Kitaptan en çok aklımda kalan şey, "novum" kavramı oldu. "Novum", bilimkurgu eserlerinde, okurun alışılagelmiş dünyadan farklı bir kurgusal evrende olduğunu anlamasını sağlayan unsur. Kitapta da vurgulandığı üzere novum sadece fiziksel bir materyal ya da teknolojik bir aygıt olmak zorunda değil. Farklı bir bilinç yapısı, alternatif bir toplumsal sistem ya da tamamen yeni bir kavram da bir eserin novumu haline gelebiliyor. Bilimkurgu türünün esnekliğini ve zihinsel sınırlarını anlamak adına iyi bir anahtar.
Kitabın en sevdiğim yanı, arkasında ciddi bir akademik birikim barındırmasına rağmen akademinin o mesafeli ve soğuk üslubundan uzak durması. Sayfaları çevirirken usta bir yazarla baş başa oturmuş, samimi tavsiyeler alıyormuşum gibi hissettim. Bu samimiyeti pekiştiren en önemli unsurlardan biri de türler arası geçişler. Yazarın bilimkurguyu ara sıra farklı türlerle, mesela fantastikle kıyaslaması, anlatmak istediği konuları epey anlaşılabilir kılmış.
Kitabın içinde birçok kült bilimkurgu eserinin adı geçiyor. Dune ve Cesur Yeni Dünya'yı bir dünya ya da toplum yaratma açısından incelediği alt bölümler var. Kardaşev Ölçeği gibi bilimsel kavramlardan da bahsediyor. Kitabın sonundaki 20 sayfalık kronoloji bölümü ise adeta bir hazine niteliğinde. En az 200-300 eserin listelendiği bu bölüm, okuyan kişinin bilimkurgu kültürünü ciddi anlamda zenginleştirecektir. Hem bu türe yeni başlayanlar hem de mutfağına girmek isteyenler için kıymetli bir kaynak.