İnsan zihninin temel konfor ve rahatlık arzu eden devreleri nedeniyle, dünyaya ve etrafımızda olup biten hadiselere olduğu gibi bakamıyoruz. Zihnimizi hakimiyetimizi altına almış etiketler, önyargılar ve zanlarla, gözümünüzün önünde olup biten olayları çarpıtabiliyor, anlamları üzerinde düşünmüyor, yok sayıyor ve hatta tamamen göremeyebiliyoruz. Bu gerçekliği çarpıtma filtreleri arasında en etkili olanı kuşkusuz inançlarımız. Nereden geldiği belli olmayan, çoğu deneyim ve akıl yürütmeye dayanmayan, sınanmamış birçok inançla doludur zihinlerimiz.