Gece Modu

Bu yazı, Mental Floss isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Günümüzde pantolonlar giyim kuşamın olmazsa olmaz parçaları. Ancak türümüzün tarihini düşünecek olursak, iki bacağımızı birden tamamen saracak ve kapatacak bu "pantolon" adı verilen icadı sürekli kullanmıyorduk. Atalarımız vücutlarını yüzyıllarca bezler, tünikler, cüppeler ve bornozlar gibi giysilerle örttüler. Ama günün birinde birisi, bir etek gibi bacaklarımızı dışarıdan saran ve havalanmaya meyilli olan bu kıyafetlerden bıktı ve bugün "pantolon" olarak bildiğimiz, iki bacağı ayrı ayrı saran giysiyi üretti. Ama ne zaman? 

Güncel bir arkeolojik çalışma bu soruya cevap veriyor olabilir. Berlin'de bulunan Alman Arkeoloji Enstitüsü'nden Ulrike Beck ve Mayke Wagner isimli arkeologlar, Çin'in Xinjiang bölgesinde iki antik mezar ortaya çıkardılar. Mezarlara gömülü kişilerin ikisinde de, iyi bir şekilde korunmuş yün pantolonların izlerine rastlandı. Radyokarbon tarihleme yöntemi kullanılarak bu kişilerin (dolayısıyla pantolonların) yaşı 3000 ila 3300 yıl öncesine tarihlendi. Böylece bu iki çift pantolon, insanlık tarihinde bilinen en eski pantolonlar olarak tarihe geçti!

Bu tarihi dönem, Orta Asya'da göçebe yaylacılık olarak bilinen bir döneme denk geliyor. Bu zaman diliminde yaşayan göçebeler, sürülerini uçsuz bucaksız arazilerde sürerlerdi ve bu sürüleri at sırtında takip ederlerdi. Muhtemelen tünikler ve cüppeler bu iş için çok kullanışlı ve rahat değildi. Özellikle uzun, sarsıntılı yolculuklarda sıkıntılar çıkarıyordu. Dolayısıyla bu antik insanlar girişimciliklerini konuşturdular ve pantolonları icat ettiler! Beck ve Wagner makalelerinde şöyle yazıyor:

İki taraflı alt vücut giysilerinin icadı, at sırtında seyahat edilen, silah aletlerinin taşındığı ve daha yüksek hareket kabiliyeti gerektiren bir döneme denk gelmektedir.

İkilinin düşüncesine göre pantolonlar, bacakları dümdüz ve ayrı ayrı sardığı ve bacak arası bölgesinde geniş bir koruma sağladığı için at sırtında hareket etmeyi kolaylaştırıyordu. O dönemlerde icat edilen bu pantolonlar, günümüze daha yakın olan geçmişte at sırtında hayatlarını geçiren insanlar için özel olarak üretilen pantolonların atası olmuş oldu. Mezarlardan bu pantolonlar haricinde kırbaçlar, dizginler ve at kuyrukları da çıkarıldı.

Doğu Asya Araştırmaları Merkezi'nde Çin Dili ve Edebiyatı profesörü olan Victor Mair, Tarim Havzası'ndaki göçebelerin günümüzden 3400 yıl kadar önce at binmeye başladığını düşünüyor. Bu havza, pantolonların bulunduğu Xinjiang bölgesinde yer alıyor. Mair, daha önceden aynı bölgeden çıkarılan bir mumya üzerinde araştırma yürüterek, 2600 yıllık bir pantolonu tespit etmişti. Bu pantolon, burada sözünü ettiğimiz yeni keşfe kadar keşfedilmiş olan en eski pantolondu.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/04/2020 09:26:09 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3399

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Başkalarıyla paylaşılmayan bir düşünce solmaya mahkumdur. Düşünceler, paylaşıldıkça büyür.”
Lowell Fillmore
İnsan Zekasının Evrimi: Neden Sadece İnsanın Beyni Bu Kadar Evrimleşmiştir?
Geri Bildirim Gönder