'The Birth Reborn' adlı uzun metrajlı film; günümüz biliminin ortaya koydukları ve tavsiye ettiklerinin aksine, endişe verici sayıdaki sezaryenler ya da travmatik ve gereksiz müdahaleler içeren doğumların belirlediği dünyadaki vahim obstetrik tabloyu gözler önüne seriyor. Bu durumun perinatal, psikolojik, sosyal, antropolojik ve finansal açıdan ciddi sonuçları bulunuyor. Film; alanında önde gelen uzmanların aktardıkları ve en güncel bilimsel keşifler aracılığıyla mevcut obstetrik modeli sorgularken, 21. yüzyılın yeni paradigması ile yalnızca doğum sürecinin belirli koşullarında salgılanan ve 'aşk hormonu' olarak adlandırılan hormonlardan yoksun doğan bir uygarlığın geleceği üzerine düşünmeye sevk ediyor.
'The Birth Reborn' adlı uzun metrajlı film; günümüz biliminin ortaya koydukları ve tavsiye ettiklerinin aksine, endişe verici sayıdaki sezaryenler ya da travmatik ve gereksiz müdahaleler içeren doğumların belirlediği dünyadaki vahim obstetrik tabloyu gözler önüne seriyor. Bu durumun perinatal, psikolojik, sosyal, antropolojik ve finansal açıdan cid
... Daha fazla göster