Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Esat Kudret'in cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
İnceleme Yaz

Kütüphane Kırılgan Bir Tarih

Kitap
2021
EA Puanı
9.0 10
1 Kişi
Senin Puanın
Puan Ver
Tanıtım
Kitapseverler için mükemmel olan bu kitap,
antik dünyadan dijital çağa kütüphanelerin ve onları inşa eden insanların tarihine dair büyüleyici bir araştırma.

Bilinen dünyanın her yerinde şanı olan, özel koleksiyoncular tarafından kıskançlıkla korunan, yüzyıllar boyunca inşa edilen, bir günde yok edilen, altın varak ve fresklerle süslenen veya armut koltuklar ve çocukların çizimleriyle doldurulan kütüphanelerin tarihi zengin, son derece çeşitlilik arz eden ve olaylarla dolu bir tarihtir. Kütüphane'de tarihçiler Andrew Pettegree ve Arthur der Weduwen bize dünyanın büyük koleksiyonlarını şekillendiren antikacıları ve hayırseverleri tanıtıyor, edebi zevklerin yükseliş ve düşüşünün izini sürüyor ve nadir
el yazmalarını elde etmek için işlenen büyük suçları ve kabahatleri ortaya koyuyor. Kitapta yazarlar, koleksiyonların kendileri kırılgan olmasına ve genellikle birkaç on yıl içinde harap olmasına rağmen, her kuşak kütüphane kurumunu yeniden oluşturup baştan yeniden yaratırken, bir fikir olarak kütüphanenin nasıl kayda değer bir ölçüde dirençli kalabildiğini gözler önüne seriyorlar.

Güzel bir dille yazılmış ve derinlemesine bir araştırmanın sonucu olan Kütüphane, kitapseverler, koleksiyoncular ve kütüphane rafları arasında bir kez de olsa mutluluk içinde kaybolmuş herkes için mutlaka okunması gereken bir kitap.
Kitapseverler için mükemmel olan bu kitap, antik dünyadan dijital çağa kütüphanelerin ve onları inşa eden insanların tarihine dair büyüleyici bir araştırma. Bilinen dünyanın her yerinde şanı olan, özel koleksiyoncular tarafından kıskançlıkla korunan, yüzyıllar boyunca inşa edilen, bir günde yok edilen, altın varak ve freskle ... Daha fazla göster
Yazar
Andrew Pettegree Arthur Der Weduwen Tümü
Dili
Türkçe
Orijinal Dili
İngilizce (English)
Yayınlanma Tarihi
09 Kasım 2021
Yayınevi
Yeditepe Yayınları
Eser Hakkında Daha Fazla Bilgi
Sayfa Sayısı 536
ISBN-10 6-258-26083-7
ISBN-13 978-6-2582-6083-0
Boyutları 15,5 x 23 cm
Cilt Ciltsiz
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme Yaz
İncelemeler (2)
Alıntılar (0)
Gönderiler (0)
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
131.3K UP
İnceleyen9 16 Mart
Andrew Pettegree ve Arthur der Weduwen’in birlikte kaleme aldığı “Kütüphane: Kırılgan Bir Tarih”, toplumsal hafıza, siyasal söylem ve kültürel mücadelelerin aynası olan kütüphanelerin uzun soluklu ve çalkantılı tarihine ışık tutuyor. Yazarlar, bu tarihsel serüveni romantize etmekten kaçınarak, kütüphanelerin ihmal, yıkım ve yeniden doğuş döngüsüne dikkat çekiyor.

Kitap, kütüphanelerin dünden bugüne sürekli gelişen kurumlar olmadığını, aksine her kuşağın onları yeniden tanımladığını vurguluyor. Yıkımın ve ihmalin, kurulum kadar doğal olduğu tarihsel bir döngü içinde kütüphaneler zaman zaman tavan aralarında çürümeye bırakılmış, hatta savaş ve siyasi mücadelelerin hedefi haline gelmiştir. Bunun en trajik örneklerinden biri, 1992’de Saraybosna’da Sırp milisler tarafından kasten yakılan Bosna Ulusal Kütüphanesi'dir. Antik dönemden günümüze dek kitapların kaderi, onları barındıran toplumların değer sistemleriyle doğrudan bağlantılıdır.

