Belgesel yönetmeni Ralph Arlyck, 1960'ların en hareketli günlerinde Haight-Ashbury'de lisansüstü öğrencisiyken Sean ile tanışır. O dönemde şehir, Amerika'daki kültürel devrimin tüm izleriyle çalkalanmaktadır: Çevik kuvvet polisleriyle dolup taşan San Francisco Eyalet Üniversitesi kampüsü, aylaklar ve idealistlerle dolu Haight sokakları ve Arlyck'in oturduğu binanın üçüncü katında kapısı herkese açık bir komün dairesi... İşte bu komünden ara sıra aşağı inip Arlyck'i ziyaret eden ve onunla sohbet eden 4 yaşındaki Sean, bir gün Arlyck'in kamerasını çalıştırmasıyla kayda alınır. Kısa sürede ünlenecek olan bu 15 dakikalık filmde Sean; esrar içmekten bağımlılarla yaşamaya kadar her konudaki düşüncelerini saf bir içtenlikle dile getirir. Bu çalkantılı dönemin "İlk Çocuğu", "Tabii ki esrar içiyorum" şeklindeki yalın cümlesiyle izleyicileri sarsmış olsa da ülkenin önünde uzanan umudu, yani sonsuz ihtimaller vaadini özetleyen asıl unsur onun yalınayak haylazlığıdır.
Belgesel yönetmeni Ralph Arlyck, 1960'ların en hareketli günlerinde Haight-Ashbury'de lisansüstü öğrencisiyken Sean ile tanışır. O dönemde şehir, Amerika'daki kültürel devrimin tüm izleriyle çalkalanmaktadır: Çevik kuvvet polisleriyle dolup taşan San Francisco Eyalet Üniversitesi kampüsü, aylaklar ve idealistlerle dolu Haight sokakları ve Arlyck'in
... Daha fazla göster