Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
2,500 ATP Ödüllü Soru: ASCAP J1832 sinyalleri neye ait? Hemen cevapla! 1,500 ATP Ödüllü Soru: Naturesante güvenilir bir satıcı mıdır ve ürünleri hakkında bilimsel bir dayanak var mıdır? Hemen cevapla! İlhan Taşlı'nın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
İnceleme Yaz

Genç Werther'in Acıları (Die Leiden des jungen Werthers)

The Sorrows of Young Werther
Kitap
1774
EA Puanı
9.1 10
17 Kişi
Senin Puanın
Puan Ver
Tanıtım
Evrensel boyutlara ulaşmış ünüyle bugün dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri sayılan Goethe, henüz yirmi beş yaşındayken yazdığı Genç Werther'in Acıları'nda, kısa bir süre önce Charlotte adlı genç bir kadınla yaşadığı mutsuz ilişkiden yola çıkmıştı. Edebiyat dünyasına, karşılıksız aşkıyla intihara sürüklenen "romantik kahraman"ı armağan eden bu büyüleyici mektup-roman, şiirselliği ve yaşama tutkulu bakışıyla okuyucuları mıknatıs gibi kendine çekmişti. Almanya'da bütün gençliği etkisi altına alan romanın, birçok intihara neden olduğu, Werther'in giydiği mavi frak, sarı yelek ve çizmelerin döneminde moda yarattığı, Napoléon'un bile kitabı sürekli yanında taşıdığı söylenir.

