İçerikler - Sayfa 726
Kopernikyum, sembolü "Cn" ve atom numarası 112 olan sentetik bir kimyasal elementtir. Kopernikyum, hakkında çok az şey bilinen bir elementtir. Metal olarak sınıflandırılır ve oda sıcaklığında katı halde bulunacağı tahmin edilir. Bilinen izotopları son derece radyoaktiftir ve hepsi, sadece laboratuvar ortamında üretilmiştir. En kararlı izotopu olan kopernikyum-285, yaklaşık 28 saniyelik bir yarı ömre sahiptir. Kopernikyum, ilk olarak 1996 yılında, Almanya, Darmstadt yakınlarındaki Helmholtz Ağır İyon Araştırma Merkezi'nde üretilmiştir. İsmini, gökbilimci Nicolaus Copernicus'dan almıştır.
Kopernikyum, kütle numaraları 277'den 285'e kadar olan 5 izotopa sahiptir. İnsan yapımı transuranyum elementlerin atom ağırlığı, o elementin en uzun ömürlü izotopuna bağlıdır. Gelecekte daha uzun yarı ömürlü yeni bir izotop üretilebileceğinden, bu atom ağırlıkları geçici kabul edilmektedir.[1] Kopernikyum izotoplarının hiçbiri kararlı değildir. İçlerindeki en kararlısı, yarı ömrü 34 saniye olan 285Cn'dir.[2]
Nihoniyum, sembolü "Nh" ve atom numarası 113 olan, son derece radyoaktif ve sentetik bir kimyasal elementtir. Bilinen en kararlı izotopu olan nihoniyum-286, yaklaşık 10 saniyelik bir yarılanma ömrüne sahiptir. Periyodik tabloda nihoniyum, p-blokta yer alan bir transaktinid elementidir ve bor grubunun bir üyesidir.
Nihoniyum hakkında çok az şey bilinmektedir, çünkü saniyeler içinde bozunan ve çok küçük miktarlarda üretilmiş bir elementtir. Nihoniyum izotopları da dahil olmak üzere bazı süper-ağır çekirdeklerin anormal derecede uzun ömürleri, "kararlılık adası" teorisi ile açıklanmaktadır. Nihoniyum elementi üzerinde yapılan deneyler de bu teoriyi desteklemektedir. Nihoniyum izotoplarının yarı ömürleri, nötronlar eklendikçe milisaniyeden, saniyeye yükselmektedir.
Fleroviyum elementi, "Fl" kısaltmasıyla gösterilir. Atom numarası 114 olan elementin, atom ağırlığı ise 289 olarak belirlenmiştir. Periyodik tablonun 7. periyodunun karbon grubunda yer almaktadır. Oda koşullarında katı fazda bulunması beklenmektedir. Erime ve kaynama noktası bilinmemektedir.[1] Fleroviyum metali kimyasal bileşiklerinde +2 ve +4 olası oksidasyon durumlarını göstermektedir. Metal olmasında dolayı kurşuna benzer özellikleri bulunur.[2] Bu elementin oda sıcaklığında gümüşi beyaz veya soluk gri bir katı olduğu tahmin edilmektedir.[3]
Fleroviyum, kütle numaraları 285 ile 289 arasında olan ve yarı ömürleri bilinen 5 izotopa sahiptir. Hiçbiri kararlı değildir. En kararlı izotop, 2,6 saniyelik yarılanma ömrü ile 289Fl'dir.[2]
Moskoviyum elementi "Mc" sembolü ile gösterilmektedir. Periyodik tablonun 7. periyodunun 15. grubunda yer almaktadır. Atom numarası 115 olan kimyasal elementin atom ağırlığı ise 289 olarak belirlenmiştir. Elementin erime ve kaynama noktaları bilinmemektedir. Metal sınıfında yer alan moskoviyum elementi oda koşullarında katı fazda bulunması beklenmektedir.[1] Gümüşi beyaz veya gri renkte olduğu tahmin edilmektedir. Moskoviyum yapay bir elementtir ve tüm yapay elementlerde olduğu gibi, kararlı izotopu bulunmamaktadır. Bilinen 4 izotopu vardır.
Moskoviyum sentetik bir element olduğu için doğada serbest bulunmaz. Moskoviyum üretmekiçin, Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bilim insanları amerikum atomlarını bir siklotronda kalsiyum iyonlarıyla bombardımana maruz bıraktı. Bu deney sonucunda, sadece 4 adet moskoviyum atomu üretildi.[2] Bugüne kadar sadece 100 civarında moskoviyum atomu üretilebilmiştir.[3]
Bilim insanları, canlıları incelemek için öncelikle kategorize etmek durumundadır. Bu bilimsel yöntem sayesinde bir familya ismi tanımlandığında, hangi canlı grubu kastedildiği kolaylıkla anlaşılabilir. İşte bu bilim dalına Taksonomi denir. Her ne kadar "Alan" (İng: "domain") gibi daha üst birimler ve çok sayıda diğer ara basamak geliştirilmiş olsa da, genellikle en geniş takson (taksonomik basamak) Âlem olarak kabul edilir (örneğin, Hayvanlar Alemi, Bitkiler Alemi gibi). Canlı kategorileri, canlıların biyolojik özelliklerine göre belirlenir. İlk etapta fark edilmeyebilse de, bu taksonomik kategoriler, aslında evrimsel süreçte belirgin ataları olan canlı gruplarından ibarettir. Örneğin yunusların varlığı yüzyıllardır bilinir ve memeli kategorisine dahil olmalarına rağmen kara memelilerinden evrimleştikleri 2000'li yıllarda keşfedilmiştir. Buna bakarak da görebiliriz ki tüm memeliler, aslında tarih öncesi bir türün torunlarıdır. Yani gruplamalara biyolojik özellikler, biyolojik özelliklere de evrimsel süreç sebep olur.
Peki ya sınıflandırmak istediğimiz canlılar, dinozorlar gibi bir grupsa bunu nasıl yapabiliriz? Çünkü dinozorların hepsinin soyu tükenmedi; koskoca Kuşlar Sınıfı, günümüzde yaşamaya devam eden dinozorları barındıran taksondur! Buna karşılık, on binlerce dinozor türü, 66 milyon yıl önce çarpan meteoroitin etkisiyle yok olmuştur. Büyük oranda fosiller sayesinde tanıdığımız dinozorları nasıl sınıflandırıyoruz? Öncelikle, aşağıdaki grafiği inceleyelim.
/old/content_media/f1cebada1271c00153bcbfe4378527be.jpg)
/old/content_media/6de6fd89958665f007e1dd254763f9cd.jpg)
/old/content_media/bdbdc2b112a91abc4eb7acc9eef9c1f3.jpg)
/old/content_media/66c1021edc6fc1da0717717a5aab914a.jpg)
/old/content_media/0304c157f9e656d645d881802a8e9790.jpg)