İçerikler - Sayfa 642

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
İnsanın Kökenini Anlamak İçin Sadece Yaşayan Kuyruksuz Maymunlara Bakamayız; Fosilleşmiş Maymunları da Hesaba Katmak Şart!
İnsanın Kökenini Anlamak İçin Sadece Yaşayan Kuyruksuz Maymunlara Bakamayız; Fosilleşmiş Maymunları da Hesaba Katmak Şart!

Charles Darwin'in insanoğlunun beşiği olarak Afrika'ya işaret etmesinin ardından geçen 150 yılda insanlığın evrim ağacındaki üye sayısının artmasının yanında insanlığın kökeni hakkındaki tartışmalar da aynı şekilde artmıştır. Bu tartışmalarda, primatların evrimine ve özellikle insanların bu süreçte nerede ve nasıl ayrıldığına çok fazla odaklanılmıştır. İnsanlar ve diğer maymunlar arasındaki son ortak atanın; kuyruksuz maymun benzeri olduğu, özellikle günümüzde yaşayan en yakın akrabamız olan şempanzelere benzer olan bir tür olduğu düşünülmektedir.

Bu tartışmaların merkezinde kuyruksuz maymun fosilleri vardır: Bazı bilim insanları, bu fosillerin insansıların ("homininlerin") evrimsel geçmişi hakkında bilgilendirici olmadığını öne sürerken, diğer bilim insanları onların insan evriminin anlaşılması bakımından elzem olduklarını savunmuşlardır.

24
Paylaş
TON-618: Evren'in Bilinen En Büyük İkinci Kara Deliği!
TON-618: Evren'in Bilinen En Büyük İkinci Kara Deliği!

TON 618, galaksimizin dışında yer alan ve şu anda bilinen en büyük süper kütleli kara deliklerden biri olarak kabul edilen bir kara deliktir. Dünya'dan yaklaşık 10.4 milyar ışık yılı uzakta bulunan TON-618, Güneş'ten 66 milyar kat daha ağırdır; ancak çapı, Güneş'inkinin sadece 280.000 katı kadardır.

Kara delikler direkt olarak gözlenemezler; yalnızca civarlarındaki gözlenebilir cisimler (örneğin aşırı sıcak gaz ve toz bulutları veya diğer yıldızlar) üzerindeki etkilerine bakarak tespit edilebilirler. Bu devasa kütlenin de varlığı, TON 618'ın ana galaksisindeki gaz ve tozun, bir kara deliğin çevresindeki dönen disk şeklindeki bir yapı olan bir akresyon diskinde yoğunlaşması sonucu yayılan ışıma miktarından çıkarılmıştır. Bu ışıma, tayf çizgilerinin genişlemesini ve kırmızıya kaymasını (ışığın daha düşük frekanslara kaydığı bir etki) sağlar, bu da kara deliğin kütle çekiminden ve dolayısıyla büyüklüğünden ipuçları verir.

54
Paylaş
Melezlenme Yoluyla Hızlı Evrim: Hibritleşme, Sadece Birkaç Yüz Nesilde Yeni Türler Yaratabilen Yüksek Hızlı Evrimin Yakıtı Olabilir!
Melezlenme Yoluyla Hızlı Evrim: Hibritleşme, Sadece Birkaç Yüz Nesilde Yeni Türler Yaratabilen Yüksek Hızlı Evrimin Yakıtı Olabilir!

Afrika'nın en derin tatlı su gölü, dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan yüzlerce çeşit çiklit balığının da içinde bulunduğu, baş döndürücü bir grup hayvanı barındırıyor. Bu hayvanlar, gökkuşağı renklerindeki pulları ve çizgileri ile Tangayika Gölü’nün sularını dolduruyorlar. Bir çiklit türünün uzunluğu 2,5 santimetrenin biraz üzerindeyken, diğerlerinin uzunlukları 60-90 santimetre arasında değişebiliyor. Wyoming Üniversitesi'nde yardımcı botanik profesörü olan Catherine Wagner, şöyle diyor:

Yerli balıkçılar, karınlarını doyurmak ve para kazanmak için çiklitleri tarih boyunca ağlarla yakaladılar; ama birkaç yıldır dünyanın her yerinden araştırmacılar, bu balıkları bu göllerdeki geniş çeşitliliği anlamak için topluyor.

