İçerikler - Sayfa 728

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Beynin Büyümesi Yetişkinlikte Sonlanmıyor!
MakaleBeynin Büyümesi Yetişkinlikte Sonlanmıyor!

Yaklaşık bir ay önce, muhtemelen hipokampüsün hiç yeni beyin hücresi üretmediğini anlatan bir makale yayınlanmıştı. Ancak şimdi, yeni bir çalışma bunun tam tersini gösteriyor; daha doğrusu hipokampüsün yeni nöronlar ürettiğini ortaya koyuyor. Sizden "Artık bir karar verin!" gibi bir tepki almadan önce, bilimi asıl güçlü kılan şeyin bu tip tartışmalar olduğunu hatırlatalım. Bu durum karışık görünmesine rağmen, aslında bize bilimin nasıl işlediğini gösteriyor.

Onlarca yıllık nöroloji çalışmaları, bize doğumdan bir süre sonra insan beyninin nöron üretimini durdurduğunu göstermişti. Yani yetişkinlikle birlikte beynimizde kalan o birkaç değerli hücre sayesinde hayatımıza devam ediyoruz. Bir yandan da hayvanlar üzerinde yürütülen birkaç çalışmada, bazı hayvanların yeni beyin hücreleri üretmeye devam ettiğine dikkat çekildi, ancak bu konuda bir sonuca varmak için acele etmemek gerekiyordu.

2
Paylaş
Moleküler Evrimde Karmaşıklık, Hiçbir Fayda Sağlamıyor Olmasına Rağmen Evrimleşmiş ve Soy Hatlarına Yapışıp Kalmış Olabilir!
MakaleMoleküler Evrimde Karmaşıklık, Hiçbir Fayda Sağlamıyor Olmasına Rağmen Evrimleşmiş ve Soy Hatlarına Yapışıp Kalmış Olabilir!

Hücrelerimizdeki birçok protein, "multimerizasyon" adı verilen bir işlemle diğer proteinlerle birlikte belirli kompleksler oluşturur. Biyolojideki diğer karmaşıklık türleri gibi, multimerlerin de doğal seleksiyon tarafından tercih edilen fonksiyonel faydalar gösterdikleri için evrimsel süreçte varlıklarını sürdürdükleri düşünülmektedir. Kıdemli yazar ve Chicago Üniversitesinde insan genetiği, ekoloji ve evrim profesörü Joseph Thornton, bunu şöyle anlatıyor:

Thornton ve Chicago Üniversitesi doktora sonrası araştırmacısı Georg Hochberg tarafından yönlendirilen araştırma ekibi, "dimer" adı verilen çiftler halinde birleşen "steroid hormon reseptörleri" isimli protein ailesinde, multimerizasyonun evrimini incelemek üzere bir çalışma başlattı.

24
Paylaş
Puglar ve Bulldoglar Gibi Yassı Yüzlü Köpekler Son Derece Hasta Olmalarına Rağmen, Neden Giderek Popülerleşiyorlar? Ve Bunu Nasıl Önleriz?
MakalePuglar ve Bulldoglar Gibi Yassı Yüzlü Köpekler Son Derece Hasta Olmalarına Rağmen, Neden Giderek Popülerleşiyorlar? Ve Bunu Nasıl Önleriz?

Kraliyet Veteriner Hekimlik Koleji'nden Rowena Packer ve çalışma arkadaşlarının yaptığı ve PLOS ONE dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, Bulldog, Fransız Bulldogu ve Pug sahipleri, ileride, muhtemelen yine şu an sahiplendikleri köpek çeşitlerini sahiplenmek isteyecek ve bu köpek çeşitlerini, köpek sahiplenmek isteyen diğer kişilere tavsiye edecekler.[1] Ancak bu büyük bir risk: Çünkü brakisefalik yüz olarak bilinen yassı yüzlü köpeklere olan bağlılık duygusunun büyümesi, diğer köpeklere göre çok daha yüksek sağlık riskleri olan bu köpek çeşitlerinin sayılarının daha da artmasına ve insanlar arasında daha da popülerleşmelerine neden oluyor.

