1940'ların Mississippi kırsalında, beyazlara asla boyun eğmemesiyle tanınan siyahi bir kasabalı olan Lucas Beauchamp, elinde henüz ateşlenmiş bir tabancayla ölü bir beyaz adamın başında bulunur. Cinayet suçlamasıyla derhâl tutuklanıp cezaevine gönderilen Beauchamp, masum olduğunu belirterek kasabanın en tanınmış avukatı Gavin Stevens'tan kendisini savunmasını ister; ancak Stevens bu talebi geri çevirir. Geçmişte Beauchamp'ın yardımını görmüş olan ve onun masumiyetine inanan yerel bir çocuk ise öfkeli bir kalabalığın Beauchamp'ı hapisten çıkarıp linç edeceği fısıltılarını duyunca, Stevens'a davayı üstlenip Beauchamp'ın suçsuzluğunu mahkemede kanıtlaması için yalvarır.
1940'ların Mississippi kırsalında, beyazlara asla boyun eğmemesiyle tanınan siyahi bir kasabalı olan Lucas Beauchamp, elinde henüz ateşlenmiş bir tabancayla ölü bir beyaz adamın başında bulunur. Cinayet suçlamasıyla derhâl tutuklanıp cezaevine gönderilen Beauchamp, masum olduğunu belirterek kasabanın en tanınmış avukatı Gavin Stevens'tan kendisini
... Daha fazla göster