1980'lerde Keith Haring, New York şehir merkezinin galeriler ve gece kulüpleriyle dolu sanat ortamında çığır açtı. Hem asi hem de dahi bir karaktere sahip olan sanatçı, sanat dünyasının hem içinde hem de dışında var olmayı seçti. Şehrin grafiti kültüründen ilham alarak New York'un metrolarını, brandalarını ve duvarlarını kendi tuvaline dönüştürdü. Bu uzun metrajlı belgesel; çarpıcı arşiv görüntülerini ve enerjik müzikleri, Haring'e dair içten ve samimi birinci el tanıklıklarla harmanlayarak 1980'lerin toplumsal, kültürel ve siyasi karşı devrimi boyunca tükenmek bilmeyen bir enerjiyle yaşayan ve üreten bir sanatçının sıra dışı serüvenini aktarıyor.
1980'lerde Keith Haring, New York şehir merkezinin galeriler ve gece kulüpleriyle dolu sanat ortamında çığır açtı. Hem asi hem de dahi bir karaktere sahip olan sanatçı, sanat dünyasının hem içinde hem de dışında var olmayı seçti. Şehrin grafiti kültüründen ilham alarak New York'un metrolarını, brandalarını ve duvarlarını kendi tuvaline dönüştürdü.
... Daha fazla göster