel sıralamada üstlere çıkmayıp ortalarda olsaydı belki de ömrü daha uzun olurdu. Çünkü karıncaların yer yüzündeki popülasyonları, varlık süreleri insana göre kıyaslanamayacak kadar daha fazla. Yani diyorum ki bırakın insan varlığını yok etsin zaten. Ayırt ediciliği düşünme olan bir tür, bu ayırt ediciliğini kullanarak kendisini yok ediyorsa bırakın etsin. Çünkü o tür zaten var olmayı hak etmiyordur.

Buradan da beşinci maddeye geçiyoruz. Düşünme sayesinde evrimsel sıralamada kendimizi üstlerde konumlandırıyoruz değil mi? Bu da devasa bir yanılsama. Çok kısa açıklamayla insanın yer yüzündeki varlığını silmek hayli kolaydır. Tek bir göktaşı, tek bir virüs, çok da sarsıcı olmayabilecek iklim salınımları, yer yüzünde gerçekleşebilecek birazcık radyasyon artışı tüm insan türünü yer yüzünden siler. Yani insanın kendi kendisini yok etmesine pek de gerek olmayabilir. İnsan aslında yer yüzündeki en kırılgan türlerden biri. Ancak... Bu saydığım etkilerden hiç biri, karıncaları yok edemez. Yani aslında karıncalar insandan defalarca kat daha güçlü bir türdür. Buna göre de sizin söyleminizle insanı yok edecek bir değişime mahvolmak demektense karıncaları yok edecek bir sarsıntıyı mahvolmak olarak nitelemek çok daha isabetli olur. İnsanı, küçük bir dürtme bile yok eder çünkü. Yer yüzündeki sayısız tür, İnsanı yok edecek "sarsıcı" küresel değişimi fark etmez bile. Şimdi hangi tür daha gelişmiş? Hangi tür daha güçlü? Hangi tür daha "ileride?"

Tüm Reklamları Kapat

Bu sohbeti saatlerce sürdürebiliriz. Temel mesele şu: Yaşam, insan, doğa, sandığımız kadar değerli ya da önemli olmayabilir. Dünyada olan bitenleri insan odaklı değerlendirmek pek de isabetli bir bakış olmayabilir. İnsan zaten kendini yok edecekse başına gelecekleri hak ediyor olabilir. Düşünme vasfı ile kendi varlığını tehdit ediyorsa bir zahmet biraz da dürüst olup ne kadar aptalca tercihler yaptığını fark edebilir.

Ama bence insanoğlu bunu yapmayacak. Çünkü henüz evrimsel olarak yeterince ileride değil ve o seviyeye asla da çıkamayacak.

Bekleyelim görelim...

Umarım bir pencere açabilmişimdir. Sağlıcakla...

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Emre Türedi
Araştırmaları ve öğrenmeyi çok seven biriyim,1 yıl.

Dünya'nın kaynaklarının tükenmesi ve insanların yok olması gibi bir senaryoda, doğanın kendini iyileştirebilmesi ve canlıların yeniden var olabilmesi mümkündür. Ancak, bu süreç oldukça uzun zaman alabilir ve ne kadar başarılı olacağı, tamamen durumun şiddetine ve etkilerine bağlı olacaktır.Doğa, doğal afetler, çevresel değişiklikler ve insan etkisi gibi faktörlere karşı son derece dayanıklıdır ve yıllar içinde doğal süreçlerle kendini yenileyebilir. Ancak, insan aktiviteleri nedeniyle ortaya çıkan çevresel hasar ve kirlilik, doğanın kendini yenilemesi için gerekli olan doğal süreçleri etkileyebilir ve hatta engelleyebilir.

Doğanın kendini yenilemesi süreci, bitki örtüsünün yeniden büyümesi, su kaynaklarının temizlenmesi ve toprak kalitesinin iyileştirilmesi gibi bir dizi faktörü içerebilir. Bununla birlikte, çevresel hasarın derecesine bağlı olarak, bazı canlı türleri kalıcı olarak yok olabilir ve doğanın yenilenmesi çok uzun yıllar alabilir.

Sonuç olarak, doğa kendini yenileyebilir ve canlılar yeniden var olabilir, ancak bu süreç oldukça uzun zaman alabilir ve ne kadar başarılı olacağı durumun şiddetine ve etkilerine bağlı olacaktır. Bu nedenle, doğal kaynakların korunması ve çevre dostu uygulamaların benimsenmesi, doğanın geleceği için son derece önemlidir.

Tüm Reklamları Kapat

2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Çınar Karakurt
Meraklı

Bugüne kadar olan 7 yok oluşta, Dünya kendisini yeniledi. Lakin bu sefer onlardan farklı olarak insanlar tarafından yapılıyor. Doğaya aykırı maddeler ile yapılıyor. Zaten sonuçlarını da insanlar ve canlılar olarak görüyoruz. Yani demek istediğim bugüne kadar yeniledi, ama bu sefer yeniler mi bilmiyorum. Çünkü bu diğerlerinden farklı.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Mehmet Hakan Erçetin
Sosyal Medya Yöneticisi

Eğer Dünya dışı varlıklar (UFO) varsa bu olasılık zor tabii! Yada gezegenimize çok büyük bir meteor çarpıp yörüngeden çıkartırsa neden böyle bir olasılık olmasın? Dünya her yıl yanlış hatırlamıyorsam milimlerle ifade edilse de güneşe yaklaşıyordu ve global ısınma her yıl daha fazla doğal yaşamı tehdit eder halde... Tatlı su kaynakları ve tarım alanları da hızla tükenmekte. Bence insanoğlunun önce kendi türünü kendisinin de yok etmesi büyük bir olasılık. Şimdi gelelim sorunuza! Bence şartlar ne kadar olumsuz olursa olsun yaşam yeniden filizlenecektir.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close