Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
İnceleme Yaz

Milena'ya Mektuplar (Briefe an Milena)

Milena'ya Mektuplar
Kitap
1952
EA Puanı
9.0 10
4 Kişi
Senin Puanın
Puan Ver
Tanıtım
Franz Kafka, Prag'da bir dost meclisinde tanıştığı gazeteci Milena Jesenská'dan öykülerini Çekçe'ye çevirmesini ister. Kafka ile Milena'nın yollarını kesişmesine neden olan bu dilek, bir ilişkinin başlangıcı, Milena'ya Mektuplar başlığı altında toplanan bu yazışmalarsa kısıtlı bir iletişimin tek aracı olacaktır.
Milena'ya Mektuplar eşi benzeri olmayan bir kitap, mektuplara örülmüş bir aşk romanıdır. Kafka'nın Milena'ya Nisan 1920 tarihli ilk mektubunda yağmurlu bir günden söz ederek deyiş yerindeyse bir roman tadında başlattığı bu yazışmalar, yazarın ölümünden kısa bir süre öncesine değin süregiderken, ümitsizliğin, çaresizliğin ve tıkanışın anlatımına dönüşür. Çünkü Kafka'nın da dediği üzere, "Mektup yazmak, hayaletlerin önünde soyunmak demektir, ki onlar da aç kurtlar gibi bunu bekler zaten. Yazıya dökülen öpücükler yerlerine ulaşmaz, hayaletler yolda içip bitirir onları."
Franz Kafka, Prag'da bir dost meclisinde tanıştığı gazeteci Milena Jesenská'dan öykülerini Çekçe'ye çevirmesini ister. Kafka ile Milena'nın yollarını kesişmesine neden olan bu dilek, bir ilişkinin başlangıcı, Milena'ya Mektuplar başlığı altında toplanan bu yazışmalarsa kısıtlı bir iletişimin tek aracı olacaktır. Milena'ya Mektuplar eşi benze ... Daha fazla göster
Yazar
Franz Kafka
Dili
Türkçe
Orijinal Dili
Almanca (Deutsch)
Orijinal Başlık
Briefe an Milena
Yayınlanma Tarihi
01 Ocak 1952
Yayınevi
Can Yayınları
Eser Hakkında Daha Fazla Bilgi
Sayfa Sayısı 400
ISBN-10 9-750-71110-6
ISBN-13 978-9-7507-1110-7
Boyutları 12,5 x 19,5 cm
Cilt Ciltsiz
Yazar Hakkında
FRANZ KAFKA, 1883’te Prag’da doğdu. Kafka’nın ailesiyle olan ilişkisi,
Yahudi asıllı oluşu, içinde yaşadığı toplum ve siyasal ortam, çevresine
yabancılaşmasını kolaylaştırdı. 1906’da hukuk doktorasını tamamlayan
Kafka’nın ilk yapıtları Bir Kavganın Tasviri ve Taşrada Düğün Hazırlıkları,
1912’den önce yayımlandı. 1912’den başlayarak Dönüşüm, Amerika,
Dava adlı başyapıtları birbirini izledi. Ceza Kolonisinde adlı öyküsü –suç
sorununu işlemesi açısından– Dava’yla ilişkiliydi. Vereme yakalanan
Kafka, 1924’te Viyana yakınlarındaki Kierling Sanatoryumu’nda öldü ve
Prag’da toprağa verildi. Şato adlı son romanı yarım kalan Kafka, yapıtlarında çağımız insanının korkularını, yalnızlığını, kendi kendine yabancılaşmasını ve çevresiyle iletişimsizliğini dile getirdi. Tüm yapıtlarının
yakılmasını vasiyet etmiş olsa da, dostu Max Brod bu isteğini yerine
getirmedi ve onun eserini 20. yüzyıl edebiyat tarihine kazandırdı.
FRANZ KAFKA, 1883’te Prag’da doğdu. Kafka’nın ailesiyle olan ilişkisi, Yahudi asıllı oluşu, içinde yaşadığı toplum ve siyasal ortam, çevresine yabancılaşmasını kolaylaştırdı. 1906’da hukuk doktorasını tamamlayan Kafka’nın ilk yapıtları Bir Kavganın Tasviri ve Taşrada Düğün Hazırlıkları, 1912’den önce yayımlandı. 1912’den ... Daha fazla göster
Özet
Milena, öğretmen ve gazeteci olarak görev yapacağı Viyana'ya taşınır. Orada Kafka'nın kısa hikayelerini okur ve ona hikayelerini çevirmek istediğini belirten dostça bir rica mektubu yazar. Masumca başlayan bu mektuplaşmalar, her satırında acı bir özlem ve iz bırakan bir aşkın tohumlarını atar.
Tüm Reklamları Kapat
Kişiler
İnceleme Yaz
İncelemeler (2)
Alıntılar (0)
Gönderiler (0)
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
151.1K UP
İnceleyen 3 hafta önce
Selamlar bu incelemeyi yazarken aklıma sadece Milenaya değil Kafkanın başka iki kadına da yazdığı mektuplar geliyor.Felice Bauer’e 1912–1917 yılları arasında yüzlerce mektup yazdı. Hatta iki kez nişanlanıp iki kez ayrıldılar.Grete Bloch’a (Felice’nin arkadaşı) yazdığı mektuplar vardır, oldukça karmaşık ve dolaylı bir ilişkidir :))) daha çok Milenaya yazdığı Mektupları bilir herkes.

