Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
2,500 ATP Ödüllü Soru: ASCAP J1832 sinyalleri neye ait? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Kanıt Nedir, Sadece Bilimsel mi Demek, Bilimsel Kanıtı Tek Ölçü Sayan Din Karşıtları, Dini ve Felsefi Kanıtların da Bilgi Ürettiğini Neden Görmezden Geliyor? Hemen cevapla! Ali Deliorman'ın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
İnceleme Yaz

Sergüzeşt

Kitap
1887
EA Puanı
Puanlanmadı
Senin Puanın
Puan Ver
Tanıtım
Samipaşazade Sezai’nin ünlü romanı Sergüzeşt, Kafkasya’dan kaçırılıp İstanbul’daki konaklara satılan Dilber adındaki küçük bir cariyenin dramatik ve hüzünlü hayatını konu alır. Gittiği evlerde ağır işlere zorlanan ve sürekli eziyet gören Dilber, büyüdüğünde satıldığı son konakta evin Avrupa'da eğitim görmüş ressam oğlu Celal ile birbirlerine aşık olurlar. Ancak sınıfsal farklılıklar ve kölelik kurumu nedeniyle bu aşka karşı çıkan Celal’in ailesi, Dilber’i gizlice Mısır’daki bir zalime satarak aşıkları birbirinden ayırır. Mısır'da kapatıldığı esir evinde daha da büyük acılar çeken genç kız, kendisini kurtarmak isteyen fedakar bir harem ağasının yardımıyla kaçmayı başarsa da çaresizlik içinde nehre atlayarak hayatına son verir. Roman, dönemin en büyük toplumsal yaralarından biri olan esaret ve kölelik ticaretini insani boyutuyla eleştirerek özgürlüğün değerini gözler önüne serer.
Samipaşazade Sezai’nin ünlü romanı Sergüzeşt, Kafkasya’dan kaçırılıp İstanbul’daki konaklara satılan Dilber adındaki küçük bir cariyenin dramatik ve hüzünlü hayatını konu alır. Gittiği evlerde ağır işlere zorlanan ve sürekli eziyet gören Dilber, büyüdüğünde satıldığı son konakta evin Avrupa'da eğitim görmüş ressam oğlu Celal ile birbirlerine aşık o ... Daha fazla göster
Yazar
Samipaşazade Sezai
Derleyen
Salih Bora
Dili
Türkçe
Orijinal Dili
İngilizce (English)
Orijinal Başlık
Sergüzeşt
Yayınlanma Tarihi
01 Ocak 1887
Yayınevi
Çınar Yayınları \/ Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Son Baskı Sayısı
15
Eser Hakkında Daha Fazla Bilgi
Sayfa Sayısı 96
ISBN-13 978-6-0529-5889-6
Boyutları 12,5 x 20,5 cm
Son Baskı Tarihi 2025-01-01
Cilt Ciltsiz
Yazar Hakkında
Samipaşazade Sezai (1859-1936)
İstanbul'da doğan Sezai'nin çocukluk ve ilkgençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa'nın Taşkasap'taki büyük konağında geçer. Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına, yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır. Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır. Özel hocalardan Arapça, Farsça ve Fransızca dersleri alır. Gençlik yıllarında oldukça etkilendiği Namık Kemal ve yakın dostu Abdülhak Hamit'in yenilikçi düşüncelerini benimseyen Sezai, 1880'de Londra Sefareti'ne ikinci kâtip olarak atanır. Burada Batı edebiyatını, özellikle Shakespeare'in eserlerini inceleme imkânı bulur. Londra'da geçirdiği bu zaman onun düşünce dünyasını ve edebi ufkunu genişletir. 1901'e kadar İstanbul'da Hariciye Nezareti'nde muavinlik görevini sürdürür. İstanbul'da geçirdiği 1886-1901 yıllarında Sergüzeşt'i, Küçük Şeyler'i ve Rumûzü'l-Edeb'i yayımlar. İstanbul'un alafranga dünyasına yönelik ilk köklü saptamalar onun eserlerinde belirir. Sergüzeşt'te esirlik ve özgürlük kavramlarını işlemesi hükümetin takip çemberine girmesine neden olur ve 1901'de Paris'e kaçar, burada Jön Türkler'e katılır.
Samipaşazade Sezai (1859-1936) İstanbul'da doğan Sezai'nin çocukluk ve ilkgençlik yılları Maarif nazırlığı da yapmış olan babası Sami Paşa'nın Taşkasap'taki büyük konağında geçer. Bu konak dönemin meşhur fikir adamlarına, yazar ve şairlerine ev sahipliği yapan önemli bir buluşma noktasıdır. Sezai burada pek çok yazar ve şairle tanışır. Özel ... Daha fazla göster
Özet
"Sergüzeşt'i genç, gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz. Aldanmayacağınızı ümit ederiz." -Mizancı Murat

