Çocuklar Hastahanesi …'' Beklemesini onlar kadar bilen yoktur.''
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Peyami Safa’nın 1930 yılında yayımlanan sekizinci romanıdır. İlk baskısı 1930 olmasına rağmen aslında 1937 yılında yayımlanan baskısı ile daha çok dilden dile dolaştığını görürüz romanın.
Tür olarak otobiyografik izler taşıyan romandaki karakter Peyami Safa’nın çocukluk zamanlarından derin izler taşıyan ve bir o kadar da düşünsel ögelere yer veren bir yapıtıdır. Türk klasikleri açısından ilk psikolojik eserleri arasında yer alır. Romandaki karakterin ruhu ve bedeni arasındaki sıkışmışlık hissini ve onun hayatından derin izleri taşıdığını görürüz.
Bu kitabı okurken insan sanki bir roman değil de bir insanın içine sakladığı acıyı okuyormuş gibi hissediyor. Çünkü eser, yalnızca hasta bir çocuğun hikayesi değil; korkunun, yalnızlığın ve büyümeye çalışan bir ruhun hikayesi aslında. Romanın merkezinde bacağındaki ciddi hastalık nedeniyle sürekli hastaneler ve doktorlarla mücadele eden genç bir çocuk vardır. Ancak asıl mesele bedenindeki ağrıdan çok, ruhunda taşıdığı yük gibidir. Birde Nüzhet'e olan tutkusu var tabi...
Kitabı samimi yapan şey, anlatıcının iç sesi. Öyle büyük olaylar olmaz belki ama küçük korkular çok büyüktür. Bir ameliyat korkusu, sakat kalma endişesi, kendini eksik hissetme duygusu özellikle genç yaşta hastalık yaşayan ya da hayatında uzun süre belirsizlik taşımış insanlar bu kitabı daha derinden hissedebilir. Çünkü bazen insanın canını en çok bedenindeki yara değil, kimsenin anlamadığını düşündüğü iç kırgınlıklar acıtır.
Sevgili okur en nihayetinde hepimiz ''Hayaller güzel olsa da hayatımızda her zaman gerçekleri yaşamıyor muyuz? '' Birde TRT de dizisi vardı sanırım, oda güzeldi.