İçerikler - Sayfa 727
Geleneksel olarak düzenlenen ve adayları Kayıp Rıhtım forumu kullanıcıları tarafından belirlenen Yılın EN'leri anketinde bu yıl yayınlanan 50 Soruda Evrim kitabımız "Yılın En İyi Yerli Kurgu Dışı Eseri" kategorisinde, Evrim Ağacı YouTube kanalı ise "Yılın En İyi Bilim Kanalı" kategorisinde aday gösterildi!
Kategoriler ile adayları incelemek ve 22 Ocak 2021'e kadar açık olan ankete oy vermek için buraya gidebilirsiniz: https://dar.vin/kayiprihtim2020
Livermoriyum elementi "Lv" sembolü ile gösterilmektedir. Atom numarası 116 olan elementin atom ağırlığı ise 293 olarak belirlenmiştir. Elementin erime ve kaynama noktaları bilinmemektedir. Periyodik tablonun 7. periyodunun 16. grubunda yer almaktadır. Bu gruba aynı zamanda kalkojenler grubu da denilmektedir. Oda koşullarında katı fazda bulunması beklenmektedir.[1]
Diğer süper-ağır elementlerde de olduğu gibi livermoriyum da oldukça kararsız bir yapıya sahiptir. 4 tane izotopu bulunmaktadır. 292Lv, 291Lv ve 290Lv izotoplarının hepsinin yarı ömürleri 20 milisaniyeden azdır.[2] Ancak en kararlı izotopu 293Lv, yaklaşık 53 milisaniye yarı ömre sahiptir.[3] Olası kimyasal bileşiklerinde -2,+2 ve +4 oksidasyon durumları göstereceği tahmin edilmektedir.[4]
Avusturyalı jeolog Eduard Suess, 1885 yılında yayımlanan "The Face of Earth" adlı kitabında o zaman için oldukça dikkat çeken bir kıtadan bahsetmişti, "Gondwanaland". Gondwanaland adını verdiği süperkıta Güney Amerika, Afrika, Arap Yarımadası, Hindistan ve Avustralya ve Antartika'yı içine alan, tek bir kara parçasıydı. Suess, bu antik süperkıta hipotezini, Geç Paleozik döneme ait bitki fosillerinin, bu saydığımız kıtlararın birleşim noktalarında ortak olarak bulunması ve bu bölgelerin güney kıyılarında yer alan kayaç istiflerindeki buzullaşmalarına dayandırıyordu. Bitki ve hayvan göçlerini olanaklı hale getirmenin ve Antarktika buzullarının yer almasının nedenini, bu güney kıtalarının kara köprüleriyle izah ediyordu.
1910 yılına geldiğimizde Amerikalı Jeolog Frank B. Taylor, kıta kayması (İng: "Continental Drift") hipotezini geliştirdi. Suess'in Asya'da sürdürdüğü çalışmalarında yaptığı gözlemleri de dikkate alan Taylor, bu hipotezi sayesinde kıtaların ve sıradağların, ilk etapta nasıl oluştuklarını ve zaman içerisinde nasıl değiştiklerini açıklamayı başardı. Kıtaların kayması adını verdiği olayların, Dünya'nın 100 milyon yıl kadar önce Ay'ı yakalaması ile ortaya çıkan gelgit kuvvetlerinin etkisi olarak belirtiyordu. Gelgit kuvvetinin başlangıçta kutuplarda yer alan kıtaların parçalanmasına ve parçaların ekvatora doğru sürüklenmelerine yol açtığını söylemekteydi. Sürüklenen kıtalar sıkışarak sıradağları oluşturuyordu. O dönemde Dünya'nın ve Ay'ın yaşı, bugünkü kadar net bir şekilde bilinmiyordu; dolayısıyla bu açıklama, henüz gerçeği yansıtmaktan uzaktı - ama doğru yönde, doğru adımlar atıldığını gösteriyordu.
Ununseptiyum veya bir diğer adı ile Tennesin, en son keşfedilen elementlerden bir tanesidir. Doğada rastlanmaz; hatta hiç bulunmaz. Tamamen insan eliyle, yapay olarak üretilmiş bir elementtir. Sentetik bir element olduğu için, özelliklerinin çoğu bilimsel olarak henüz kanıtlanamamış durumdadır. Kimyasal sembolü ''Uus'' veya ''Ts'' dir. Atom numarası ise 117'dir; yani bilinen en ağır 2. elementtir. 7. periyodun sonunda yer alan bir halojendir. Ancak görelilik etkileri dolayısıyla diğer halojenlerden oldukça farklı özelliklere sahip olacağı düşünülmektedir: Örneğin, tennesinin diğer halojenlerin aksine anyon oluşturmayacağı ve yüksek oksidasyon durumlarına ulaşamayacağı öngörülmektedir. Buna karşılık, yapılan ilk ölçümler, tennesinin erime ve kaynama noktası ile ilk iyonizasyon enerjisi gibi özelliklerinin halojenlerle uyumlu olduğunu göstermektedir.
Elementin, "kararlılık adası" olarak bilinen bir bölgede bulunduğu düşünülmektedir. Normalde elementler bizmuttan itibaren giderek daha kararsız ve radyoaktif hale gelirler; ancak bazı süper-ağır elementler, bu trendi bozarak daha stabil bir yapıda olabilirler. Bu elementlerin "kararlılık adasında olduğu" söylenir. Sentezlenen tennesin atomları birkaç on ila birkaç yüz milisaniye boyunca kararlılıklarını korumuşlardır.
Oganesson elementi "Og" sembolü ile gösterilmektedir. Atom numarası 118 olan elementin atom ağırlığı ise 298 olarak belirlenmiştir. Periyodik cetvelin 7. periyodunun soygazlar grubunda yer almaktadır. Bir ametal element olarak oda koşullarında gaz fazında bulunması beklenmektedir. Atomun erime ve kaynama noktaları bilinmemektedir.[1] Oganesson, şimdiye karar yeterli miktarda üretilemediğinden; halojenlerle, asitlerle ve bazlarla reaksiyonlarında radon ve ksenon gibi davranacağı tahmin edilmektedir.[2] Diğer tüm asal gaz katılarının aksine, oganessonun bir yarı-iletken olduğu tahmin edilmektedir.[3]
Oganesson, yapay bir element olduğundan kararsız bir yapıya sahiptir ve kararlı bir izotopu bulunmamaktadır. Bu izotop 294Og, yarı ömrü yaklaşık 0.89 milisaniye olarak bilinmektedir. Alfa bozunması ile livermoriyum-290 dönüşür.[4]
/old/content_media/7d5e6889887857d25b5734b9b056bedb.jpg)
/old/content_media/e0409721ef4217d5d969c1a747930ed4.jpg)
/old/content_media/8fad917311d80068558d55c60f5dfd64.jpg)
/old/content_media/94310a30bbf36079d12da8e184d3dabe.jpg)
/old/content_media/92d6c67169c77e93ebf662ba03803029.jpg)