Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Feed image

Ders kitaplarının verdiği izlenime rağmen, evrene dair şu anki bilgilerimiz, uçsuz bucaksız bir cehalet okyanusunda sadece küçük bir adayı temsil etmektedir. Bilimsel girişim, bu adanın kara kütlesini genişletmekle ilgilidir. Öte yandan bilgi edinme faaliyetinde bulunmak eğlencelidir; muhtemelen her şeyi önceden bilmek çok sıkıcı olurdu.

Dünya dışı akıllı yaşamla ilk temasın, teknolojik olarak çok gelişmiş bir uygarlıkla gerçekleşmesi oldukça olasıdır. Bununla birlikte, insanlık olarak bilimsel gelişmedeki birkaç yüzyılımızın aksine, milyarlarca yıldır bilimsel ve teknolojik atılımlar yapan Dünya dışı yabancı bir uygarlığın bilgi birikimine maruz kalmak gerçekten de oldukça şok edici bir deneyim olurdu. Ünlü bilim kurgu yazarı Arthur C. Clarke, bu konuya ilişkin olarak şöyle söylüyor:

47
Paylaş
İnsanlar ile Tilkiler Arasında Kommensalist İlişki: Tilkiler, 42.000 Yıldır İnsan Artıklarıyla Besleniyor!
İnsanlar ile Tilkiler Arasında Kommensalist İlişki: Tilkiler, 42.000 Yıldır İnsan Artıklarıyla Besleniyor!

Homininler 2,5 milyon yıl önce büyük otçulları öldürmeye başladığında, iklim değişikliğine yol açan bir dizi ekolojik değişim başlatmış oldu. Geç Pleistosen dönemde otçul megafauna neslinin tükenmesi, kısmen insan etkisinden kaynaklandı. Bazı büyük etobur türler de hominin faaliyetlerinden etkilenmiş ve rekabet veya nesillerinin tükenmesi nedeniyle dünya üzerinden silinmiş olabilir.

Tilkilerin (Vulpes vulpes ve Vulpes lagopus) insan etkisinin arttığı ekosistemlere başarılı bir şekilde adapte olduğu bilinen bir gerçek. Plos One dergisinde yayınlanan araştırmada Güney Doğu Almanya’daki arkeolojik alanlarda büyük etoburlar olan kızıl tilkiler ve kutup tilkilerinin 42,000 yıl öncesine uzanan artıkları incelendi.[1]

23
Paylaş
Yarasa ve Biber, Ortak Bir Evrim Tarihini Paylaşıyor!
Yarasa ve Biber, Ortak Bir Evrim Tarihini Paylaşıyor!

Washington Üniversitesi ve Stony Brook Üniversitesi'ndeki araştırmacılar tarafından Proceedings of the Royal Society B dergisinde yayınlanan bir araştırma, Orta Amerika'daki yarasalar ve biber bitkilerinin, birbirlerine hayatta kalmalarına yardımcı olacak biçimde karşılıklı olarak nasıl evrimleştiklerini ortaya koyuyor.[1]

Burke Doğa Tarihi ve Kültür Müzesi'nde memeli küratörü ve Washington Üniversitesi Biyoloji profesörü Sharlene Santana liderliğindeki ekip, Piper cinsindeki biber bitkilerinde, meyvelerin en olgun oldukları dönemde ürettiği uçucu organik bileşiklerin (İng: "volatile organic compounds" veya kısaca "VOC") karmaşık kokteyline odaklandı. Çalışma, bu uçucu organik bileşiklerin; Carollia cinsinden olan, koku yönelimli ve kısa kuyruklu meyve yarasalarını çekmek için evrimleştiğini ve bu yarasaların daha sonra meyveleri yiyip tohumları toprağa salmasını sağladığını gösterdi.

17
Paylaş
Feed image

Flört şiddeti; bireylerin partnerleri tarafından, vücut bütünlüğüne, ruh bütünlüğüne veya sosyal anlamda hayatlarına etki eden şiddete maruz kalmalarıdır. Bu, dijital ortamlarda olabileceği gibi, gündelik yaşamda ve fiziki bağlamlar içerisinde de gerçekleşebilir. Heteroseksüel ilişkilerde görüldüğü kadar homoseksüel ilişkilerde de partnerlerin birbirlerine flört şiddeti uygulayabilir. Bu şiddet, çoğunlukla sözlü başlayıp, sonra fiziksel boyuta taşınabilmekte ve hatta taraflardan biri üzerinde cinsellik baskısına dönüşebilmektedir. Özellikle çocukluk çağında aile üyelerinden şiddet gören, travma ve istismar yaşayan bireylerin partner şiddetine eğilim gösterdiği bilinmektedir. Çocukluk yaşamında bu tip durumlarla karşılaşan bireyler, sadece flört şiddeti uygulayıcılığı rolünde değil, aynı zamanda maruz kalan rolünde de olabilmektedir.

Flört şiddetinin bir diğer etkeni, düşük benlik saygısı, bedene ve dünyaya ilişkin negatif biliş yapısı gibi durumlardır. Bilişsel anlamda negatif tutum ve davranışlar, kişilerin romantik ilişkilere karşı algılarını sağlıksız şekilde konumlandırmalarına neden olur. Böylelikle birey, "manipüle edildiğini", "kullanıldığını" ve esasında "araçsallaştırıldığını" fark edememektedir. Flört şiddetine maruz kalan ve duyguları istismar edilen birey, karşı tarafın uyguladığı baskıyı; "Beni seviyor.", "Beni kıskanıyor." şeklinde kanıksayabilir.

43
Paylaş
Sheehan Sendromu Nedir? Doğum Sonrası Kanamaya Bağlı Hipofiz Doku Ölümünün Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?
Sheehan Sendromu Nedir? Doğum Sonrası Kanamaya Bağlı Hipofiz Doku Ölümünün Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

Hipofiz; bezelye büyüklüğünde, yaklaşık 0,5 gram ağırlığında, hipotalamusun altında ve sella turcica'ya yerleşmiş vaziyette bir endokrin bezdir. Salgıladığı hormonlarla vücudumuzdaki çeşitli fizyolojik süreçlerin düzenlenmesinde kritik rol alır. Hamilelik sırasında değişen biyolojik koşullar ve hormonal gereksinimler hipofiz bezinde bir dönüşüm meydana getirir.

Hipofiz bezi gebelik süresince, gebelik öncesi boyutuna göre ciddi oranda büyür. Kesit alanı ve ağırlığı yaklaşık olarak %33 artar.[1] Bu artış daha çok prolaktin hormonu üreten laktotrop hücreler tarafından gerçekleşir. Hipofiz bezi gebelik süresince bu kadar hızlı büyümesine rağmen kanlanması aynı oranda artmaz ve iskemiye (kan akımının azalması veya tamamen kesilmesi sonucu hayati moleküllere erişimin engellenmesi durumu) duyarlı hale gelir.

29
Paylaş