Küçük Şeyler'le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai'nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt, gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimizde bir dönüşümün habercisi kabul edilir.

Henüz çocuk yaşta Kafkasya'dan getirilip İstanbul'da satılan Dilber'in macerasını XIX. yüzyıl sonu Osmanlı'sında Hâlâ sürmekte olan insan ticaretinin birey ve toplum hayatında yol açtığı yıkım üzerinden ustaca anlatan yazar, devrinin sosyo-kültürel yapısına da ışık tutar.

Günümüz okuruna yüz elli yıl öncesinden etkileyici sahneler sunan Serüzeşt'in, yıllar geçtikçe daha çok okunup beğenileceğini umuyoruz.
"Sergüzeşt'i genç, gayretli ve maharetli bir mimarın tecrübe sahibi olmadan önce inşa ettiği bir binaya benzetiniz. Aldanmayacağınızı ümit ederiz." -Mizancı Murat Küçük Şeyler'le edebiyatımıza yeni bir soluk getiren Samipaşazade Sezai'nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt, gerek kurgusu gerekse anlatımıyla edebiyat tarihimiz ... Daha fazla göster
Tüm Reklamları Kapat
Kişiler
İnceleme Yaz
İncelemeler (1)
Alıntılar (2)
Gönderiler (0)
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
228.4K UP
İnceleyen 3 hafta önce
Merhaba
İlk ise yıllarımda okuduğum bir kitaptı. Sergüzeşt, Türk Edebiyatına batı tarzını getiren yazarlardan Samipaşazade Sezai‘nin roman türündeki tek eseridir. 1888 yılında yayınlanan eser, realizm akımının etkisinde yazılmıştır ancak dönemin romantizm etkisini de barındırır.

Samipaşazade Sezai (1859–1936), Türk edebiyatında özellikle realist ve toplumsal yönü güçlü eserleriyle tanınan önemli bir yazar, diplomat ve devlet adamıdır. En çok, Osmanlı edebiyatının ilk gerçekçi sosyal romanlarından biri kabul edilen Sergüzeşt adlı eseriyle bilinir.

Sergüzeşt, ilk olarak 1887 yılında Kitapçı Arakel tarafından yayınlandı. Dönemin otoriter yönetiminin gölgesinde, Samipaşazade Sezai’nin otosansürü fark ediliyordu. Bu sansüre rağmen saray için yenilikçi ve dikkat edilmesi gereken bir yazar olarak mimlendi. Saray tarafından sıkı bir takibe alınmasının ardından, 1901 yılında Paris’e kaçtı ve Jön Türkler’e katıldı.(Jön Türkler, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde meşrutiyet rejimini yeniden getirmek ve devleti dağılmaktan kurtarmak amacıyla örgütlenen muhalif aydın, asker ve bürokratlardan oluşan siyasi bir harekettir.)

