Güneşe Bakmak: Ölümle Yüzleşmek (Staring at the Sun: Overcoming the Terror of Death)
Kitap2008
Tanıtım
İnsanlık tarihinin en evrensel, en kaçınılmaz ve en derin korkularından biri: ölüm. Peki, ölüm gerçeğiyle yüzleşmeden gerçekten yaşayabilir miyiz? Dünyaca ünlü psikiyatrist ve varoluşçu terapist Irvin D. Yalom, Staring at the Sun: Overcoming the Terror of Death adlı kitabında bu zorlayıcı sorunun...
Yazar
Irvin D. Yalom
Dili
Türkçe
Orijinal Dili
İngilizce (English)
Orijinal Başlık
Staring at the Sun: Overcoming the Terror of Death
Yayınlanma Tarihi
01 Ocak 2008
Yayınevi
Jossey‑Bass
Eser Hakkında Daha Fazla Bilgi
| Sayfa Sayısı | 306 |
| ISBN-10 | 0-787-99668-8 |
| ISBN-13 | 978-0-7879-9668-0 |
| Boyutları | 7,90 x 5,18 cm |
| UNSPSC | 55101509 |
| Son Baskı Tarihi | 2009-04-20 |
| Cilt | Ciltli |
Yazar Hakkında
Irvin David Yalom, 13 Haziran 1931’de Washington D.C.’de doğmuş, dünyaca tanınan psikiyatrist, psikoterapist ve varoluşçu psikoterapinin önde gelen isimlerinden biridir. Lisans eğitimini George Washington Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra, tıp eğitimini Boston Üniversitesi’nde aldı. Uzmanlığını psikiyatri alanında yaptı ve uzun yıllar Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde profesör olarak görev aldı.
Yalom’un yaklaşımı, Freud’un klasik psikanalizinden farklı olarak insanın temel varoluşsal kaygılarına odaklanır; ölüm, özgürlük, izolasyon ve anlamsızlık gibi. Bu kaygılar bastırıldığında psikolojik sorunlar ortaya çıkar, ancak onlarla yüzleşmek bireyin özgünleşmesini ve iç huzurunu sağlar.
Hem akademik hem de edebi yönü güçlü bir yazar olan Yalom, varoluşçu psikoterapi üzerine temel eserler yazmıştır. Başlıca kitapları arasında Existential Psychotherapy, The Theory and Practice of Group Psychotherapy, Staring at the Sun ve Creatures of a Day bulunur. Ayrıca felsefi romanlar da kaleme almış; When Nietzsche Wept, The Schopenhauer Cure ve Lying on the Couch gibi eserleriyle psikoterapiyi ve felsefeyi harmanlamıştır.
Kişisel yaşamında edebiyat profesörü eşi Marilyn Yalom ile uzun yıllar evli kalmış, eşinin vefatından sonra ölümle yüzleşmelerini anlattığı A Matter of Death and Life kitabını yazmıştır.
Yalom, terapiyi sadece bir tedavi değil, iki insan arasında otantik bir bağ olarak görür. Varoluşçu psikoterapinin kuramsal temelini atmış, terapistlerin sıcak ve etkileşim içinde olması gerektiğini savunmuştur. Yazıları sade ve etkileyicidir; hem uzmanlara hem de genel okuyucuya hitap eder.
Irvin D. Yalom, psikiyatri, felsefe ve edebiyat alanlarında saygın bir isim olup, eserleri insanın temel varoluşsal sorularıyla yüzleşmeye davet eder.
Yalom’un yaklaşımı, Freud’un klasik psikanalizinden farklı olarak insanın temel varoluşsal kaygılarına odaklanır; ölüm, özgürlük, izolasyon ve anlamsızlık gibi. Bu kaygılar bastırıldığında psikolojik sorunlar ortaya çıkar, ancak onlarla yüzleşmek bireyin özgünleşmesini ve iç huzurunu sağlar.
Hem akademik hem de edebi yönü güçlü bir yazar olan Yalom, varoluşçu psikoterapi üzerine temel eserler yazmıştır. Başlıca kitapları arasında Existential Psychotherapy, The Theory and Practice of Group Psychotherapy, Staring at the Sun ve Creatures of a Day bulunur. Ayrıca felsefi romanlar da kaleme almış; When Nietzsche Wept, The Schopenhauer Cure ve Lying on the Couch gibi eserleriyle psikoterapiyi ve felsefeyi harmanlamıştır.
Kişisel yaşamında edebiyat profesörü eşi Marilyn Yalom ile uzun yıllar evli kalmış, eşinin vefatından sonra ölümle yüzleşmelerini anlattığı A Matter of Death and Life kitabını yazmıştır.
Yalom, terapiyi sadece bir tedavi değil, iki insan arasında otantik bir bağ olarak görür. Varoluşçu psikoterapinin kuramsal temelini atmış, terapistlerin sıcak ve etkileşim içinde olması gerektiğini savunmuştur. Yazıları sade ve etkileyicidir; hem uzmanlara hem de genel okuyucuya hitap eder.
