İçerikler - Sayfa 721

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Ornitorenklerin ve Dikenli Karıncayiyenlerin (Ekidna) Genom Dizileri, Bu Tuhaf Canlıları Biraz Daha Anlamamızı Sağlıyor!
MakaleOrnitorenklerin ve Dikenli Karıncayiyenlerin (Ekidna) Genom Dizileri, Bu Tuhaf Canlıları Biraz Daha Anlamamızı Sağlıyor!

Tek delikliler (Monotremata), keseli ve plasentalı memelilerin (therianların) günümüzde var olan tek dış grubudur ve bizlere memeli evrimiyle ilgili önemli bilgiler sağlarlar. Bir grup bilim insanı, her ikisi de yumurtlayan memeli soyuna ait olan ornitorengin (Ornithorhynchus anatinus) ve kısa gagalı dikenli karıncayiyenin (Tachyglossus aculeatus ya da kısaca, "ekidna") genomunu sekansladı, analiz etti ve tavuklar, insanlar, fareler, kertenkeleler ve Tasmanya canavarları ile karşılaştırdı. Sonuçları içeren makale, Nature dergisinde yayınlandı.[1] Makale yazarlarından biri olan Profesör Guojie Zhang, şöyle diyor:

Ornitorengin en ilginç özelliklerinden biri, yumurtladığı halde yavrularını besleyebildiği meme benzeri bezlerinin olması ve yavrularını ter sıvısı ile beslemesidir.

17
Paylaş
Köpeklerin Evcilleştirilmesi, Paleo İnsanlarının Orijinal Paleo Diyetini Sindirememesi Sebebiyle Başlamış Olabilir!
MakaleKöpeklerin Evcilleştirilmesi, Paleo İnsanlarının Orijinal Paleo Diyetini Sindirememesi Sebebiyle Başlamış Olabilir!

İlk insanların, köpekleri en yakın arkadaşları olarak evcilleştirmesinin sebebini anlamak kolaydır. Evcil köpekler, avcılara ve yabancılara karşı koruma sağlayabilir, malzeme taşıyabilir, kızak çekebilir ve soğuk gecelerde sıcaklık sağlayabilir. Fakat bu avantajlar, evcilleşmeden sonra gelir. Yüz yıldan fazladır süregelen araştırmalara rağmen bilim insanları, evcilleştirme işlemini ilk olarak neyin tetiklediğini anlamakta zorluk çekiyorlar.

Scientific Reports dergisinde yayınlanan yeni bir teori, omnivor sindirim sistemleri çok fazla protein tüketimini önleyen avcı-toplayıcıların artan etleri kurtlarla paylaşma ihtimali olduğunu öne sürüyor.[1] O artıklar, evcilleştirmeye yönelik ilk adımı başlatmış olabilir.Finlandiya Gıda Kurumu'nda kıdemli bir araştırmacı ve Finlandiya Doğa Tarihi Müzesi'nde misafir akademisyen olan baş yazar Maria Lahtinen şöyle diyor:

35
Paylaş
Beynimiz, Gerçek Olan ile Olası Olanı Birbirinden Nasıl Ayırır?
MakaleBeynimiz, Gerçek Olan ile Olası Olanı Birbirinden Nasıl Ayırır?

Sinirbilimcilerden oluşan bir ekip, beyinlerimizin gerçekleri ifade eden kelimelere, olasılıkları ifade eden kelimelerden farklı tepki verdiklerini buldu.[1] Çalışmaları, kelime seçiminin gerçek olanla sadece mümkün olan arasında nasıl ayrım yaptığımıza dair yeni bilgiler sunuyor. NYU Dilbilim Bölümü ve Psikoloji Bölümü'nde profesör olan aynı zamanda eNeuro dergisinde yer alan makalenin kıdemli yazarı Liina Pylkkanen şöyle açıklıyor:

NYU Abu Dabi Enstitüsü'nün bir parçası olan Pylkkanen ise şöyle söylüyor:

38
Paylaş
Feed image
Makale

Antibesinler; vücudun kalsiyum, demir, potasyum, magnezyum gibi temel besinleri emme veya kullanma kabiliyetini azaltan glukozinolat gibi herhangi bir bileşiği ifade etmek için kullanılan bilimsel bir terimdir. Bu terim, son dönemde çeşitli web siteleri, bloglar ve kitaplarda da sıkça yer almaya başladı. Ancak beslenme uzmanları, ismin yanlış algılara sebep olabileceğini ve bu maddelerin kötü şöhretlerini hak etmediğini söylüyorlar.

Antibesinler, bitkilerde; böceklere, parazitlere, bakterilere ve mantarlara karşı bir savunma mekanizması olarak evrimleşmiştir. Örneğin, bazı antibesinler, bir yiyeceğe acı tat vererek hayvanların onu yemesini engelleyebilir. Bazı antibesinler ise, yenen tohumların sindirimini engeller. Sindirilmemiş tohumlar, hayvanın dışkısından doğaya dağılır ve bu sayede yeni bitkiler çoğalmaya devam eder. Bu hayatta kalma taktiklerinin her ikisi de bitki türlerinin büyümesine ve yayılmasına yardımcı olur.

28
Paylaş
Yeni Koronavürüs Varyantı Okulların Riskini Arttırıyor mu?
MakaleYeni Koronavürüs Varyantı Okulların Riskini Arttırıyor mu?

Birçok ülke pandemi sürecinde kapanan okullarını Ağustos ayından itibaren açmaya başladı. Mevcut COVID-19 koşullarında bu durum gerçekleşse de yeni koronavirüs varyantının ortaya çıkmasıyla birlikte tedirginlik yeniden arttı. Yeni varyantın ortaya çıkmasından sonra, okulları açık tutma konusunda son ana kadar direnen ve uygulanan kısıtlamalara rağmen eğitime devam eden ülkeler de okullarını kapatmak zorunda kaldı. Çünkü veriler, çocuklardaki bulaşma hızının da gittikçe arttığını gösteriyordu. Bu bağlamda hükümetler daha fazla riski göze alamamış olacaklar ki okullarda tam kapanmaya kadar gittiler. Yeni varyantın bu yayılıma etkisi olduğu çok açık; fakat daha önce okullarda durum nasıldı? Yeni varyant, okulların tekrar açılmasını geciktirecek mi?

Okulların kapalı tutulmasının birçok olumsuz etkisi mevcuttur. Bunların en önemlisi, yeni nesillere tam olarak eğitim verilememesi durumunda ileriki yıllarda doğabilecek kayıplardır. Bunun yanında daha küçük yaştaki öğrencilerin fiziksel aktivitelerden mahrum kalmaları halinde bazı olumsuzluklar yaşayacakları da bilimsel veriler ışığında biliniyordu. Diğer bir olumsuzluk ise ekonomik kayıplardır. Yani okulların kapalı tutulması sadece öğretmen, veli ve öğrenciyi değil, birçok meslek dalını da olumsuz etkileyecek, bundan ülke ekonomisi de payını alacaktır. Bu olumsuzlukları dikkate alan ülkeler, kurallara olabildiğince uyarak okulları 2020 yaz/sonbahar dönemlerinde kademeli veya tam olarak açmaya başlamıştı. Bu konuda bir risk/fayda analizini buradan okuyabilirsiniz.

12
Paylaş