Geçtiğimiz 10 yıl içerisinde brakisefal köpeklere olan rağbet dünya çapında önemli ölçüde artmıştır. Ancak bu cinsler, insan eliyle yapılan yapay seçilim yoluyla evrimleştirmeden doğan hastalıklar nedeniyle; solunum bozukluğu, göz hastalıkları, omurga hastalıkları, sıcak çarpması ve zatürre de dahil olmak üzere bir dizi ciddi hastalığa son derece yatkındırlar ve ömürleri, daha uzun burunlu köpeklere kıyasla ortalamada 4 yıl daha azdır.

55
Paylaş
Uçak Yolculukları Sırasında Ne Kadar Yükseklikte Uçarız? Uçakların Seyir İrtifalarına Gerçekten Çıkabilseydik Neler Olurdu?
MakaleUçak Yolculukları Sırasında Ne Kadar Yükseklikte Uçarız? Uçakların Seyir İrtifalarına Gerçekten Çıkabilseydik Neler Olurdu?

Uçuş şartlarına göre değişiklik gösterse de, yolcu uçaklarının seyir irtifası genellikle 30.000 – 40.000 fit (9.140-11.200 metre) arasındadır. Yerden yükseldikçe kabin dışı ortamda oksijen yetersiz hale gelir, atmosfer basıncı ve sıcaklıklar ise giderek düşer. Uçakların seyir irtifalarındaki koşullar altında, vücudumuz normal fonksiyonlarını yerine getiremez ve yolcuların güvenli ve konforlu şekilde seyahat edebilmeleri için önlemler almak gerekir. Önlemlerin temelinde ise, kabin basınçlandırma sistemleri yer alır.

Yolcu uçaklarında dış ortamdaki hava, kabine verilmeden önce basınçlandırılır. Kabin içi basınçlandırmaları için sivil havacılık otoriteleri tarafından koyulan üst sınır 8.000 fit, yani yaklaşık 2.440 metredir. Uçak yükseldikçe, kabin de uçakla beraber yükselmeye başlar ancak 8.000 fit sınırına gelindiğinde kabin daha fazla "yükselmez". Uçak ne kadar yükselirse yükselsin, yani dış ortam basıncı ne kadar düşerse düşsün, kabin içi 8.000 fit veya daha alçak irtifalara eş değer olacak şekilde basınçlandırılır. Neden? Bunu anlamak için, yerden yükseldikçe neyin değiştiğine bakış atmamız gerekiyor.

40
Paylaş
Kuantum Anahtar Dağıtıcı ve Uydular Sayesinde Kuantum Haberleşme Mümkün Olabilir!
MakaleKuantum Anahtar Dağıtıcı ve Uydular Sayesinde Kuantum Haberleşme Mümkün Olabilir!

Çin'deki bir araştırmacı takımı 700'den fazla fiber bağlantı içeren büyük ölçekli fiber ağı ve 2 adet uydu-yeryüzü arası yüksek hızlı boş alan bağlantısını birleştiren bütünleşmiş kuantum haberleşme ağının çalıştığını kanıtladı. Çin teknoloji ve Bilim Üniversitesi'nden Profesör Jianwei Pan ve meslektaşları, çalışmalarını şöyle anlatıyorlar:

Kuantum Anahtar Dağıtıcı (QKD) sıfırlar ve birlerden oluşan bir zinciri oluşturmak için parçacıkların kuantum durumlarını kullanıyor. Gönderen ve alıcı arasındaki herhangi bir sızma girişimi bu zinciri ya da anahtarı değiştirecek ve hemen fark edilecektir. QKD güvenli iletişimi ve bilgi transferini sağlayacak potansiyele sahip.

22
Paylaş