İçerikler - Sayfa 641

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Dile Dolanan Şarkılar (Kulak Kurtları): Şarkılar Neden Dilimize Takılır? Bir Şarkıyı Aklımızdan Çıkarmak İçin Neler Yapabiliriz?
Dile Dolanan Şarkılar (Kulak Kurtları): Şarkılar Neden Dilimize Takılır? Bir Şarkıyı Aklımızdan Çıkarmak İçin Neler Yapabiliriz?

Müzik söz konusu olduğunda, akılda kalıcı ve sinir bozucu arasında ince bir çizgi vardır. Bazen tek bir şarkı sözü bile günlerce beyninizde kalabilir ve zihninizden çıkmayı reddedebilir.[1][2] Halk arasında kulak kurdu (İng: "earworm") olarak bilinen bu sözcüğe, bilimde İstem Dışı Müziksel Görüntü veya Takılmış Şarkı Sendromu adı verilir.[3][4][5]

Elbette, konunun gerçek bir "kurt" ile ilgisi yoktur; bu, daha ziyade, tıpkı bir elmayı işgal eden bir elma kurdunun yaptığı gibi, müziğin zihnimizi işgal ettiğini ifade eden bir benzetimdir. Benzer şekilde, bu durum gerçek bir "sendrom" da değildir; örneğin, palinakusis olarak bilinen, temporal lobun aldığı hasar sonucu oluşan işitsel halisünasyonlarla karıştırılmamalıdır.[6]

30
Paylaş
Gen Akışı Altında Türleşme: Maya Mantarları, Gen Akışının Devam Ettiği Durumlarda da Rahatlıkla Evrimleşip Yeni Türlere Ayrılabiliyorlar!
Gen Akışı Altında Türleşme: Maya Mantarları, Gen Akışının Devam Ettiği Durumlarda da Rahatlıkla Evrimleşip Yeni Türlere Ayrılabiliyorlar!

Türleşmenin yerel çevresel koşullara daha iyi uyum sağlayan varyantların seçilimine dayandığı fikri, Charles Darwin'in Türlerin Kökeni Teorisi'nin merkezinde yer alır ve bunun biyolojik evrimin ve dolayısıyla biyolojik çeşitliliğin merkezi bir bileşeni olduğu artık bilinmektedir. Popülasyonların coğrafi izolasyonu, genellikle ekotiplerin ayrılması ve sonunda yeni türlerin oluşturması için gerekli bir durum olarak kabul edilir. Belirli bir türün popülasyonları coğrafi engellerle ayrıldığında, her ikisinde de ortaya çıkan uygun mutasyonlar, iki popülasyon arasında çiftleşme engellendiği için, yerel olarak sabitlenebilir (o popülasyonlar içinde "norm" haline gelebilir).

Türleşmenin, iki popülasyon arasında gen akışının mümkün olduğu, yani genetik karışımın devam ettiği koşullarda meydana gelip gelemeyeceği halen tartışmalı bir konudur. Bu konuyu çözmek için Münih'teki Ludwig Maximilians Üniversitesi evrimsel biyoloğu Jochen Wolf ve grubu, Simone Immler (Doğu Anglia Üniversitesi, İngiltere) ile işbirliği yaparak, ekmek mayasını genetik olarak farklılaşmış popülasyonlar arasındaki gen akışının derecesi kademeli olarak arttığında ne olacağını deneysel olarak incelemek için bir model sistem olarak kullandılar. Wolf, şöyle anlatıyor:

18
Paylaş
Elektrik Tellerindeki Kuşlar Neden Çarpılmaz? Biz Neden Bu Kadar Kolay Çarpılıyoruz?
Elektrik Tellerindeki Kuşlar Neden Çarpılmaz? Biz Neden Bu Kadar Kolay Çarpılıyoruz?