Roman, edebiyatımızdaki romantizmden realizme geçiş döneminin sembol eseri olarak kabul edilmektedir. Edebi yönünün dışında, ele aldığı konu itibariyle de dönemi için yenilikçi ve dikkat çekici bir eserdir. Dilber isimli esir bir kızın yaşam hikayesi üzerinden, Osmanlı toplumundaki esir ticaretini yansıtır. 19. yüzyılda halen sürmekte olan bu ticaretin, bireylerde ve toplumda yol açtığı yıkıma dikkat çeker. Roman, Batum’dan gelen ve Tophane’ye yanaşan bir vapurdaki esirlerden bazılarının, sandallarda bekleyen esirciler tarafından satın alınmalarını anlatarak başlar. Hacı Ömer isimli bir esirci, ticaret yapmak üzere ikisi on altı on yedi yaşlarında, üçüncüsü ise dokuz yaşında üç esir alır. Oldukça zayıf olan bu küçük kıza, satıldığı ilk evde Dilber adı verilir. Oldukça zalim bir hanıma hizmet eden Dilber, küçük yaşına rağmen büyük eziyetlerle karşılaşır. Sonunda bir gece dayanamayarak kaçar ancak bu onun kurtuluşu değildir. Dilber’in İstanbul’dan Mısır’a uzanan esirlik macerasının yalnızca başlangıcıdır. Yazar, romanda sadece Dilber’in yaşamını değil, zaman zaman onun karşılaştığı kişileri de okuyucuya aktarır.

Sergüzeşt, benim için sadece eski bir edebiyat metni olmadı insanın içini burkan, zaman geçse de bazı acıların değişmediğini hissettiren bir roman. Kitabı okurken insan bir yandan “Ne kadar eski bir hikaye” diye düşünüyor, bir yandan da şaşırtıcı şekilde bugüne benzeyen duygularla karşılaşıyor: güçsüzlük, yalnızlık, ait olamama ve özgürlük özlemi. Özellikle Dilber’in hikayesi insanın içine sessiz bir hüzün bırakıyor.

Kişisel olarak kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, Dilber’in yalnızca bir karakter gibi değil, gerçekten yaşamış bir insan gibi hissettirmesiydi. Küçük yaşta Kafkasya’dan koparılıp köle olarak satılan bir çocuğun, sevgiye ve aidiyete duyduğu ihtiyaç o kadar gerçek anlatılıyor ki bazen insan kitabı bırakıp düşünmek istiyor: Bir insanın hayatı, doğduğu yer ve içine düştüğü şartlar yüzünden ne kadar değişebilir? En acısı da Dilber’in çoğu zaman kendi hayatı üzerinde söz hakkının olmaması. Sezai burada yalnızca bir aşk hikayesi anlatmıyor; insanın insan üzerindeki tahakkümünü, sınıf ayrımını ve kadınların toplumdaki kırılgan yerini de gösteriyor.

Bana göre kitabın en güçlü yanı, okuru büyük olaylarla değil küçük kırgınlıklarla etkilemesi. Çünkü bazen bir insanın sessizce üzülmesi, bağırıp çağırmasından daha ağır gelir. En acısı bu değil mi zaten.Hangimiz zaman zaman bu duyguları hissetmiyor ki? Dilber’in yaşadığı yalnızlık da tam olarak böyle bir şey. Okurken insan ister istemez “Bir insan biraz sevgi görseydi hayatı değişir miydi?” diye düşünüyor.

Şunu da itiraf etmem lazım lise yıllarımda ilk okumamda toplumsal gerçekliğini anlayamadığım ve kavrayamadığım bir kitaptı. Yetişkinlik dönemimde okuduğumda derinliğini anladığım bir bir eser oldu.
Kitap insana şu duyguyu bırakıyor. İnsan yalnızca zincirlerle değil, toplumun kurallarıyla da esir olabilir. Sergüzeşt, eski bir roman olmasına rağmen özgürlük, insan onuru ve merhamet üzerine bugün bile düşündüren güçlü bir eser. Bitirdiğimde içimde kalan duygu bir hüzündü ve daha fazlası...
9
4 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İnceleme Göster
Eseri Ekleyen
İlker Kara
@ilkerkara508
İnceleme Yaz
Tavsiyelere Git
Tüm Eserlere Git
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"...yine de dönüyor."
Galileo Galilei
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)