Kütüphaneler, tarih boyunca bilgi üzerindeki otoritenin bir simgesi olmuştur. Mezopotamya, Mısır ve antik Yunan’daki ilk kütüphaneler yalnızca elitlerin, rahiplerin veya devlet görevlilerinin erişebildiği kapalı hazinelerdi. Bu dönemde bilgi, kamusal değil, korunaklı ve seçici bir güçtü. Kitaplar nadir, emek-yoğun ve pahalı üretildiği için onlara erişmek zordu. Orta Çağ Avrupası’ndaki manastır kütüphanelerinde kitaplar, hırsızlığa bir önlem olarak, masalara ya da raflara zincirle bağlanırdı.

Rönesans’la birlikte artan bireysel merak ve hümanist düşünce, bu zincirlerin çözülmesine zemin hazırladı. Matbaanın icadıyla kitapların çoğalması, onları daha fazla insana ulaştırmayı mümkün kıldı. Raf sistemleri, kataloglar ve alfabetik düzenlemeler bu dönemde ortaya çıktı. Kitap artık yalnızca muhafaza edilmesi gereken bir metin değil, dolaşması ve okunması gereken bir fikir membaı hâline geldi. Üniversite kütüphaneleri kuruldu; ama hâlâ halka inebilmiş değillerdi ve seçkin azınlığa hizmet veriyorlardı.

18. ve 19. yüzyıllarda okuryazarlık oranının artması ve şehirleşmenin hız kazanması, halk kütüphaneleri fikrinin doğmasına yol açtı. Kütüphaneler artık toplumsal sınırlardan bağımsız olarak herkesin ücretsiz erişebileceği kamusal alanlara dönüştü. Bu dönüşümün kökeninde, bireyin zihinsel gelişiminin bir yurttaşlık hakkı olduğu fikri yatıyordu. Elbette ki bu evrim de sancısız olmadı. Seçkin çevreler tarafından halkın ne okuyacağı, nasıl okuyacağı sürekli olarak tartışma konusu oldu. Hatta bugün klasik dediğimiz kimi eserleri “çer çöp” diye nitelendirdiler.

Örneğin, Oxford’daki Bodleian kütüphanesinin kurucusu Sir Thomas Bodley, Shakespeare’in eserlerini kütüphaneye almamıştı. Bunun sebebi ise Shakespeare’in kurgu eserler yazması ve o dönemin bilim dili olan Latinceyi değil, İngilizceyi kullanmasıydı.

Günümüzde ise her şey değişti. Kütüphaneler dijital bilginin, sosyal etkileşimin, yaratıcı üretimin ve demokratik katılımın merkezine yerleşti. Zincirlerle bağlanan kitaplar, yerlerini dijital ekranlara, açık erişimli kaynaklara ve herkesin kendi hikâyesini yazabileceği atölyelere bıraktı. Böylece kütüphaneler, bilginin saklandığı değil; yaşandığı ve paylaşıldığı alanlara dönüşerek, toplumsal belleğin en canlı parçalarından biri olmayı sürdürüyor.

Kitaba dair eleştirmek istediğim konu, kitabın tümüyle Avrupa-Amerika merkezli olması. Doğu medeniyetleri, geçmiş çağlarda Batı'ya nazaran çok daha gelişmiş olmasına rağmen kitap Doğu'ya sadece 1-1,5 sayfa değiniyor. Yani aslında kütüphanenin genel tarihini değil de, kütüphanenin sadece Batı'daki tarihini ele alıyor diyebiliriz kitap için. Bunun dışında, detaylı ve bilgi dolu bir kaynak.

Pettegree ve der Weduwen’in kaleme aldığı bu kitap, bize kütüphanelerin hem kırılgan hem dirençli yapısını hatırlatırken, aynı zamanda bu kurumların geleceği için nasıl daha bilinçli adımlar atmamız gerektiğini de söylüyor. Her kitap gibi, her kütüphane de onu kullanan, onu yaşatan insanların varlığıyla anlam buluyor.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
234.6K UP
İnceleyen 1 hafta önce
Merhaba
Sizin paylaşımınızdan sonra okudum kiatabı.insanlığın hafızasına tutulmuş bir ayna gibi Andrew Pettegree ve Arthur der Weduwen'in Kütüphane Kırılgan Bir Tarih adlı eseri de tam olarak böyle bir çalışmadır. Yazarlar, kütüphaneleri yalnızca kitapların saklandığı sessiz mekanlar olarak değil, uygarlığın belleğini taşıyan canlı organizmalar olarak ele alırlar. Bu nedenle eser, bir kütüphane tarihinden çok, insanlığın bilgiyi koruma ve geleceğe aktarma mücadelesinin hikâyesidir.