28
Paylaş
Ada Lovelace Kimdir? Bilgisayarın Olmadığı Bir Çağda İlk Bilgisayar Algoritmasını Geliştiren Bir Vizyoner!
Ada Lovelace Kimdir? Bilgisayarın Olmadığı Bir Çağda İlk Bilgisayar Algoritmasını Geliştiren Bir Vizyoner!

10 Aralık 1815'te Augusta Ada Byron olarak doğan Ada Lovelace, ünlü şair Lord George Gordon Byron'un tek meşru çocuğuydu. Ne yazık ki Lord Byron'ın, Lovelace'in annesi Leydi Anne Isabella Milbanke Byron ile evliliği, hiç de mutlu değildi. Lady Byron, kızları doğduktan sadece haftalar sonra kocasından ayrıldı. Bundan birkaç ay sonra da Lord Byron İngiltere'den ayrıldı ve Lovelace, babasını bir daha asla görmedi; çünkü Lovelace 8 yaşındayken, babası Yunanistan'da öldü.

Lovelace, 1800'lerin ortalarında, döneminin şartlarına göre sıra dışı bir şekilde yetiştirilen, aristokrat bir kızdı. Annesinin ısrarı üzerine özel öğretmenlerden matematik ve fen bilimleri dersleri aldı. O zamanlarda kadınlar için bu tarz eğitimler sıra dışıydı ve Birleşik Krallık'ın üniversitelerinde kız çocukları için yer yoktu. Bu kalıplara sığmayarak, 1800'lü yıllarda edebiyat, bilim, felsefe ve özellikle de o dönemde bir kadın için ekstra sıra dışı olan matematik eğitimi alan Lady Byron; Ada'nın, babasının izinden gitmemesi konusunda ısrarcıydı. Ada, sanat ve edebiyat yerine, matematik ve bilim dersleri aldı. Ada, eğitim gördüğü her alanda çok başarılıydı ve daha çok küçük yaşlarından itibaren ilgi duyduğu alan çeşitliliği oldukça genişti.

32
Paylaş
MikroRNA ve Hızlı Evrim: Düzenleyici RNA Parçaları, Kısa Sürede Yepyeni Türlerin Evrimine Neden Olabiliyor!
MikroRNA ve Hızlı Evrim: Düzenleyici RNA Parçaları, Kısa Sürede Yepyeni Türlerin Evrimine Neden Olabiliyor!

Evrimsel biyologlar, bir türün iki yeni türe evrimleşmesi süresinde, popülasyonları arasındaki coğrafi engellerin belirleyici bir rol oynadığını biliyorlar. Allopatrik türleşme adı verilen bu türleşmede bir tür, fiziksel olarak iki veya daha fazla izole popülasyona ayrılır, böylece bu gruplar arasındaki gen akışı engellenir. Böylelikle alt popülasyonlar, kendi yaşam alanlarına uyum sağlar ve farklı özellikleri olan, bağımsız türlere dönüşür. Bu, evrimsel türleşmenin yaygın yöntemidir.

Ancak son yıllarda, Konstanz Üniversitesi'nden evrimsel biyolog Profesör Axel Meyer, yeni türlerin ortak bir habitat içinde, aralarında coğrafi izolasyon olmaksızın, gen akışının devam ettiği ortamlarda, simpatrik türleşme adı verilen bir evrimleşme süreci sonucunda, kaynak popülasyondan iki yeni türün evrimleşebileceğini kanıtlamakla kalmayıp, aynı zamanda bu tip türleşmenin tahmin edilenden çok daha yaygın olabileceğini de gösterdi.

29
Paylaş