Elektrik tellerine konan kuşları mutlaka görmüşsünüzdür. Ayrıca elektrik tellerine dokunan bazı insanların çarpıldığına dair videolar da izlemişsinizdir (örneğin hassas bir içeriğe sahip olan bu videoda bir insanın bu şekilde ölümü gösterilmektedir). Bu durumda kuşları özel yapan şey ne? Nasıl oluyor da onlar çarpılmıyorlar ama insanlar ölüyor?

Elektrik çarpması denen durum, üzerimizden elektrik akımı geçmesiyle gerçekleşir. Bu noktada, bir insanı öldürenin elektrik akımı mı yoksa voltaj mı olduğunu merak ediyorsanız buradaki yazımızı okuyabilirsiniz.

23
Paylaş
Evrimsel Süreçte Türleşmeyi Gözleyemeyeceğimiz İddiası Tamamen Hatalı; Türlerin Evrimini Gözleyebiliyoruz!
Evrimsel Süreçte Türleşmeyi Gözleyemeyeceğimiz İddiası Tamamen Hatalı; Türlerin Evrimini Gözleyebiliyoruz!

Köpeklerdeki geniş çeşitliliğe bakarsanız, en küçük farklılıkların bile türün genel görünümünde ve davranışlarında çarpıcı değişikliklere yol açabileceğini görebilirsiniz. Fakat bu farklılıklara rağmen, tüm köpek çeşitleri hala birbirleriyle ve atalarıyla aynı türdendir. Öyleyse türler, nasıl ayrılıyor? Türleşmeye ne sebep oluyor? Türleşmenin gerçekleştiğine dair ne tür kanıtlara sahibiz?

Evrim karşıtları, çoğunlukla, bir türün ikiye ayrılışına daha önce kimsenin şahit olmadığı iddiasını tekrar edip duruyorlar. Ancak türlerin evrim hızını bizler belirleyemiyoruz; dolayısıyla türleşmenin yavaş olmasının suçlusu evrimsel biyoloji değil. Bir suçlu aranıyorsa, bu doğa yasaları olacaktır. Doğayı inceleyen evrimsel biyologlar, türlerin uzun vadede değiştiğini ve yepyeni türlere evrimleştiklerini keşfettiler. Dolayısıyla "türleşme" dediğimiz olgu, tanımı gereği yavaş gerçekleşen ve bizlerin ömrümüz içinde gözlememizin zor olduğu bir süreç. Bunu ömrümüz içinde gözlemenin zor olmasının evrime karşı bir argüman olduğunu iddia etmeye saman adam safsatası deniyor. Ama zaten türleşmenin gözlenmesinin imkânsız olduğu iddiası doğru da değil. Türlerin ayrılmasını kendi gözlerimizle gördük ve her gün türlerin farklılaştığını görmeye de devam ediyoruz.

32
Paylaş
Hibrit Türleşme: İki Ayrı Türün Çiftleşerek Melezleşmesi Sonucu, Hibrit Türleşme Yoluyla Üçüncü ve Yeni Bir Tür Evrimleşebiliyor!
Hibrit Türleşme: İki Ayrı Türün Çiftleşerek Melezleşmesi Sonucu, Hibrit Türleşme Yoluyla Üçüncü ve Yeni Bir Tür Evrimleşebiliyor!

Çoğu insanın düşündüğünün aksine, iki tür vahşi doğada doğal yolla melezleşerek üçüncü bir tür oluşturabilir. Hibrit türleşme olarak bilinen bu evrim türü, türlerin evrimine dair anlayışımızı temelden değiştiren bir bulgudur.

Burada söz ettiğimiz, ayrı türler olan kaplanlar ile aslanların çiftleşmesinden doğan ve üçüncü bir tür olan kaslanlar veya yine apayrı türler olan boz ayılarla kutup ayılarının çiftleşmesinden doğan grolar ayıları gibi yepyeni türlerdir! Benzer şekilde, kuşlarda da iki ayrı türün çiftleşerek üçüncü bir türün evrimini tetikleyebileceği gösterilmiştir. Peki melezler, sağlıklı bir tür yaratabilirler mi?

28
Paylaş