Kitap, Mezopotamya'nın kil tabletlerinden başlayarak İskenderiye Kütüphanesi'ne, Orta Çağ manastırlarından modern ulusal kütüphanelere kadar uzanan geniş bir tarihsel yolculuk sunar. Ancak yazarların asıl başarısı, bu yolculuğu yalnızca kurumların tarihi olarak anlatmamakta yatar. Her kütüphanenin arkasında savaşların, yangınların, siyasi mücadelelerin, iktidar çatışmalarının ve insan tutkularının bulunduğunu gösterirler. Böylece okuyucu, bilgi tarihinin aslında ne kadar kırılgan bir zeminde yükseldiğini fark eder.

Eserin merkezinde yer alan "kırılganlık" kavramı son derece etkileyicidir. İnsanlık, yüzyıllar boyunca bilgiyi korumak için sayısız kütüphane inşa etmiş; fakat aynı zamanda savaşlar, fanatizm, ihmal ve doğal afetler nedeniyle bu birikimin önemli bir kısmını da yok etmiştir. Kitap boyunca hissedilen temel duygu, uygarlığın hafızasının sandığımız kadar kalıcı olmadığıdır. Bir yangın, bir işgal ya da siyasi bir karar, yüzyılların bilgisini birkaç gün içinde ortadan kaldırabilir.

Yazarların anlatımı akademik olmasına rağmen son derece akıcıdır. Tarihsel olaylar kuru bir kronoloji halinde verilmez; aksine, kitapların peşine düşen koleksiyoncular, bilgiyi korumaya çalışan kütüphaneciler ve kültürel mirası kurtarmaya çalışan insanlar üzerinden anlatılır. Bu yaklaşım, esere güçlü bir insani boyut kazandırır. Okuyucu yalnızca kurumları değil, bilgiyi yaşatmaya çalışan insanları da tanır.

Edebi açıdan bakıldığında eser, bir medeniyet elegisi niteliği taşır. Her kaybolan el yazması, her yanan kütüphane ve her yok edilen arşiv, insanlığın ortak hafızasında açılmış bir yara olarak karşımıza çıkar. Bu nedenle kitap, yalnızca geçmişe ilişkin bir anlatı değil, aynı zamanda günümüz için de bir uyarıdır. Dijital çağda bilginin sonsuza dek korunacağına dair iyimser inancı sorgular ve hafızanın korunmasının sürekli bir çaba gerektirdiğini hatırlatır.

Kütüphane Kırılgan Bir Tarih, kitapları sevenler için olduğu kadar tarih, kültür ve uygarlık üzerine düşünen herkes için değerli bir eserdir. Pettegree ve der Weduwen, kütüphanelerin raflarında duran kitapların aslında insanlığın umutlarını, korkularını ve deneyimlerini taşıdığını gösterir.

Eseri bitirdiğinizde bir kütüphaneye artık yalnızca kitapların bulunduğu bir bina olarak değil, yüzyılların emeğiyle oluşturulmuş ve her an kaybedilebilecek kadar kırılgan bir hafıza mekanı olarak bakmaya başlarsınız.

“Kütüphaneler yalnızca geçmişi saklamaz; insanlığın geleceğe dair umutlarını da muhafaza eder. Bu yüzden her kütüphane, aslında unutulmaya karşı verilmiş sessiz bir mücadeledir.''

Paylaşımınız ve kitabı okumama sebep olduğunuz için teşekkür ederim.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İnceleme Göster
Eseri Ekleyen
Gizem Çetin
@acimatriyarka
İnceleme Yaz
Tavsiyelere Git
Tüm Eserlere Git
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Omuzlarının üzerinde duran şey bilinen evrendeki en karmaşık nesnedir."
Michio Kaku
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)