Irvin D. Yalom, psikiyatri, felsefe ve edebiyat alanlarında saygın bir isim olup, eserleri insanın temel varoluşsal sorularıyla yüzleşmeye davet eder.
Özet
Kitabın Temel Amacı ve Felsefi Zemini
Irvin D. Yalom, bu kitapta ölüm korkusunu bastırmak ya da inkâr etmek yerine, onunla yüzleşmenin yollarını arar. Ölüm korkusunun çoğu zaman bilinçdışı düzeyde yaşamımızı şekillendirdiğini savunur. Yalom’a göre bu korku, yaşam kalitemizi düşürür, ilişkilerimize zarar verir ve anlamlı bir hayat sürmemizin önüne geçer. Kitap, varoluşçu psikoterapi anlayışına dayanır ve okuyucuyu, bu korkuyla yüzleşmeye cesaretlendirerek daha otantik, özgür ve anlamlı bir yaşam inşa etmeye çağırır.
Bölüm Bölüm İçerik Özeti
1. Ölüm Korkusuyla Yüzleşmek
Yalom, ölüm korkusunun çoğu zaman bastırıldığını ve bu bastırmanın çeşitli psikolojik sıkıntılara yol açtığını söyler. Ölüm gerçeğiyle yüzleşmenin, hayatı daha bilinçli ve derin yaşamanın anahtarı olduğunu belirtir. İlk bölümde, Sigmund Freud’un ölüm hakkında söylediklerinden başlayarak birçok felsefi görüşe değinir.
2. Ölüm Bilinciyle Yaşamak
Yalom, danışanlarının yaşanmış hikâyelerini paylaşarak ölüm bilincinin onları nasıl dönüştürdüğünü aktarır. Birçok insanın, ölümle doğrudan karşı karşıya geldiklerinde (örneğin bir hastalık sonrası) yaşamın ne kadar değerli olduğunu fark ettiğini gösterir. Bu bölümde Viktor Frankl’ın "anlam arayışı" yaklaşımı da hissedilir.
3. Kendilik ve Anlam Arayışı
Bu bölüm, bireyin kendi yaşamına anlam verme çabasını işler. Ölüm korkusu çoğu zaman kişinin yaşadıklarının anlamsızlığı duygusuyla birleşir. Yalom, kişinin kendi değerlerini keşfederek, başkalarına katkı sunarak ve özgün bir yaşam kurarak bu korkuyu aşabileceğini savunur.
4. Sonsuzluk Yanılsaması
İnsan zihni sonsuzluğu kavramakta zorlanır. Yalom, insanın ölümlülüğünü kabullenemediği için çeşitli "ölümsüzlük projeleri" geliştirdiğini (örneğin çocuk sahibi olmak, sanatla iz bırakmak vb.) açıklar. Ancak bu çabaların bir yanıyla kaçış olduğunu da vurgular.
5. Terapötik İlişkinin Gücü
Yalom, terapinin ölüm korkusunu nasıl dönüştürebileceğini gösterir. Burada, terapist ile danışan arasındaki içten ve derin ilişkinin, varoluşsal kaygılarla yüzleşmede ne kadar güçlü bir araç olduğunu anlatır. Empati, açıklık ve insani dokunuşun önemini vurgular.
6. Danışan Hikâyeleri ve Hayata Dönüş
Kitapta birçok vaka öyküsü yer alır: yaşlanmaktan korkanlar, ölüm sonrası "hiçlik" düşüncesiyle baş edemeyenler, sevdiklerini kaybetmiş bireyler... Bu öyküler üzerinden Yalom, her bireyin kendi çözüm yolunu bulabileceğini ve terapötik sürecin kişiye özel ilerlemesi gerektiğini örneklerle açıklar.
7. Kendi Ölümüne Hazırlık
Yalom, bu bölümü daha kişisel yazar. Kendi ölümüne dair düşüncelerini ve yaşlanma sürecini nasıl deneyimlediğini paylaşır. Kendi korkularıyla dürüstçe yüzleşmesi, kitabı hem insani hem de felsefi açıdan çok güçlü kılar.
Kitabın Ana Mesajları
Ölüm korkusu insan olmanın kaçınılmaz bir parçasıdır, ama bastırıldığında daha büyük ruhsal sorunlara dönüşebilir.
Bu korkuyla yüzleşmek, kişisel özgürlük, anlam ve huzurun kapısını aralayabilir.
Başkalarına yardım etmek, kalıcı ilişkiler kurmak, sevgi vermek ve yaşama bilinçli katılmak ölüm korkusunu hafifletir.
Terapötik ilişki, kişiyi kendine ve yaşamına yaklaştıran güçlü bir aynadır.
Ölümü düşünmek, yaşamı daha anlamlı ve özgün kılmanın bir yoludur.
Kime Hitap Eder?
Bu kitap; ölüm korkusuyla yüzleşmekte zorlanan bireyler, psikolojik farkındalık geliştirmek isteyen okuyucular, psikoloji öğrencileri, terapistler ve varoluşçu düşünceye ilgi duyan herkes için son derece zengin ve içgörülü bir kaynak niteliğindedir.
