Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
10,000 ATP Ödüllü Soru: Geçmişi hatırlamak ve düşünmek insana özgü müdür, diğer canlılarda geçmişi düşünebilir mi? Hemen cevapla!
İnceleme Yaz

İstanbul Hatırası

Kitap
2010
EA Puanı
10.0 10
1 Kişi
Senin Puanın
Puan Ver
Tanıtım
Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven...

Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset, Avuçlarında antik bir pere.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekân. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi…

"Şehre bakıyorduk denizden. Sisler içindeydi İstanbul... Sisler içinde deniz... Sisler içinde teknemiz. Sultanahmet'in minareleriydi görülen, Ayasofya'nın kubbesi, Topkapı Sarayı'nın kuleleri. Hiç yağmalanmamış, yıkılmamış, kirletilmemiş gibiydi şehir. Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa, ne varsa görüntüyü çirkinleştiren. Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi... Büyülü bir bulut gibi... Bir masal imgesi gibi... Yeni kurulmuş bir kent gibi... Taze bir başlangıç gibi... Genç, umutlu, güzel...

İstanbul’a bakıyorduk denizden. Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk: Onların gözlerindeki kendi kederimize… Çaresizliğimize bakıyorduk, avuçlarımızda büyüyen zavallılığa, kanımızda filizlenen korkaklığa... Elimizden alman hayata bakıyorduk... Güneşli günlerimize, umut dolu sabahlara, eğlenceli bahar akşamlarına... Sönen anılarımıza bakıyorduk, ölen hayallerimize, yıkılan düşlerimize... Sönen anılarımızı, ölen hayallerimizi, yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize... Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk..."
Byzantion'dan İstanbul'a uzanan, heyecan yüklü bir serüven... Sarayburnu'nda, Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset, Avuçlarında antik bir pere.... Ama ne bu ceset son kurban, ne de bu antik para son sikke... Yedi kurban, yedi hükümdar, yedi sikke, yedi kadim mekân. Ve tek bir gerçek: Bu şehrin gizemli tarihi… ... Daha fazla göster
Yazar
Ahmet Ümit
Dili
Türkçe
Orijinal Dili
Türkçe
Yayınlanma Tarihi
01 Haziran 2010
Yayınevi
Everest Yayınları
Son Baskı Sayısı
12
Eser Hakkında Daha Fazla Bilgi
Sayfa Sayısı 565
ISBN-10 9-752-89745-2
ISBN-13 978-9-7528-9745-8
Boyutları 13,5 x 23 cm
Cilt Ciltsiz
Tüm Reklamları Kapat
Kişiler
İnceleme Yaz
İncelemeler (1)
Alıntılar (0)
Gönderiler (0)
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
220.6K UP
İnceleyen 3 hafta önce
Merhaba
Her kitabını büyük bir heyecanla okuduğum bir yazar. Geçen yıl Ankara'da yayıncı bir arkadaşım sayesinde tanıştığım küçük dev adamdı benim için o .İstanbul Hatırası aslında sadece bir polisiye değil; İstanbul’un hafızasına yazılmış bir ağıt gibi. Ahmet Ümit burada cinayeti bir araç olarak kullanıyor, ama derdi katili bulmaktan çok daha derin. “Bu şehir neyi unuttu?” sorusunu sordurmak.

Roman boyunca Komiser Nevzat’ın peşinden giderken bir yandan da İstanbul’un katman katman geçmişine iniyorsun. Her cinayet, aslında bir döneme açılan kapı gibi; Bizans’tan Osmanlı’ya, oradan bugüne uzanan bir tarih yürüyüşü. Özellikle Yerebatan Sarnıcı gibi mekânlar sadece fon değil, neredeyse romanın karakterleri haline geliyor. İstanbul burada yaşayan bir varlık gibi kırgın, yorgun ama hala büyüleyici.

Dili sade ama etkisi yoğun. Okurken bir yandan “katil kim?” diye merak ediyorsun, ama diğer yandan şehrin uğradığı tahribat, kaybolan değerler, betonlaşma ve unutkanlık içini sıkıştırıyor. Yani klasik polisiye temposu ile kültürel bir hüzün iç içe geçiyor.

En etkileyici taraflarından biri şu roman sana İstanbul’u sevdirmekten çok, ona karşı bir sorumluluk duygusu yüklüyor. Sanki kitap bitince dışarı çıkıp şehre biraz daha dikkatli bakman gerekiyormuş gibi hissediyorsun. Bir köşe başında geçmişin izlerini aramak, eski bir duvara bakarken “burada kimler yaşadı?” diye düşünmek.

Kendi içimde okurken şöyle bir his oluşmuştu. Bu kitap, katili bulduğunda bitmiyor. Asıl mesele, o cinayetlerin arkasındaki nedenleri fark ettiğinde başlıyor. Çünkü Ümit’in ima ettiği şey çok net bazen suç, tek bir insana ait değildir; bir şehrin, hatta bir toplumun yavaş yavaş unutmasıyla büyür.

İstanbul Hatırası polisiye seven için sürükleyici, ama asıl gücünü İstanbul’a yazılmış melankolik bir mektup olmasından alıyor. Okuyup kapattığında aklında katilden çok şehir kalıyor. Bir de sevdiği kadını Evgenia yayı betimleyişi ona olan sevgisini anlatması bir başka güzel sizce de öyle değil mi ?Evgeniayanın hayata bakış açısı ,sevdiği adama desteği ,anlayışı insanın içini ısıtıyor ne güzel :))
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İnceleme Göster
Eseri Ekleyen
İrem Kaplan
@merinalpak
İnceleme Yaz
Tavsiyelere Git
Tüm Eserlere Git
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bir şeye inanmanın tek temeli, hiç kimsenin o inandığın şeyin var olmadığını kanıtlamamış olmasıysa, herhangi bir şeyin gerçek olduğunu iddia edebilirsin."
J. K. Rowling
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)