Son derece duyarlı ve tutkulu bir genç ressam olan Werther'in, düşsel dostu Wilhelm'e yazdığı mektuplardan oluşan Genç Werther'in Acıları, edebiyatta akılcılığın yerini alan duygusallığın bir başyapıtıdır.
Evrensel boyutlara ulaşmış ünüyle bugün dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri sayılan Goethe, henüz yirmi beş yaşındayken yazdığı Genç Werther'in Acıları'nda, kısa bir süre önce Charlotte adlı genç bir kadınla yaşadığı mutsuz ilişkiden yola çıkmıştı. Edebiyat dünyasına, karşılıksız aşkıyla intihara sürüklenen "romantik kahraman"ı ... Daha fazla göster
Yazar
Goethe
Dili
Türkçe
Orijinal Dili
Almanca (Deutsch)
Orijinal Başlık
Die Leiden des jungen Werthers
Yayınlanma Tarihi
01 Ocak 1774
Yayınevi
Can Yayınları
Eser Hakkında Daha Fazla Bilgi
Sayfa Sayısı 168
ISBN-10 9-750-73892-6
ISBN-13 978-9-7507-3892-0
Boyutları 12,5 x 19,5 cm
Cilt Ciltsiz
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme Yaz
İncelemeler (6)
Alıntılar (0)
Gönderiler (0)
İnceleme
Hatice Yetişkin
İnceleyen10 28 Mart 2024
Platonik aşıkların okumasını önermedigim bir goethe kitabı. Werther saplantı haline getirdiği evli bir kadin olan Lotte' ye yonelik duygularını mektuplar halinde bizlere anlatıyor. Yazgısının kaçınılmaz sonuna adim adim yaklasirken, "kimse icin canindan vazgecmeye deger mi?" diye konusurken yakaladim kendimi.
Yayınlandığı dönemde Almanya da intiharların arttığını ve genç Werther 'lerin bir dönem kitaptaki bas kahraman gibi giyindiklerini bu sebeple de kitabın bi dönem  yasaklandığını öğrendim.
Velhasılı guzel bir kitaptı...
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eyüp Gassaloğlu
İnceleyen5 1 hafta önce
Açıkçası bu kitap bana zerre kadar hitap etmiyor. Peki neden okudum? Çünkü Werther gibi melankolik bir manyağın kafa yapısını incelemek, onunla empati kurmayı denemek dışarıdaki gerçek dünyayı anlamak için muazzam bir laboratuvar deneyi. Dışarıda, zihninin kontrolünü hormonlarına kaptırmış onun gibi tonla insan var. Ortamlarda bu düşüncelerimi açtığımda genellikle linç yiyorum ama gerçeklerin, insanların duymak istedikleri masallara boyun eğmek gibi bir huyu yoktur. Goethe'nin yere göğe sığdırılamayan bu kült eseri, bana kalırsa edebiyat tarihinin en büyük biyolojik kandırmacalarından birinin detaylı bir raporudur. İnsanın salt bir algoritmadan ibaret olduğunu kabul etmek hepimiz için yüzleşmesi zor bir gerçek; ben de buna bayılmıyorum ama bizler evrimin lanet olası yan ürünleriyiz ve hakikatleri değiştiremeyiz.
En baştan anlaşalım: Aşk diye bir şey yoktur. Bu, doğanın üreme ve türün devamlılığı için beynimize oynadığı karmaşık bir hormonal oyundur. Şairlerin yüzyıllardır abarttığı, kültür endüstrisinin bize daha doğmadan "kutsal" olarak dayattığı bu kavram, aslında biyolojik determinizmin süslenmiş halidir. Werther’in Charlotte’a duyduğu sözde "yüce" aşk, rasyonel düşüncenin ilkel hayatta kalma ve üreme algoritmaları tarafından rehin alınmasından başka bir şey değildir.
Olay örgüsünün absürtlük seviyesi ise ayrı bir fiyasko: Gidip evli bir kadına saplantılı bir şekilde bağlanıyorsun. Karşılık bulamayınca "Ben sensiz yaşayamam, hayatın anlamı kalmadı" diyerek kafana sıkmaya karar veriyorsun. Bir de üstüne "Silahı bana o verdi" gibi hastalıklı triplere giriyorsun. Bu, romantizmin değil, varoluşsal bir çöküşün ve irade zayıflığının en net tablosudur. Bu bağlamda Genç Werther'in Acıları, aşka dair ulvi bir başyapıt değil, kültürel tabuların ve hormonal illüzyonların bir insanı nasıl deliliğe sürüklediğinin objektif bir vaka analizidir.
Biraz sert konuştuğumun farkındayım ama meselenin özü şu: Kitabın sonunda Werther'in intihar etmesi trajik bir aşk hikayesi değil, düpedüz doğal seçilimdir. Hatta bu kitabı okuduktan sonra etkisinde kalıp aynı şekilde intihar eden dönemin gençleri de doğal seçilimde elenmiştir. Doğa, gerçeklikle bağını koparmış, biyolojik algoritmalarının kölesi olmuş ve kültürel hezeyanlarla başa çıkamayan zayıf zihinleri ayıklar:( Goethe ise bu acımasız biyolojik gerçeği, dönemin edebi süslemeleriyle edebiyat tarihine satmayı başarmıştır.
Kısacası;
Genç Werther'in Acıları, aşkın yüceliğini kanıtlamaz; tam aksine, insanın kültürel dayatmalar ve evrimsel yanılsamalar karşısında ne kadar aciz, ne kadar tehlikeli bir mekanizmaya dönüşebileceğini kanıtlar. Bu kitabı değerli kılan tek şey, aklını kaybetmiş bir zihnin haritasını bize sunmasıdır. Gerisi, şairlerin abarttığı kelime oyunlarından ibarettir.
5
6 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
228.4K UP
İnceleyen 16 Ocak
Genç Werther’in Acıları insanın eline aldığı bir roman değil de, sanki birinin gece yarısı yazıp kimseye göndermeye cesaret edemediği mektupları okumak gibi. Werther konuşuyor, ama aslında kalbi konuşuyor; aklı pek söz almıyor. Goethe bize “bakın böyle bir genç vardı” demiyor, “bakın içinizde hâlâ böyle bir yer var” diyor.

Werther’in derdi sadece Lotte’ye duyduğu aşk değil. Asıl derdi, dünyaya sığamamak. Her şeyi fazla hissediyor: Sevgiyi de, hayal kırıklığını da, güzelliği de. Doğa ona fazla güzel geliyor, insanlar fazla yüzeysel, kurallar fazla dar. O yüzden Werther’in acısı romantik bir aşk acısından çok, varoluşsal bir taşma hâli. İçinde olanlar dışarıya sığmıyor.

Lotte burada bir insan olmaktan çıkıyor neredeyse. Bir eşik gibi. Werther’in ulaşamayacağı, ama vazgeçemeyeceği bir anlam. Onu sevmesi, “mutlu olma ihtimali”ni sevmesi gibi. Ama hayat orada durmuyor; Albert var, düzen var, akıl var. Werther bunların hepsine yabancı. Çünkü o, uyum sağlamayı değil, hakikatini korumayı seçiyor.

Romanın en sarsıcı tarafı Werther yanlış olduğunu biliyor ama yine de vazgeçmiyor. Kendini durdurmak istemiyor. Acıyı bir yük gibi değil, kimliğinin bir parçası gibi taşıyor. Sanki mutlu olursa kendini kaybedecekmiş gibi. Goethe burada çok tehlikeli ama çok dürüst bir şey yapıyor. Acıyı yüceltmeden, ama inkâr da etmeden gösteriyor.