Irvin D. Yalom, bu kitapta ölüm korkusunu bastırmak ya da inkâr etmek yerine, onunla yüzleşmenin yollarını arar. Ölüm korkusunun çoğu zaman bilinçdışı düzeyde yaşamımızı şekillendirdiğini savunur. Yalom’a göre bu korku, yaşam kalitemizi düşürür, ilişkilerimize zarar verir ve anlamlı bir hayat sürmemizin önüne geçer. Kitap, varoluşçu psikoterapi anlayışına dayanır ve okuyucuyu, bu korkuyla yüzleşmeye cesaretlendirerek daha otantik, özgür ve anlamlı bir yaşam inşa etmeye çağırır.
Bölüm Bölüm İçerik Özeti
1. Ölüm Korkusuyla Yüzleşmek
Yalom, ölüm korkusunun çoğu zaman bastırıldığını ve bu bastırmanın çeşitli psikolojik sıkıntılara yol açtığını söyler. Ölüm gerçeğiyle yüzleşmenin, hayatı daha bilinçli ve derin yaşamanın anahtarı olduğunu belirtir. İlk bölümde, Sigmund Freud’un ölüm hakkında söylediklerinden başlayarak birçok felsefi görüşe değinir.
2. Ölüm Bilinciyle Yaşamak
Yalom, danışanlarının yaşanmış hikâyelerini paylaşarak ölüm bilincinin onları nasıl dönüştürdüğünü aktarır. Birçok insanın, ölümle doğrudan karşı karşıya geldiklerinde (örneğin bir hastalık sonrası) yaşamın ne kadar değerli olduğunu fark ettiğini gösterir. Bu bölümde Viktor Frankl’ın "anlam arayışı" yaklaşımı da hissedilir.
3. Kendilik ve Anlam Arayışı
Bu bölüm, bireyin kendi yaşamına anlam verme çabasını işler. Ölüm korkusu çoğu zaman kişinin yaşadıklarının anlamsızlığı duygusuyla birleşir. Yalom, kişinin kendi değerlerini keşfederek, başkalarına katkı sunarak ve özgün bir yaşam kurarak bu korkuyu aşabileceğini savunur.
4. Sonsuzluk Yanılsaması
İnsan zihni sonsuzluğu kavramakta zorlanır. Yalom, insanın ölümlülüğünü kabullenemediği için çeşitli "ölümsüzlük projeleri" geliştirdiğini (örneğin çocuk sahibi olmak, sanatla iz bırakmak vb.) açıklar. Ancak bu çabaların bir yanıyla kaçış olduğunu da vurgular.
5. Terapötik İlişkinin Gücü
Yalom, terapinin ölüm korkusunu nasıl dönüştürebileceğini gösterir. Burada, terapist ile danışan arasındaki içten ve derin ilişkinin, varoluşsal kaygılarla yüzleşmede ne kadar güçlü bir araç olduğunu anlatır. Empati, açıklık ve insani dokunuşun önemini vurgular.
6. Danışan Hikâyeleri ve Hayata Dönüş
Kitapta birçok vaka öyküsü yer alır: yaşlanmaktan korkanlar, ölüm sonrası "hiçlik" düşüncesiyle baş edemeyenler, sevdiklerini kaybetmiş bireyler... Bu öyküler üzerinden Yalom, her bireyin kendi çözüm yolunu bulabileceğini ve terapötik sürecin kişiye özel ilerlemesi gerektiğini örneklerle açıklar.
7. Kendi Ölümüne Hazırlık
Yalom, bu bölümü daha kişisel yazar. Kendi ölümüne dair düşüncelerini ve yaşlanma sürecini nasıl deneyimlediğini paylaşır. Kendi korkularıyla dürüstçe yüzleşmesi, kitabı hem insani hem de felsefi açıdan çok güçlü kılar.
Kitabın Ana Mesajları
Ölüm korkusu insan olmanın kaçınılmaz bir parçasıdır, ama bastırıldığında daha büyük ruhsal sorunlara dönüşebilir.
Bu korkuyla yüzleşmek, kişisel özgürlük, anlam ve huzurun kapısını aralayabilir.
Başkalarına yardım etmek, kalıcı ilişkiler kurmak, sevgi vermek ve yaşama bilinçli katılmak ölüm korkusunu hafifletir.
Terapötik ilişki, kişiyi kendine ve yaşamına yaklaştıran güçlü bir aynadır.
Ölümü düşünmek, yaşamı daha anlamlı ve özgün kılmanın bir yoludur.
Kime Hitap Eder?
Bu kitap; ölüm korkusuyla yüzleşmekte zorlanan bireyler, psikolojik farkındalık geliştirmek isteyen okuyucular, psikoloji öğrencileri, terapistler ve varoluşçu düşünceye ilgi duyan herkes için son derece zengin ve içgörülü bir kaynak niteliğindedir.
Linkler
Benzer Eserler
Tüm Reklamları Kapat
Kişiler
Çevirmen
Yazar
Eseri Ekleyen
Efe Uğurlu
@efeugurlu
Eksik Bilgiler
- Etiketler
Bu eserde bazı bilgiler eksik. Eseri puanlamak ve incelemek için giriş yap veya üye ol.