Sergio, hüzün ve çöplerle dolup taşan bembeyaz bir Napoli'de taksi şoförlüğü yapmaktadır. Bardaktan boşanırcasına yağan yağmurun altında yolcularını şehrin dört bir yanına taşırken, on yıl önce Tibet'e gidip bir daha dönmeyen kardeşinin ölümünü kabullenmeye çalışır. Taksiye sırayla binen bir pop şarkıcısı, hayat kırıntıları toplayan bir hurdacı, bir radyo spikeri ve yaşlı bir amca; her biri kendi tarzında, Sergio'nun çok sevdiği kardeşinden bir iz taşımaktadır. Bu kaybın üstesinden gelmeyip sonu gelmez bir koşturmacada kaybolmakta direnen Sergio, anıların ve Budizm'in temel öğretilerinde hastalığıyla mücadele etme gücü bulan Alfredo ile birlikte ürettikleri müziğin ağırlığı altında ezilir. Ebediyen gömüldüğünü sandığı o notalar, yeniden yankılanıp ses bulacakları bir tını tahtası talep edercesine tüm gücüyle geri döner. Ellerini piyanoya koyan Sergio, Alfredo'yu yeniden hisseder; geçmişi şimdiki zamanla buluşturarak bu duyguda kendini yeniden var eder.
Sergio, hüzün ve çöplerle dolup taşan bembeyaz bir Napoli'de taksi şoförlüğü yapmaktadır. Bardaktan boşanırcasına yağan yağmurun altında yolcularını şehrin dört bir yanına taşırken, on yıl önce Tibet'e gidip bir daha dönmeyen kardeşinin ölümünü kabullenmeye çalışır. Taksiye sırayla binen bir pop şarkıcısı, hayat kırıntıları toplayan bir hurdacı, bi
... Daha fazla göster