Werther’i okurken insanın içinden şu geçiyor: “Biraz sakin ol, biraz geri çekil.” Ama aynı anda da şunu hissediyorsun: Eğer Werther bunu yaparsa, Werther olmaktan çıkacak. Çünkü bazı insanlar için denge, ruhun ölümü gibi geliyor. Onlar ya çok sever ya hiç sevmez. Ya yanar ya donar.

Bu kitap bu yüzden hâlâ can yakıyor. Çünkü hepimiz hayatımızın bir yerinde Werther olduk. Birini değil belki, ama bir ihtimali sevdik. Uyum sağlamayı reddettik. “Beni böyle kabul etsinler” dedik. Ve çoğu zaman dünya buna hazır değildi.

Kendimize ait bir cümleyle bitirecek olursak," Bazı acılar geçmez, çünkü aslında gitmesi istenmez; insan onlarla kendini tanır.”

Genç Werther’in Acıları bir intihar romanı değil. Bir gencin değil, bir duyarlılığın hikâyesi. Ve belki de Goethe’nin bize bıraktığı en dürüst soru şu “Ya sorun dünyada değilse ama biz bu dünyaya biraz fazla açık kalpli geldiysek?”

Eseri paylaşan incelememi okuyacak herkese teşekkür ederim
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Sonya Demirboğa
Sonya Demirboğa
79.7K UP
İnceleyen10 19 Ocak
1774 yılında Goethe döneme damgasını vuran bir roman yayımladı, Genç Werther'in Acıları. İki haftada yazılan bu roman döneme damgasını vurmakla kalmayarak tıp literatürüne "intihar salgını" olarak geçen bir kavramı kazandırdı. Genç Werther'in Acıları... okurken bizimde acılarımıza dönüşüyor. Psikolojik olarak sarsıcı, ağır ve duygu yüklü bir eser. Yazar bize olayları anlatmaya çalışmaktan çok Werther'in acılarını ve duygularını aktarıyor.
Bir ressam, aynı zamanda bir hukuk stajyeri olan Werther'in, genç ve evli bir kadın olan Lotte'ye karşılıksız aşkını konu alıyor kitabımız.

Werther karakteri ise yaşadığı dönem ve topluma göre sıradışı bir karakter. Kilisenin hakim olduğu baskıcı ve yobaz 'düşünce ortamı' bulunurken Werther döneminde o kadar ileri görüşlü bir karakter ki...Toplum hakkında görüşleri, aşk hakkında, intihar ve ölüm hakkında ki düşünceleri yüzünden toplum tarafından itilmiş bir karakter. Nitekim kitap çıktıktan sonra toplumun bir kesimi tarafından oldukça benimseniyor Werther, gençler onun kıyafetlerini giyiyor ve Werther insanları o kadar etkiliyor ki intihar oranları tavan yapıyor. Bu yüzden kitap yasaklanıyor, din adamları Genç Werther'in Acıları ve Goethe hakkında birçok karalama kampanyası ve acımasız eleştirilerde bulunuyor.

Kitabın çok akıcı veya dilinin basit olduğu söylenemez.
Kitap akıcı değil yazarın dili basit değil, oldukça süslü bir dili var. Çabuk sindirilebilecek, okuyup geçilebilecek bir kitap değil. Bir satırı defalarca okuyup üstünde dakikalarca düşünebilecek eşsiz bir eser. Yazarın süslü dili rahatsız edici değil çünkü o uzun doğa tasvirleri ve duygu betimlemeleri öyle güzel ki insan hayran kalıyor.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen8 15 Ocak
Werther, edebiyat tarihinin en meşhur kendine acıyan erkek karakteridir. Aşkı paylaşılmaz, konuşulmaz, dönüştürülmez; sadece büyütülür ve insanın üstüne devrilir. Bu anlamda Werther, Ahmed Arif’in şiir öznesiyle ve Kafka’nın mektuplarındaki erkeklikle aynı çizgidedir. Werther’i okurken aklıma hep Kader filmi gelir: arzu vardır ama etik yoktur, tutku vardır ama sorumluluk yoktur. Trajedi buradan doğar. Etkileyici olabilir; ama rol model olması mümkün değildir.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İnceleme Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Fizik seks gibidir; elbette bazı pratik sonuçları vardır, ancak onu bu nedenle yapıyor değiliz."
Richard Feynman
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)