İçerikler - Sayfa 769

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Gezegenler ve Yıldızlar Neden Kendi Etraflarında ve Diğer Cisimlerin Etrafında Dönüyorlar?
MakaleGezegenler ve Yıldızlar Neden Kendi Etraflarında ve Diğer Cisimlerin Etrafında Dönüyorlar?

Neredeyse tüm gök cisimlerinin ortak noktası, hem kendi etraflarında hem de (genellikle kendilerinden daha büyük) bir gök cisminin etrafında dönmeleridir. Örneğin Ay, Dünya'nın etrafında döner; Dünya, Güneş'in etrafında döner; Güneş, Samanyolu Galaksisi'nin merkezindeki bir kara delik etrafında döner. Dahası, bunların her biri kendi etraflarında da dönerler. Neden?

Bunu anlamak için, bu cisimlerin ilk etapta nasıl var olduklarını anlamamız gerekiyor: Hem uydular, hem gezegenler, hem yıldızlar, hem de yıldızlardan oluşan kara delik gibi yapılar, en nihayetinde kendilerinden önce gelen gaz ve toz bulutu içerisinde oluşmaktadır. Nebula adı verilen bu gaz ve toz bulutları, kendisinden önce gelen bir yıldızın süpernova veya hipernova gibi bir patlama sonucunda, yıldızsal malzemenin uzaya saçılmasıyla oluşmaktadır.

45
Paylaş
Hamam Böcekleri, Atom Bombası veya Nükleer Kış Gibi Bir Felaketten Sağ Çıkabilir mi?
MakaleHamam Böcekleri, Atom Bombası veya Nükleer Kış Gibi Bir Felaketten Sağ Çıkabilir mi?

Hamam böceklerinin radyasyon direnci insanlarınkine göre yüksek olsa da, radyasyona karşı tamamen dayanıklı değillerdir. Aslına bakarsanız hamam böceklerinin radyasyon direnci, böceklerin genel ortalamasının altındadır ve bazı böcek türleri, radyasyona karşı hamam böceklerinden 10 kata kadar daha dirençlidir. Dolayısıyla bir atom bombasına olan mesafelerine ve ortamda ne süreyle bulunduklarına bağlı olarak hamam böcekleri de ölecektir.

Hiroşima ve Nagasaki'ye atılan atom bombalarından sonra yapılan arama kurtarma çalışmalarında, yıkılan binaların içerisinde hamam böceklerine rastlanmıştır.[1] Bu durum, hamam böceklerinin radyasyona karşı tamamen dirençli olduğu sanrısını yaratmıştır; halbuki aynı binalarda, hayatta kalan insanlara da rastlanmıştır. Sonrasında, 2008 yılında Wall-E filminde de insanların yok olması sonrasında arta kalan tek hayvanın bir hamam böceği olması, bu yöndeki miti güçlendirmiştir. Ancak hamam böceklerinin radyasyon direnci, sıra dışı sayılacak bir düzeyde değildir.

66
Paylaş
Paris Sendromu: Paris Seyahatinize Yönelik Abartılı Beklentileriniz, Yaşadığınız Hayal Kırıklığı Sonucu Psikolojik Sorunlara Dönüşebilir mi?
MakaleParis Sendromu: Paris Seyahatinize Yönelik Abartılı Beklentileriniz, Yaşadığınız Hayal Kırıklığı Sonucu Psikolojik Sorunlara Dönüşebilir mi?

Paris Sendromu, Paris'i ilk kez ziyaret eden turistlerin, şehrin hayal ettikleri gibi bir şehir olmadığını fark ettiklerinde deneyimledikleri fiziksel ve psikolojik semptomlara verilen bir isimdir. 2011 yazında, çoğu Japon olan 20 kadar insan, Paris'in beklentilerini karşılamaması sonucu Paris Sendromu'na yakalandılar. 1988-2004 yılları arasında 63 Japon turistin bu sendroma yakalandığı vurgulanmaktadır; bunların %50'si 20-30 yaş arasındadır ve 48'inde şizofrenik ve diğer psikotik bozukluklar görülmüştür.

Yazın sona ermesi, Paris'te turist sezonunun sonuna geldiğimizi işaret eder. Nihayet Paris ferahlayacak desek de sezonun herhangi bir zayiat olmadan biteceğini düşünmeyin. Her yıl 20'den fazla turistin yakalandığı Paris Sendromu, her yere Le Chat Noir posterleri asan üniversiteli kadınlara özgüymüş gibi görünse de, özellikle Japon turistleri, Işıklar Şehri gezileri boyunca rahatsız eden, ciddi bir hastalık olma potansiyeline sahiptir.

38
Paylaş
Karanlık Enerji Nedir? Karanlık Enerjinin Ne Olduğunu Neden Hala Bilmiyoruz?
MakaleKaranlık Enerji Nedir? Karanlık Enerjinin Ne Olduğunu Neden Hala Bilmiyoruz?

Karanlık enerji, Evren'i en büyük ölçeklerde etkileyen, henüz doğası çözülememiş olan bir enerji formudur. Fiziksel kozmoloji ve astronomide karanlık enerjinin ilk gözlemi, 1990'ların sonlarına doğru süpernovalar üzerinde yapılan araştırmalar sayesinde mümkün olmuştur. Bu gözlemlerde Evren'in sabit bir hızla değil, giderek hızlanacak bir şekilde, yani ivmeli bir şekilde genişlediği görülmüştür.[1][2]

Evren'in evrimini anlamak için, başlangıç koşullarını ve kompozisyonunu bilmemiz gerekmektedir. Karanlık enerjiye yönelik gözlemlerin yapıldığı dönemden öncesinde bilinen bütün madde ve enerji formlarının toplamı, Evren'in genişleme hızının yavaşlamasına neden olacak kadar azdı. Ancak Evren'in hızlanarak genişlediği gerçeği, bilmediğimiz türden bir enerjinin var olmasını gerektirdi.

72
Paylaş
Kuiper Kuşağı Nedir? Güneş Sisteminin Sınırındaki Nesneler Arasında Neler Bulunur?
MakaleKuiper Kuşağı Nedir? Güneş Sisteminin Sınırındaki Nesneler Arasında Neler Bulunur?

Gaz devi Neptün'ün ötesinde, buzlu cisimlerle dolu bir uzay bölgesi yatar. "Kuiper Kuşağı" olarak bilinen bu soğuk alan, Güneş Sistemi'nin ilk zamanlarının kalıntılarıdır ve içerisinde trilyonlarca nesneyi barındırır.

1943'te gök bilimci Kenneth Edgeworth, Neptün'ün ötesinde kuyruklu yıldızların ve daha büyük cisimlerin var olabileceğini öne sürdü ve 1951'de gökbilimci Gerard Kuiper, Güneş Sistemi'nin uzak ucunda, bir buzlu cisim kuşağının varlığını öngördü. İkilinin varlığını öne sürdüğü halkalar, bugün Kuiper Kuşağı veya Edgeworth-Kuiper Kuşağı olarak biliniyor.

38
Paylaş