Kafka’nın Milena’ya yazdığı mektuplar, birine yazılmış olmaktan çok, bir yaraya seslenme gibidir. Sanki Milena bir kişi değil de, Kafka’nın kendine en yakın geldiği aynadır. O mektuplarda sevgi vardır ama rahatlatan bir sevgi değil bu; insanı iyileştirmeyen, ama insanın kaçamadığı bir yakınlık.

Kafka Milena’ya âşıkken bile huzurlu değildir. Tam tersine, mektuplar boyunca sürekli bir geri çekilme, bir “gel ama çok da yaklaşma” hâli vardır. Milena’ya duyduğu şey, sevilmekten çok anlaşılma arzusu gibidir. Çünkü Milena onu yazan biri olarak, kırılgan biri olarak, eksik biri olarak görür. Kafka için bu çok tehlikelidir; insanın gerçekten görülmesi kadar korkutucu bir şey yoktur.

Bu mektuplarda Kafka kendini sürekli suçlar. Hasta olduğu için, güçlü olmadığı için, birlikte bir hayat kuramayacağı için. Ama bu suçluluk sahici bir mazeret mi, yoksa hayata karşı duyduğu büyük çekingenliğin bahanesi mi, insan emin olamaz. Milena’ya “sana zarar veririm” derken, aslında “hayata karışırsam dağılırım” demektedir.

En çarpıcı olan şudur , Kafka Milena’ya yakın olmak ister ama yakınlığın sonuçlarından korkar. Mektuplar bu yüzden bir kavuşma hazırlığı değil, bir mesafe koreografisidir. Her cümlede biraz daha açılırken, bir sonraki cümlede geri çekilir. Milena onun için bir ihtimaldir ama aynı zamanda bir uçurumdur.

Kafka’nın edebi sesi bu mektuplarda neredeyse çıplaktır. Romanlarında kurduğu labirentler yoktur; savunma mekanizmaları zayıflamıştır. Dava’daki Josef K. neyse, Milena’ya yazan Kafka da odur: Anlaşılmak ister ama yargılanmaktan korkar. Sevilmek ister ama bunun bedelini ödeyebileceğine inanmaz.

Bu yüzden Milena’ya Mektuplar bir aşk metni değildir; bir var olma sancısıdır. Kafka bu mektuplarla Milena’ya ulaşmaktan çok, kendine dokunur. Ve okur şunu hisseder: Bazı insanlar sevgiyi yaşayamaz, sadece yazar. Bazı aşklar da yaşanmak için değil, insanın kendini tanıması için vardır.

Kafka Milena’ya şunu demek ister gibidir, hiç açıkça söylemeden:
“Beni sevme. Beni anla. Ama çok da yaklaşma. Çünkü ben kendime bile tam yaklaşamıyorum. Kim bilir belki “Bazı insanlara yaklaşamayışımız, onları sevmediğimizden değil; kendimizi o kadar açıkta bırakmaya cesaret edemediğimizdendir.” :)))
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen7 3 hafta önce
Kafka’nın Milena’ya yazdıkları edebi olarak güçlü, insani olarak ise yorucudur. Burada sevgi yok değildir; ama sevgi, karşısındakini taşıyan değil, ona yük olan bir şeye dönüşür. Kafka, Milena’yı sevmekten çok ona tutunur.
Bu yönüyle Milena’ya Mektuplar, Werther’in düzyazı hâlidir; Leylim Leylim’in ise entelektüel akrabasıdır. Üçünde de ortak bir damar vardır: acıdan kimlik üretmek. Bu da beni yine Masumiyet’teki erkeklere götürür acı derinleşir ama insan büyümez.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İnceleme Göster
Eseri Ekleyen
Özgü Erdoğan
@ozgu35
İnceleme Yaz
Tavsiyelere Git
Tüm Eserlere Git
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close