Vilnius hackathon'unda eski çevirmeli telefonla uğraşırken kafam iyice karıştı. 48 saatte tek satır kod yazmadan projeyi bitirdik. Eskiden parmaklar şişene kadar kod yazardık, şimdi bütüncül sistem tasarımına odaklanıyoruz.
Yazılım tarafı artık o kadar "çözüldü" ki, AI ve hazır komponentlerle bir web uygulamasını hayata geçirmek sıradanlaştı. Bu durum, zihinsel RAM'imizi donanımla oynamaya, fiziksel dünyayla bambaşka etkileşimler kurmaya ayırmamızı sağlıyor.
Hackathon'ların moonshot'ları artık saçma sapan, iş modeli olmayan ama insanı 'bu ne yahu' dedirten, tel yığınlarıyla örülmüş, frankeştayn donanımlı projeler olmalı. Game Boy'dan Bloomberg terminali yapmak gibi. Yoksa sadece bir web app geliştirmek... E o da ne bileyim, 2 yıl öncesinin ortalama işi gibi geliyor artık.